Osmanlı döneminde vakıf geleneği önemli bir yere sahipti. Öyle ki, padişahlar ve devrin önde gelen isimleri dışında kadın sultanlar da yeri geldi camiler, şifahaneler, imarethaneler yaptırdı, yeri geldi sebiller, medreseler ve kütüphaneler inşa ettirdi. Bunlar arasında kütüphaneler ise bambaşka bir öneme sahip. Çünkü Osmanlı toplumunda kadının kültürel anlamda etkinliğinin yegâne göstergesi bu kütüphaneler. Hele kitaplara verilen değer açısından bambaşka bir önemi var. Kadın sultanlar kütüphanelerin işleyişini belirlediği gibi en ince detayları bile düşünmüş. Kurdukları kütüphanelerdeki kitaplar günümüzde nadide eserlerin bulunduğu önemli kütüphanelerde muhafaza ediliyor.
İstanbul'da ilk kütüphaneyi o kurdu: Tarihçiler, Osmanlı'da kütüphanecilik geleneğini başlatan ismi Nurbanu Sultan (1525-1583) olarak gösteriyor. 10 yaşında Topkapı Sarayı'na alınarak eğitilen Nurbanu Sultan, Hürrem Sultan'ın ilgisini çeker, eğitim görmesi sağlanır. II. Selim'in eşi ve III. Murad'ın annesi olan Nurbanu Sultan, oğlunun Osmanlı tahtına çıkmasıyla Valide-i Atik Sultan unvanını alır. Hayırseverliği ile bilinen sultan, Üsküdar'daki Atik Valide Han Camii'ni Mimar Sinan'a yaptırır. Cami 1583'te biter. Külliyesinde ise yok yoktur. Nurbanu Sultan medrese ile darulhadiste okuyan öğrenciler için kendisine ait kitapları buralara bağışlayarak kütüphanesini kurar. Kitaplar arasında edebiyat ve mantık kitaplarının yanı sıra Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf gibi dini kitaplar da vardır. Yüzyıllar içinde farklı isimler bu kütüphaneye kitaplar bağışlar. Nurbanu Sultan Kütüphanesi'ndeki kitapların hepsi 1924'te Üsküdar Hacı Selim Ağa Kütüphanesi'ne nakledilir.
Hayırsever ve kitap âşığıydı: Sultan II. Selim ile Nurbanu Sultan'ın kızı olan İsmihan Sultan (1544-1585) annesi gibi hem hayırsever hem de kitap âşığı. 1569 yılında Eyüp'te Sultâniye Medresesi'ni (başka isimlerle de anılır) kurar. Medresenin dershanesinde kütüphane oluşturur. Kimi kaynaklarda kütüphanede İsmihan Sultan'ın ilk eşi Sokullu Mehmed Paşa'nın vakıf mührünü taşıyan 554 yazma eser olduğu söyleniyor. Kimi tarih kaynaklarında ise İsmihan Sultan'ın vakıf mührünü de taşıyan 430 cilt kitap olduğu belirtiliyor. Cumhuriyet döneminde, 1924'te çıkan Tevhid-i Tedrisat kanunu nedeniyle medreseler kapatılınca, medresede bulunan kitaplar Eyüp'teki Hüsrev Paşa Kütüphanesi'ne aktarılır. 1957'de kitaplar bu sefer Süleymaniye Kütüphanesi'nde muhafaza altına alınır.
