Adana'nın Kozan ilçesinde bulunan 'Ölüler Kıraathanesi', görenleri hem ürpertiyor hem de hayrete düşürüyor. Adı 'Ölüler Kıraathanesi' ama işletmenin içinde yüzler gülüyor ve kahkahalar hiç eksik olmuyor... İşletme sahibi Necat Karataş (65) ve kardeşi Vedat Karataş (56) yıllarca çay götürerek hizmet ettikleri müşterilerinden ölenlerin fotoğraflarını çerçeveletip kıraathanenin duvarına asarak onları adeta ölümsüzleştiriyor. Arkadaşlarıyla okey oynayarak sosyalleşen kıraathanenin müşterileri gülerek "Bir gün bizimde fotoğrafımız bu duvarda asılacak. Allah geçinden verir inşallah" diyerek durumu gayet normal bir şekil de kabullenmiş durumdalar.

HİKAYE TİLKİ ZİYA'NIN ÖLMESİYLE BAŞLADI...
Kozan'ın Hacıuşağı Mahallesi Yukarı Çarşı Sokak üzerinde bulunan Ölüler Kıraathanesi'nin hikayesi 45 yıl önceye dayanıyor. Baba Niyazi Karataş'tan kıraathaneyi devralan Necat Karataş, yanında çalışan 'Tilki Ziya'nın yaşamını yitirmesinin ardından fotoğrafını çerçeveletip duvara asmasıyla başladı. Tilki Ziya'dan sonra Necat Karataş, hayatını kaybeden babasının fotoğrafını da duvara asınca müşteriler, "Ölünce bizim de fotoğrafımızı asın" diye talep etmesi üzerine durum adeta bir gelenek haline geldi. Yıllar geçtikçe talep artıp durdu ve kıraathanenin duvarları adeta ölen insanların fotoğraflarıyla dolup taştı...

ÖLENLER ADINA KUR'AN-I KERİM OKUNUYOR
Günü iki vardiyaya bölmüş olan Karataş kardeşlerden ağabey Necat işletmede öğleden sonra hizmet verirken kardeş Vedat Karataş ise sabah saatlerinde çalışıyor. Kıraathanede Ramazan ve Kurban Bayram'ı arifelerinde hayatlarını kaybetmiş olan kişiler adına Kur'an-ı Kerim okunması da adeta bir gelenek haline gelmiş durumda. Ayrıca kıraathanenin namı Türkiye'ye yayılmış. Kozan'a gelen turistler, camında 'Bir gün senin de resmin buraya asılacak' diye yazılı işletmeye girip fotoğraf çektirmeden ilçeden ayrılmıyor.
"BIRAKTIĞI YERDEN DEVAM ETTİRECEĞİM"
Kıraathanenin işletmecisi Vedat Karataş, "Kahvehaneyi babam işletiyordu ağabeyime devretti. Ağabeyim yanında çalışan 'Tilki Ziya' lakaplı kişi ölünce ağabeyim onun fotoğrafını da duvara astı. Sonra babam vefat etti onun da fotoğrafını astı. Ondan sonra her ölenin fotoğrafını asmaya başladı. Ölenlerin yakınları da fotoğraflar getirmeye başladı. Duvarlarda yer kalmayınca kahvehaneni yanındaki işyerini kiraladı ve duvarlara da ölenlerin fotoğraflarını astı. Çerçevelerini bile kendisi satın alıyor. Kimin ne zaman öleceğini bilmeyiz ama Allah geçinden versin ağabeyim hayatını kaybederse ben onun bıraktığı yerden devam ettireceğim" dedi.
"RESMEN MÜZEYE DÖNÜŞTÜ"
Kıraathanenin daimi müşterilerinden Yurdal Kalkan (62), "45 yıldır bu kahveye gelir, giderim. Burası benim ikinci evim gibi. Ben kendi fotoğrafımı da verdim. Şu an yedekte bekliyor. Özel gecelerde bayram arifelerinde dualar okunur. Ölen kişilerin yakınları uzakta ise para gönderir tatlı lokum dağıtılır" derken, Bülent Türküseven (58) ise, "Yazıhanem karşıda ve çerçeveli fotoğrafım da duvar da asılı. Bazı aileler ölenlerin yakınları fotoğrafını bu kahvehane buluyor" ifadelerini kullandı. Emin Sarıtaş (74), "Ölenlerin büyük bölümünü tanıyoruz. Oyun oynadığımız zaman onların resimlerini bakıp duygulanıyoruz. Onlarla olan anılarımız aklımıza geliyor gülüyoruz" diye konuşurken, Mustafa Tokgöz (69), "Burası bir müze haline dönüştü. Yolu Kozan'a düşen mutlaka burayı ziyaret etmeden gitmiyor. Arkadaşlarımızı, yakınlarımız sanki yanımızda oturuyormuş gibi hissediyoruz" dedi.