Büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın soyadına dağlar esin kaynağı olmuştu. Geleceği görür gibi henüz 20'li yaşlarında kendi soyadını kendi bulmuştu Dağlarca. Şairliğin ve dağın yüceliğinde buluştu hayatı; şiirleri, kitapları yıllar içinde 'dağlarca' oldu. Fazıl Hüsnü Dağlarca demiş ya: "Şiirin bakıcısı gibiyim" diye... En büyük korkusu da yazamamak olmuştu. O yazmasaydı, yazamasaydı, yaşarken ölü olurdu. İlk kitabı
Havaya Çizilen Dünya yayımlandığı 1935'ten, son kitabı
İçimdeki Şiir Hayvanı'nı yayımladığı 2007'ye ve ömrünün son demlerini yaşadığı 2008'e kadar aldığı her nefes, uyuduğu her uyku şiir oldu aktı... Ya çocuklar?! Çocuklar onun için hep apayrı bir yer tuttu. Bu yapıtlarına da yansıdı elbette. En çok bilinen kitabı ve 1940'ta yayımladığı ikinci kitabı
Çocuk ve Allah'tı misal. Ömrüne birçok ödül sığdırdı, dostluklar gibi... Büyük şair bundan altı yıl önce sonsuzluğa uğurlandığında 94 yaşındaydı; ardında 138 kitap, 30 binden fazla dizeyi yüreklere bıraktı. "Türkçem benim ses bayrağım" diyen büyük şairin, bu yıl doğumunun 100. yılı. Bu kapsamda çeşitli etkinlikler de yapılıyor. Oysa "Bizde bir şair öldü mü bir daha hatırlanmaz" demişti şair. Dağlar var oldukça Dağlarca'nın şiirleri de var olmaya devam edecek! Diğer şairler gibi... Türkiye edebiyatını derinden etkileyen, bir asra şahitlik eden, 1914 doğumlu, büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, şiirleriyle nesilleri etkilemeye, özgün başyapıtlarıyla Türkiye edebiyat tarihine damgasını vurmaya devam ediyor.
100. YAŞINA ÖZEL SERGİ
Şiirseverlerin gönlünde taht kuran ozan, doğumunun 100. yılı için çeşitli etkinliklerle anıldı. Bu etkinliklerden biri de Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi'nde de Dağlarca'nın 100. yaşı için açılan sergi. Türkçem Benim Ses Bayrağım, Dağlarca 100 Yaşında adlı sergide Yapı Kredi Yayıncılık ve Sanat, Kadıköy Belediyesi ve özel koleksiyonlardan alınan Dağlarca'nın fotoğraflarından kitaplarına, özel eşyalarından mektuplarına kadar birçok ayrıntı gözler önüne seriliyor. Sergi 14 Kasım'a kadar gezilebilecek.
BÜTÜN ŞİİRLERİ 1
Fazıl Hüsnü Dağlarca Yapı Kredi Yayınları Şiir 1960 s., 95 TL
15 Ekim 2008'de sonsuzluğa uğurlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Bütün Şiirleri'nin birinci cildinde 1935-1968 yılları arasındaki yapıtları yer alıyor.
Havaya Çizilen Dünya (1935),
Çocuk ve Allah (1940),
Daha (1943),
Çakırın Destanı (1945),
Taş Devri (1945),
Üç Şehitler Destanı (1949) ve içlerinde
Toprak Ana (1950),
Aç Yazı (1951), ünlü
Asu (1955 / 1967) ve
Batı Acısı (1958) gibi başyapıtlarının yer aldığı birçok kitap bir arada bulunuyor. Birinci cilt,
Haydi'nin (1968) dörtlükleriyle sona eriyor.
BÜTÜN ŞİİRLERİ 2
Fazıl Hüsnü Dağlarca Yapı Kredi Yayınları Şiir 1824 s., 85 TL
Bu ikinci cilt, 70'li ve 80'li yıllardan 1990'a kadar uzanan yolculuğunu şiirseverlerle buluşturuyor.
Açıl Susam Açıl (1967) ile
Boyalı Ses (1971) yapıtlarını bir araya getiren
Kuş Ayak (1971),
Arkaüstü (1974) ve birlikte yazılmış beş yapıtı bir araya getiren
Yeryüzü Çocukları'nın (1974) yanısıra
Balina ile Mandalina (1977),
Yaramaz Sözcükler'i (1977) yer alıyor.
Uzaklarla Giyinmek (Sığmazlık Gerçeği) ile de son buluyor kitap.
BÜTÜN ŞİİRLERİ 3
Fazıl Hüsnü Dağlarca Yapı Kredi Yayınları Şiir 1664 s., 95 TL
Dağlarca'nın Bütün Şiirleri'nin yer aldığı son ciltte, şairin 1990'da yayımlanmış ve ikinci cildin sonunda yer alan
Uzaklarla Giyinmek'ten sonra, 2008'deki ölümüne kadar yazdığı eserler bir araya getirilmiş durumda.
ÇOCUK VE ALLAH 70 YAŞINDA
Fazıl Hüsnü Dağlarca Yapı Kredi Yayınları Şiir 272 s., 37 TL
1940'ta yayımladığı ikinci şiir kitabı, Çocuk ve Allah şairin en ünlü şiir kitabı. 2010'da kitabın 70. yılına özel olarak tekrar yayımlanmıştı. Kitap Türkiye şiirinde en özgün yapıtlardan biri olmaya devam ediyor.
SEVMEK
Adı ne bu kuşun? Uçarken Gök doldu Kim geçti En uzaklardan Göl mavilik doldu Karınca yuvaları var ya Çıngırak sergileyen Parlaması ölüme değer Kervanlarla doldu Özleminle öyle bir soluk aldım ki Yeryüzü, gökyüzü Dudaklarımla doldu
ÇOCUKLAR KORKUNÇ
Çocuklar korkunç Allah'ım, Elleri, yüzleri, saçları. Uyurlar bütün gece Yok sana ihtiyaçları. Çocuklar korkunç Allah'ım, Bebek yaparlar haçları. Aşina değiller hatıramıza Severken aynı ağaçları.