Iğdır yöresinde arıcılığı yaygınlaştırmak, bal verimini artırmak ve tıbbi aromatik bitkilerin tozlaşmasını sağlamak amacıyla Iğdır Üniversitesi'nde yürütülen çalışmalar, hız kesmeden devam ediyor.

Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerinde kurulan zengin floraya sahip kampüsümüzdeki kovanlarda, Doğu Anadolu Projesi (DAP) desteği ile bal üretimi yapılıyor. Özellikle "Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler" alanındaki ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında Iğdır Üniversitesi, arıcılığın bölge ekonomisine katkısının artırılması konusunda da öncü rol oynuyor. Gerçekleştirilen hasadın ardından Iğdır Üniversitesi arıcılık çalışmalarının yürütücülüğünü yapan Öğretim Üyelerimizden Doç. Dr. Hakkı Akdeniz, üçüncü yılını tamamlayan "Iğdır Üniversitesi Bal Verimliliğinin Artırılma Projesi" hakkında bilgiler paylaştı.

Iğdır Üniversitesi'nin arı yetiştiriciliğinde oldukça avantajlı konuma sahip olduğunu vurgulayan Akdeniz, "Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü ve Pamuk Dağı florası bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir bölge. Ayrıca ilimizde yetişen geven, kekik, ada çayı, akasya, lavanta gibi türlerin bal verim ve kaliteleri ayrıcalık oluşturmakta." ifadelerini kullandı.

"Arıcılığın Çok Önemli Riskleride Bulunmaktadır"
Yıl boyunca yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda çok verimli ve kaliteli bal üretimi yapıldığının altını çizen Akdeniz, konuşmasına şu şekilde devam etti: "İlimiz, mikro-klima iklime sahip olduğu için arı yetiştiriciliği bakımında da önemli bir potansiyele sahip. Bu avantajımızı kullanmamızın yanında arıcılığın çok önemli risklerinin bulunduğunu da unutmamalıyız. Arı yetiştiriciliğinde bazen varroa, arı hastalıkları, aşırı kuraklıklar ve şiddetli soğuklar ciddi koloni kayıplarına sebebiyet vermekte. Örneğin tarımsal faaliyetler iklim koşullarına bağlı olduğundan ve geçen yıl tüm dünyada kuraklık olması sebebiyle verim yönünden sıkıntılar yaşadık. Buna rağmen kalite yönünden oldukça iyi bir durumda olduğumuzu söylemek mümkün."
Doç. Dr. Akdeniz, "Bize bu çalışma ortamını sunan ve hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma'ya da teşekkür ediyorum." diyerek sözlerini noktaladı.