Garıp
akımının ustası Orhan Veli, Sarıyer'de yalnızlık ve yoksunluk içinde yasadı. Parasızlıkla bogusurken sevdasıyla, siiriyle, dostluklarıyla, at yarısıyla, gemilerle, gökyüzünün mavisiyle, martılarla ve 'rakı sisesindeki balık'larla avunuyordu. 1950'de 36 yasındayken talihsiz bir sekilde hayatını kaybeden sairin tek büyük askı, o zamanlar ismini bile söyleyemedigi sevgilisi Nahit Hanım'dı. Sanat ve edebiyat ortamlarında Nahit Hanım olarak bilinen Nahit Gelenbevi, ögretmendi. Egitimci Halil Vedat Fıratlı ve sair Arif Damar ile evlenen ama hiç çocugu olmayan Nahit Hanım, 2002 yılında yasamını yitirdi. Samet Agaoglu ondan "Rönesans gibi kadın", Cemal Süreya ise "Cumhuriyet dönemi küçük burjuva duyarlıgının anası" olarak söz etmisti. Edebiyat çevresinde Orhan Veli'nin sevgilisi olarak ünlense de bu kırık ask hikayesini 52 yıl boyunca kalbine gömdü. Dostları ve gazeteciler tarafından sıkıstırılmasına ragmen 1947-1950 yıllarında Orhan Veli'den gelen ask mektuplarını yayımlatmaya gönlü razı olmadı. Mektupları ömrünün sonuna kadar saklayıp sonra da dostu Özay Erkılıç'a emanet etti. Yapı Kredi Yayınları ise ölümünün 100. yılında Orhan Veli için ne yapılabilecegini konusurken söz konusu mektupların Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Yönetim Kurulu Baskanı Ömer M. Koç'un koleksiyonunda oldugu bilgisine ulastı. Ve Orhan Veli'nin kız kardesi Füruzan Yolyapan'ın izniyle bu mektupları yayınlama kararı aldı. Yayına hazırlama sürecinde mektuplar defalarca okunup degerlendirildi. Mektuplar ne Orhan Veli'yi, ne Nihat Hanım'ı, ne onların yakınlarını ne de baska kisileri sıkıntıya sokacak ifadeler içermedigi için tek harfi bir kapatılıp degistirilmeden yazıldıgı gibi yayımlandı.
ANKARA-İSTANBUL ARASINDA
Kitapta biri telgraf 62 mektubun 34'ü 1947, 3'ü 1948, 10'u 1949, 8'i 1950 tarihli; yedisi ise tarihsiz. 1949'da Ankara'dan yollanmıs iki mektup dısında tamamı Istanbul'dan Ankara'ya gönderilmis. Mektuplarda sürprizler de bulunuyor. Orhan Veli, siirlerinden bazılarını yazım asamasındayken Nahit Hanım'la paylasmıs. Onun görüsünü almaya çalısmıs.
ORHAN VELİ'NİN GÜNLÜĞÜ NİTELİĞİNDE
Mektuplar bir ask hikayesinin ötesinde Orhan Veli'nin hayatının, son yıllarının bir hikayesi, günlügü niteliginde. Sairin kisiliginin, mizacının, dünya görüsünün, ruh hallerinin, hayallerinin, tutkularının ve bu tutkuları dile getirme biçimlerinin bir belgesi. Alaycı zekasıyla kederli duygularının, sorumluluk duygularıyla avareliginin, yani içindeki gelgitlerin isaretleriyle dolu. Siirimizde çıgır açmıs ustanın aslında nasıl bir gönül ustası oldugunu kanıtlayan mektuplarını okudugunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız.
Istanbul Türküsü gibi pek çok siirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sıgdırdıgını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yasanmıs kırık bir ask hikayesine tanık olacaksınız. Yapı Kredi Yayınları,
Yalnız Seni Arıyorum'u iki farklı baskıyla yayımladı. Karton kapaklı normal baskısından baska bir de (eski harfli el yazılı nüshalarıyla) büyük boy, renkli özel baskısıyla...
Orhan Veli Yapı Kredi Yayınları Anı 287 s, 35 TL
YALNIZ SENİ ARIYORUM
9 Mart 1949 Canım Nahitim, Florya'dayım. Dünden beri seni görmüyorum. Özlemis olabilirim degil mi? Ama yine de bu satırları yazmayabilirdim. Ihtimal sarhosluk. Yarın dersin yok. Bu mektubu ancak salı günü alacaksın. O ana kadar da sana mektup yazdıgımı söylemeyecegim. Yazdıgım seyin sahiden bir mektup olduguna inanmak istiyorum. Ne vakittir yazmadıgım için olsa gerek, mektup yazmaya hasret kalmıs olacagım. Bu hasretin içinde senin bana karsı iyi seyler duydugun günlere de hasret var galiba. Zaten bu satırları yazmaya senden askerligim sırasında aldıgım mektupları hatırlayarak karar verdim. Senin yanında olayım olmayayım, yıllardan beri bütün hatıralarım seninle dolu. Bunu duyup düsündükçe bana zaman zaman ettigin haksız sitemlerden dolayı sana kırılıyorum. Ama dogrusu su anda onları da aklıma getirmek istemiyorum. Biraz sarhosum ve bu sarhoslugum içinde sen benim iki sene, bes sene, yedi sene, on sene, on iki sene evvelki sevgilimsin. Sevgili Nahitçigim, bundan sonra bana kötü sözler söylerken ne olursun bu hissimi hatırla. Sana karsı o kadar iyi seyler duyuyorum ki senin kötü buldugun hallerim bile belki bu hislerden geliyor. Belki salıya kadar beklemene razı olmayacak, bu mektubun bir an evvel eline geçmesi için, ev adresine gönderecegim. Baskalarının eline geçebilirmis. Geçsin Orhan Veli