Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaşamak için normal olacaksın!

’tan çıkan Sayaka Murata’nın Kasiyer adlı kitabı 18 yıldır aynı markette kasiyerlik yapan Keiko’nun rutine binmiş hayatının toplum tarafından nasıl öğütülmeye çalışıldığını konu alıyor. Makul olmayan insanların ‘normal dünya’da sessizce nasıl icabına bakıldığını okurken harika bir yazarla da tanışmış olacaksınız

Giriş Tarihi: 1.11.2019
Yaşamak için normal olacaksın!
Son beş altı yıldır her ekim geldiğinde Nobel Edebiyat Ödülleri için "Bu sene Haruki Murakami'ye mi gidecek ödül?" ya da "Murakami bu sene artık Nobel Edebiyat Ödülü'nü hak ediyor ama..." dene dursun, Japonya'da Murakami'nin tahtını sallayacak bir yazar ortaya çıktı bile: Sayaka Murata!
Sayaka Murata Japonya'nın son dönemdeki parlayan yazarlarından biri. Kitapları çok satıyor. Ödüller alıyor.
Henüz yazdığı ilk romanı Jyunyü ile 2001 yılında Gunzo Ödülü'nü, 2013 yılında ise, Shiro-iro no machi no, sono home no taion no kitabıyla Mishima Yukio Ödülü'ne değer görüldü.
Mesela bu yazıya birazdan konu olacak Kasiyer romanı Japonya'da 600 bin adetten fazla satarak adından bir hayli söz ettirmiş oldu. Öyle ki, Murata'nın Kasiyer adlı romanı, kısa süre zarfında İngilizceye çevrildi.
Yayımlandığı yıl birçok övgüye değer görülen ve New Yorker, BuzzFeed, Boston Globe tarafından yılın kitapları arasında gösterilen roman, aynı zamanda Los Angeles Times'ın çoksatan listesine de girmiş, Believer Kitap Ödülü'nde de uzun listeye kalmıştı.
Kitabındaki karakter gibi, yarı zamanlı kasiyerlik yapan Sayaka Murata'nın Kasiyer romanı hakikaten yukarıdaki övgüleri fazlasıyla hak ediyor.
Hüseyin Can Erkin'in Japoncadan yetkin çevirisiyle Turkuvaz Kitap'tan Türkçesi yayımlanan Kasiyer, 18 yıl Japonya'da aynı markette yarı zamanlı kasiyerlik yapan Keiko Furukura'nın hayatını anlatıyor bizlere.

SİNİR BOZAN SIRADANLIK
Açıldığı günden bu yana aynı marketin kasiyeri olarak hayatını idame ettiren Keiko'nun marketin ayrılmaz bir parçası oluşuna Murata'nın novella tadındaki bu romanında tanıklık ediyoruz. Keiko'nun zaman içerisinde hayatında marketten başka bir şeyin kalmayışını yazarımız, satır aralarına normal insan olmak mümkün mü, normal insan olmanın şartları nelerden geçiyor? gibi sorular ekseninden tartışmaya sokuyor.
Aslında kahramanımız Keiko Furukura hayatından memnun.
18 yıldır yarı zamanlı olarak bir marketin kasiyeri olmaktan dolayı mutlu mesut. Olağanlaşmaktan, sıradanlaşmaktan hiçbir sorunu olmazken, halk denen baskı mekanizması Keiko'nun rahatını bozmaya yetiyor.
Sıradan bir şekilde, gününü kasiyerlik yaparak geçirmek, işe gidip, işten eve dönmek, tekrar işe gitmek, yemek yemek, uyumak, uyanmak, işe gitmek... Keiko'nun kendine inşaa ettiği bu yaşam devinimini yıkmak için hayat ve insan mekanizması devreye giriyor ve çomak sokarak Keiko'nun düzenini altüst etmeye başlıyor.
Bunun için de en önemli enstürmanını kullanıyor, insanı! Nasıl mı?
Toplumsallaştırarak...
Toplum Keiko'nun bu aşırı basit hayat dengesinden, düzeninden rahatsız oluyor. Ve tüm dengesini bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İşte Kasiyer kitabında Murata, insanla toplum arasındaki rekabetin, mücadelinin hikayesini anlatıyor bizlere...

MAKUL DEĞİLSEN İCABINA BAKILIR
Kitaptan alıntıyla bitirelim o halde:
"Normal dünya zorba bir yer, yabancı maddeler derhal sorgusuz yok edilir. Makul olmayan insanların mutlaka icabına bakılır. Öyle ya, benim de bu yüzden düzelmem gerekiyor.
Düzelmezsem makul insanlar tarafından yok edilmem kaçınılmaz olur." Toplumda, makul insan nedir, normal dünya nasıl bir yerdir, yabancı maddeler nasıl oluşur, makul olmayan insanların nasıl icabına bakılır, düzelmek için neler gerekir gibi sorulara yanıt bulacaksınız aslında Kasiyer'de. Diyeceğim o ki, 126 sayfanın sonunda Japon kültürünün diğer kültürlere o kadar da uzak olmadığına tanık olacaksınız.

TİJEN PARLAK

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yaşamak için normal olacaksın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN