SON DAKİKA: UKRAYNA'DA TARİH YAZDI! ATEŞ HATTINDA CANINI HİÇE SAYDI... TÜRK ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKTI
Ukrayna'da bombaların hedefi olan başkent Kiev'de yaşayan Alper Kara, Bulgaristan-Edirne sınırından yurda giren Türk öğrencilerin dillendirdiği tek isimdi.
Üniversite okumak için yıllar önce Ukrayna'ya ayak basan Alper Kara, Uçak Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra kendisi gibi okumaya gelen öğrencilere rehberlik yapmaya başladı.
Kara, Öğrenci Koçu olarak tanındığı Kiev'de savaşın patlak vermesiyle bir anda Türk öğrencilerin ağabeyi oluverdi.
Halk, marketlerde ekmek için kavga eder hale gelmişti. Konsolosluğumuzla iletişime geçtik, tahliye edilmeyi bekleyen öğrenciler için otobüs ayarladık.
Öğrencileri tahliye otobüslerine yetiştirmeye çalıştık. Bir yandan saldırılar devam ediyordu, bir yandan da yakıt kıtlığı vardı. Bu süreçte bizden 10 liralık yola 200 lira isteyenler, 100 liralık benzine 1000 lira isteyen taksiciler oldu.
Bir taksiye 8-9 kişi bindirip çocukları otobüslere yetiştirmek zorunda kaldık. Çocukların o otobüslere binebilmesi her şeyden önemliydi. 300'e yakın arkadaşımızı yurda uğurladık" dedi.
"KAÇMADI, ÖĞRENCİLER İÇİN CANINI TEHLİKEYE ATTI"
3 gündür Kırklareli ve Edirne'deki sınır kapılarında Ukrayna'dan yurda dönenleri takip eden SABAH'a öğrenciler de Alper Kara'yı anlattı. National Technical University of Ukraine'de Uçak Mühendisliği bölümü öğrencisi Ata Türk, "Kiev'de yabancı dili ve kalacak yeri olmayan birçok Türk öğrenci vardı.
Konsolosluğumuz bu öğrenciler için çağrı yapıyordu ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Alper Kara diye biri vardı. Bu öğrencilere ağabeylik yapıyordu.
Kiev'de gördüğü bütün Türk öğrencileri tahliye araçlarına o ulaştırdı. Gerek kendi arabasıyla, gerek taksi ücretlerini verdi. Savaşın ortasında kaçabilirdi ama Türk öğrenciler için canını tehlikeye atıp herkesle o ilgilendi. Konsolosluğun otobüslerine o ulaştırdı Türk öğrencileri." dedi.
SAVAŞIN GERÇEK YÜZÜ ONLARLA AÇIĞA ÇIKIYOR
Ukrayna'yı terk ederek Türkiye'ye sığınanların sayısı da artıyor. Yüzlerce insan otobüslerle Ukrayna'yı geçip Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden Hamzabeyli ve Kapıkule sınır kapılarına gelip Türkiye'ye giriş yapıyor. Ateş hattından kaçıp yurda sığınınlarlar birlikte Avrupa'da patlak veren savaşın gerçekleri de gün yüzüne çıkmaya devam ediyor.
Yurda dönen öğrencilerden Ata Türk, "Misket ve Vakum bombalarıyla sivil bölgelerde hava saldırıları yapıldı. Çaresizce beklemeye başladık. Rus askerleri sivilleri arabalarından indirip öldürüyorlar, hastaneleri bombalıyorlar. Çocuğu olanlar arabalarına "Bebek var ateş etmeyin" yazıları asmak zorunda kaldı.
Sığınaklara gittik. 8 arkadaş iki kişilik ranzayı bölüp yere yatak yaptık. Marketlerde hiçbir şey kalmamıştı. Sığınaklarda sadece suyumuz vardı. Saldırı kesildiği zaman tahliye otobüslerine bindik. Ata Türk, "Sınırlarda kilometrelerce araç kuyrukları vardı.
Bazı öğrenciler yardım otobüslerine binebilmek için araçlardan inip yürüyerek Polonya sınırına yürüdüler. Dondurucu soğukta 50 kilometre yürüdüler. Oradan yardım otobüsleriyle konsolosluğumuzun ayarladığı otellere yerleştirildiler. Ayakları o kadar kötü durumdaydı ki doktora gösterdiklerinde bir süre yürümeleri yasaklanmıştı." diye konuştu.
Sümer Ali Güngörmüş ise, "Geride bıraktıklarımıza çok üzülüyoruz. Orada yaşananlar insanlık ayıbı. Ukrayna halkı gerçekten çok iyi bir halk ve ülkelerini korumak için sivil direnişe geçtiler." dedi.
Dondurucu soğukta 50 kilometre yürüdüler. Oradan yardım otobüsleriyle konsolosluğumuzun ayarladığı otellere yerleştirildiler.
Orada yaşananlar insanlık ayıbı. Ukrayna halkı gerçekten çok iyi bir halk ve ülkelerini korumak için sivil direnişe geçtiler" dedi.