Ödünç verilmesini istedi: IV. Mehmed'in annesi Hatice Turhan Valide Sultan (1627-1683) 1663'te tamamlattığı Yenicami Külliyesi'nde bulunan cami içinde bir kütüphane kurar. 300'den fazla yazma eser bağışladığı kütüphanenin çalışma düzenini de belirler. Kütüphanede günlük 15 akçe ile bir hâfız-ı kütübün (uzman kütüphaneci) dışında bir kâtib-i kütüb, bir de mücellit görevlendirilir. Hâfız-ı kütübün rehin karşılığı ödünç kitap vermesi istenir ve her şeyin kayıt altında yapılması talep olunur. Kütüphane kataloğunun oluşturulması da istenenler arasındadır. Kütüphane 20. yüzyılın başlarına kadar cami içinde hizmet vermeye devam eder. Evkaf ve Maarif nezaretlerinin çeşitli yerlerdeki küçük koleksiyonları bir yerde toplama yönünde yaptığı çalışmalar sırasında 1914'te kütüphanedeki kitaplar, Sultanselim'deki kütüphaneye aktarılır. 1918'de ise Süleymaniye Kütüphanesi'ne nakledilir. Bu kitapların çoğunun cilt, yazı ve süsleme bakımından sanatsal değeri büyük. Kitaplar arasında Fatih Sultan Mehmed ve Kanuni Sultan Süleyman için özel yazılan eserler de var. Kütüphanenin II. Abdülhamid döneminde bastırılmış bir kataloğu da mevcut. Kitapların üzerinde Hatice Turhan Sultan'ın 1073 H. tarihli vakıf mührü bulunuyor.
Cami yaptırdı, nadide eserler bağışladı: Sultan IV. Mehmed'in eşi, II. Mustafa ve III. Ahmet'in annesi Emetullah Gülnuş Valide Sultan (1647-1715) birçok hayır işine öncülük etmiş. Üsküdar'da taş işçiliğiyle ünlü Yeni Cami ve külliyesini yaptıran valide sultan, caminin türbe odasındaki kitap odalarına yazma eserlerini bağışlar. Sonrasında da kimi isimler kütüphaneye kitap bağışları yapmaya başlar. Cumhuriyetle birlikte bu kitaplar 1924'te Üsküdar Hacı Selim Ağa Kütüphanesi'ne aktarılır. Nadide eserlerden olan kitapların üzerinde Emetullah Gülnuş Valide Sultan'a ait, 1124 H. tarihli vakıf mührü bulunuyor. Günümüzde ise koleksiyon Süleymaniye Kütüphanesi'nde muhafaza ediliyor.
Geleneği sürdürdü: Mihrişah Sultan (1745-1805) III. Mustafa'nın eşi, III. Selim'in annesi. Oğlunun tahta çıkmasının ardından valide sultan olan Mihrişah Sultan, Eyüp'te Mihrişah Valide Sultan Okulu ve Külliyesi'ni (1795) yaptırır. Halıcıoğlu Kışlası ile Haliç Köprüsü arasındaki iki minareli Mihrişah Valide Sultan Camii'ni de yaptırıp kütüphane geleneğini de sürdürür. Eyüp Camii içindeki dolaplara kitap bağışlayarak ismiyle anılacak kütüphaneyi kurar. Kütüphaneye farklı isimler de katkı sunar ve toplamda 500'ü aşan bir koleksiyon ortaya çıkar. 1924'te kitaplar Eyüp'teki Hüsrev Paşa Kütüphanesi'ne nakledilir. 1957'de de daimi yeri Süleymaniye Kütüphanesi'ne yollanır.
Eğitime önem verdi: Bezmialem Sultan (1807-1853) II. Mahmud'un eşi ve Abdülmecid'in annesi. Eğitim, öğretime ve kitaplara her daim önem verir. Birçok mimari eserin yapılmasında öncülük eder. Yaptırdığı okullardan biri de günümüzde Cağaloğlu Anadolu Lisesi olarak anılan okuldur. Bezmialem Sultan zamanında okul olması için bu binayı yaptırdıktan sonra okulda bir taşbaskı matbaası ve bir de kütüphane kurar. Kitapların konuları bakımından çeşitliliği çok fazladır. Eserler sonrasında Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ne nakledilir.
Süsleme sanatı muhteşem olan kitaplar: II. Mahmud'un eşi, Abdülaziz'in annesi olan Pertevniyal Sultan (1812- 1883) mektepler, çeşmeler yaptırır. Aksaray'da Valide Camii Kütüphanesi'ni kuran Pertevniyal Sultan, bu kütüphaneye 900'e yakın basma ve yazma kitap bağışlar. Cilt ve tezhip sanatı açısından güzel örnekler sunan kitapların kayıtlarda basma fihristi olduğu yazılı. Kitap koleksiyonu 1948'de Süleymaniye Kütüphanesi'ne nakledilir.