Tomris Uyar, edebiyat tarihimizin en önemli öykücülerinden biri olmasının yanı sıra, 2. Yeni Şiir Akımı denince adı mutlaka anılan isimlerden biri... Bugüne kadar çokça anlatılmış hikayesini tekrar hatırlatmak gerekirse; 62 yaşında hayata gözlerini yuman Uyar, hayatına dokunduğu üç erkeğin şiirlerine ilham olmuş bir kadın... Uğruna ilk eşinden boşandığı Cemal Süreya, ikinci eşi Turgut Uyar ve onu hep uzaktan seven Edip Cansever'in aşk dolu dizelerinin öznesi bir kadın olmak hem kıskanılası ama bir o kadar da zor bir durum... Bu konuya yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğim ama önce Uyar'ın bir kadın dergisiyle uzun yıllar süren serüvenine odaklanalım. Uyar, kadın, aile, cinsellik, çocuk büyütme gibi konuları ele alan
Elele dergisinde yazmaya 1976'da başlıyor, 1985'e kadar 96 yazı, 13 söyleşi kaleme alıyor. Dergide yazmaya başladığı ilk dönemlerde kafasında edebiyat dışı bir dergide yazacak olmanın tedirginliği var ama içten içe bu kitleyi de merak etmiyor değil. Bu çekincelerini günlüklerinde de detaylı biçimde anlatmış yazar: "Bir edebiyatçı olarak kurduğum üslubu, alışageldiğim yazma biçimini sürdürebilecek miydim? 'Halka inmek' gibi halkı aşağılayıcı bir tutuma inanmadığımdan okur bana alışabilecek miydi? Edebiyat görüşümden ödün vermeden yüzü belirsiz bir okur kitlesine nasıl seslenebilirdim?" Oysa yine Uyar'ın ifade ettiği gibi zamanla o okur kitlesinin yüzü yavaş yavaş belirdi... Okur Uyar'ın yazılarına hemen alıştı. Tomris Uyar'sa toplumu daha iyi tanıma şansı elde etti.
HAZİNE DEĞERİNDE YAZILAR
Yıllar boyu süren yazı serüveninde kadın hayatına dair hemen her konuya değiniyor, yazar. Kadın sorunlarını kendi gözlemleri ve deneyimleriyle birlikte ele alırken en çok çalışan kadınların yaşadığı güçlükler üzerinde duruyor. Bu yazılar onu da çok mutlu ediyor. Taa ki dergi yayın çizgisini değiştirene kadar... Tomris Uyar'ın
Elele'deki son yazısı Ocak 1985 tarihli... Dergi, kapağına ünlü kadın oyuncuların fotoğraflarını basıp cemiyet haberlerini konu edinince ve magazin dozunu artırınca Uyar yollarını ayırıyor. Üstelik çok iyi kazanmasına rağmen. Tüm bu nedenlerle Tomris Uyar tarafından kaleme alınan yazıların tamamı, o dönemi yaşamamış benim gibi gazeteciler için birer hazine değerinde. Aslına bakarsanız sadece bir gazeteci için değil, yakın geçmişin unutulan detayları arasında dolanmak isteyenler için de biçilmiş kaftan. Her bir yazı günümüz kadın sorunlarının geçmişle nasıl da aynı olduğunun kanıtı... Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan
Aşkın Yıpranma Payı bu nedenle kıymetli. Handan İnci tarafından özenle hazırlanan kitapta Tomris Uyar'ın tüm bu yazıları toplanmış. Her biri o yıllara bir bakış, uzaktan seyir keyfi veriyor. Üstelik kalemi güçlü bir ismin yazılarıyla bir döneme tanıklık etmek ayrı bir arşiv zenginliği... Oldum olası semtlerin hikayeleri en az insanlarınki kadar ilgimi çekmiştir. Hep geçmişteki hallerini hayal etmeye çalışırım. Bu çabamda eski fotoğrafların katkısı büyüktür ama o döneme dair yazıların yerini tutamaz. Bu nedenle Uyar'ın Beşiktaş, Tarabya ve Çiçek Pasaj'nı anlattığı yazılar özellikle ilk okuduklarımdı... Beşiktaş'taki karakterler, Çiçek Pasajı'ndaki sosyal değişim ve Tarabya'nın neşesi gözümün önünde canlandı... Özetle, Uyar'ın yazıları arasında kaybolurken belli bir zaman dilimi içinde gidip geleceksiniz. Çünkü neredeyse 40 yıl önce kaleme alınan bu yazılar, kadına dair sorunların çok da değişmediğinin kanıtı.
ÜÇ ŞAİR BİR KADIN
Tomris Uyar'ın yazıları arasında özel hayatına dair detay bulmak mümkün değil ama yaşamı öylesine masalsı ki, hatırlatmadan olmaz. Tomris Uyar ilk eşi gazeteci-şair Ülkü Tamer ile evliyken aşık olur Cemal Süreya'ya... Edebiyat dünyasında dikkat çeken bir genç kadındır o zamanlar... İkisi de evlidir, ikisi de birbirleri için boşanırlar eşlerinden... Bu ilişki için 'Türk edebiyatının en verimli aşkı' tanımı yapılır. Üç yıl birlikte olurlar... Tomris Uyar, kocası ve çocuğunun babası Turgut Uyar dışında, aşkları üzerine çok az şey söyledi yazdı... O yüzden
Elele dergisindeki yazıları arasında bunlara dair bir ipucu olduğunu söylemek doğru olmaz. Tomris Uyar'ın Turgut Uyar ile evlenmesinde de şiir başroldeydi... Ünlü yazarın, en uzun soluklu ilişkisi Turgut Uyar'la oldu. Ankara ve İstanbul'daki edebiyat çevrelerinin dilinde dolaşan bir başka aşkta daha adı geçiyordu Tomris Uyar'ın... Büyük şair Edip Cansever'in ona duyduğu gizli hayranlık herkesin dilindeydi... Kısacası Tomris Uyar sadece kendi edebiyatıyla değil, ilham olduğu şiirlerle de bir dönemi beslemiş bir kadın.