Kurban Bayramı, Van'da yine manevi bir coşku içinde karşılanacak. Bayram sabahı erken saatlerde camilerde saf tutmak isteyen vatandaşlar, bayram namazının saat kaçta kılınacağını araştırıyor. Ailelerin bir araya geldiği, küskünlerin barıştığı bu özel günde ibadetler de ayrı bir anlam taşıyor. Peki, Van'da bayram namazı saat kaçta kılınacak? İşte, 6 Haziran 2025 Van Bayram namazı saati!
Kurban Bayramı heyecanı başlarken namaz vakitleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından il il paylaşıldı.
6 Haziran 2025 Cuma günü eda edilecek Van bayram namazı saati 05:16:00 olarak belirlendi.
Yılda iki defa Ramazan ve Kurban bayramlarında eda edilen bayram namazı iki rekattır ve sabah namazının ardından güneş doğduktan sonra kılınır.
Namazdan önce din görevlileri bayram namazının kılınışı hakkında bilgi verdikten sonra müezzin kayyım nidada bulunur ve cemaate nasıl niyet edileceğine dair bilgi verir.
Ardından niyet edilerek namaza başlanır. Ramazan bayramı namazı için "Niyet ettim Allah'ım senin rızan için Ramazan Bayramı namazı kılmaya, uydum hazır olan imama" şeklinde niyet etmek gerekir. Daha sonra ilk rekat için namaza durulur.
Cemaat imamın arkasında yerini alır ve namaza niyet eder.
Önce imam, ardından cemaat tekbir alır ve eller göbek altında bağlanır.
Sessizce "Sübhaneke" duası okunur.
Dua bitince üç defa şu şekilde tekbir alınır;
Birinci Tekbir: İmam yüksek sesle "Allahu Ekber" der ve iftitah tekbirinde olduğu gibi ellerini yukarı kaldırıp aşağı salıverir, bir süre bu şekilde durulur. Cemaat de sessizce onu tekrar eder.
İkinci Tekbir: Yine imam sesli, cemaat sessiz olacak şekilde "Allahu Ekber" denilir, eller havaya kaldırılıp salınır ve biraz beklenir.
Üçüncü Tekbir: Son olarak tekrar "Allahu Ekber" denilir ve eller yukarı kaldırılır, aşağı salmadan göbek altında bağlanır.
Daha sonra imam içinden "Euzü Besmele" okur, dışından Fatiha Suresi'ni ve başka bir sureyi okur. Bu esnada cemaat bir şey okumadan imamı dinler.
Rüku ve secdeler yapıldıktan sonra ikinci rekatı kılmak üzere ayağa kalkılır ve eller bağlanır.
İmam içinden Besmele çeker, ardından yüksek sesle Fatiha ve bir sure okur. Sure bittikten sonra imam yüksek sesle, cemaat içinden birinci rekatta olduğu gibi üç kere daha tekbir alır.
Üçüncü tekbirin ardından eller bağlanmadan dördüncü tekbirle birlikte rükuya varılır. Daha sonra secdeler yapılır ve oturulur.
Oturduktan sonra imam ve cemaat Ettehiyyatü. Allahumme Salli, Allahumme Barik ve Rabbena Atina dualarını okur. Daha sonra önce sağa sonra sola selam verip namaz bitirilir.
Namazın ardından bayram namazı hutbesi okunur.
Bayram günleri bayram namazı ile başlamalıdır. Namaz sonrası cemaatle ve aile fertleriyle bayramlaştıktan sonra kurban ibadetini yerine getirilir. Ardından, büyüklerimizi ziyaret etmek, ayrıca küsleri barıştırmak, dargın olanların gönlünü almak önemlidir.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Kin gütmeyin, birbirinize haset etmeyin, küsüp sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olun! Bir müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla dargın durması helâl değildir. Birbiriyle küsenler içinde en hayırlı olan ilk defa selâm verip barışandır." (Buhârî, "Edeb", 62)
Kurban Bayramı'nın ilk günü namaz kılmanın yanı sıra Kur'an okumak, dua etmek, sadaka vermek, tevbe ve istiğfar etmek, hamd etmek ve Allah'ı çokça anmak gerekir. Ayrıca Salat-ü Selam getirmek büyük önem taşır. Bayramın ilk gününde teşrik tekbiri getirilebilir ve nafile namaz kılınabilir.
Akıl sağlığı yerinde, hür, mukim ve dinî ölçülere göre zengin sayılan mümin, İlâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenâb-ı Hakka yaklaşmakta, hem de maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. Bu ibadetin ruhunda Hakk'a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.
Mezheplerin çoğuna göre, udhiyye kurbanı kesmek sünnettir (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 1/429). Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vacip olduğudur (Merğinânî, el-Hidâye, 8/146). Kurban, -fıkhî hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır.
Hz. Peygamberin (s.a.s.), kurban bayramının arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dâhil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler vardır (Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, III, 315; Dârekutnî, es-Sünen, III, 439, 440).
Buna göre Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın ardından teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek her Müslümana vaciptir.
Teşrik günlerinde kazaya kalan namaz aynı günlerde kaza edilirken teşrik tekbirleri de getirilir.
Teşrik günleri çıktıktan sonra kaza edilmeleri hâlinde ise tekbir getirilmez. Namaz kaza edilmedikçe tekbirler kaza edilmez (Serahsî, el-Mebsût, II, 43-44; İbnü'l-Hümâm, Feth, II, 82).
Şâfiî mezhebine göre ise teşrik tekbirleri sünnettir (Mâverdî, el-Hâvî, II, 500-501).
"Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah'tan başka ilâh yoktur, Allah her şeyden yücedir. Allah her şeyden yücedir, hamd sadece O'na mahsustur."
Teşrik tekbiri getirildikten sonra "Bismillahi Allahu Ekber" denilerek kurban kesilir. Unutulursa hatırlandığında hemen kaza edilmelidir.