İsrail'in Filistinli sivillere yönelik uyguladığı insanlık dışı vahşet, şiddetini her geçen dakika daha da artırıyor. Filistinliler, İsrail'in gece gündüz demeden yaptığı bombardımana maruz kalırken bir de "Filistinliler toprak sattı" gibi asılsız iddiaların hedefi oluyor.
A Haber ekranlarındaki Melih Altınok ile Sebep Sonuç programında konuşan Sabah Yazarı Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarihi gerçeklerle ortaya atılan iddialara yanıt verdi.
Tarihçi Erhan Afyoncu'dan İsrail zulmüne tepki: Tarihin en kara sayfası! | Video
TARİHİN EN KARA SAYFASI!
İsrail zulmüne de tepki gösteren Afyoncu, "Tarihte okulu, hastaneyi, kiliseyi, camiyi aynı anda içindeki sivillerle birlikte vuran başka devlet hatırlamıyorum. Bu tarihin en kara sayfalarından birisi" ifadelerini kullandı.
BİRÇOK PROBLEMİN SEBEBİ İNGİLTERE
İşte Afyoncu'nun açıklamalarından öne çıkanlar:
Problem eski bir problem yeni değil. Bugünkü gördüğümüz 150 yıl önce ortaya çıkan hadiselerin neticesi. Bugün dünyanın birçok yerinden olan problemin sebebi İngiltere'dir. Filistin meselesi ve Irak meselesi dahildir. Bunların çoğunun temelinde İngiltere'nin sömürgeci arzuları yatar. Filistin de aynı şekildedir. Yahudiler İngiltere himayesinde Filistin'de bir devlet kurmak için 100 yıl önce ortaya çıktılar ve günümüze kadar bu şekilde geldi.
İngiltere 19. Yüzyılda şöyle bir politika izledi. Osmanlı topraklarında himaye edeceği bir grup yok. Ortodoksların hamisi Ruslar. Katoliklerin hamisi Fransızlar. İngiltere o dönemde bazı Protestan gruplarla birlikte kendisini Yahudilerin hamisi olarak gördü. Ve Yahudileri orada toprak verileceği vaadi ile örgütledi. 1. Dünya Savaşı'nda bizim aleyhimize kullandı. 1917'de Balfour Deklarasyonu ile onlara bir yurt sözü verdi.
FİLİSTİNLİLER TOPRAKLARINI SATTI MI?
1881'den itibaren Yahudiler bu tarafa göç etmeye başladılar. Yahudiler tarih boyunca başarına gelen her büyük felaketi Mesih'in gelişi olarak görürler. 1880'lerde 430 bin Müslüman, 35 bin Yahudi, 55 bin Hristiyan var. Bakın nüfus dengesi nasıl değişmiş. Yahudiler o dönemde Hristiyanlardan bile daha azlar Filistin topraklarında fakat bügüne baktığımızda başa baş.
O dönemde 5 bin civarında Yahudi gelince 2. Abdülhamid bunu tehlike olarak gördü. O dönemde de 2. Abdülhamid'in söylediği şudur: Yahudiler 100-150 haneyi geçmemek üzere imparatorluğun farklı toplraklarına yerleşebilirler ama Kudüs'e yerleşemezler. Bu yasaklanmıştır.
"YÜZDE 1 BİLE DEĞİLDİR"
Özellikle yabancı Yahudilere toprak satışı yasaklanmıştır. Ancak mahalli bazı yöneticilerin para ile satın alınması sonucunda kısmi toprak satışı olmuştur. Anca bu abartılıyor. Yani o dönemde Yahudilerin eline geçen toprak miktarı bütün Filistin'in yüzde 0,73'üdür. Yani yüzde 1 bile değildir.
Buradaki en önemli meselelerden birisi meseleyi bilmeden, herhangi bir belge görmeden konuşmaktır. 1945'e gelindiğinde bile Yahudilerin elindeki toprak miktarı yüzde 5,5 civarında. 1945'te bile aslında çok büyük bir rakamları yok. 1948'de devlet kurulmasından itibaren gittikçe emperyalist olarak o bölgeleri sömürgeleştirip Filistinlileri sürdüler ve o topraklara el koydular.
"TARİHİN EN KARA SAYFASI"
Çok acı bir hadise. Ben tarihte okulu, hastaneyi, kiliseyi, camiyi aynı anda içindeki siviller, çocuklarla birlikte masum insanları vuran başka bir devlet hatırlamıyorum. Bu tarihin en kara sayfalarından birisi. Çok acı bir hadise. Bizim hep söylediğimiz bir söz vardır: Zulümle payidar olunmaz.