"Osmanlı İmparatoru Sultan 2. Abdülhamid'in hayata geçirdiği Hicaz Demiryolu projesi 125 yıl sonra yeniden canlandırılıyor. 1900 yılında İstanbul'dan Mekke ve Medine'ye hızlı ve güvenli yolcu taşımacılığı için yapımına başlanan ve 1908'de hizmete alınan Hicaz Demiryolu'na yeniden işlerlik kazandırılacak."
Bu gazete haberini okuduğumda aklıma düştü trenlerin ne kadar önemli olduğu... Bununla birlikte, Avrupa'nın ikonik ve nostaljik trenlerinden Orient Ekspres'in Paris'ten kalkıp Macaristan'ın başkenti Budapeşte, Romanya'nın kasabası Sinaia ve başkenti Bükreş ile Bulgaristan'ın Varna şehrini geçerek İstanbul'a ulaşması, trenleri merkezine alan romanları hatırlattı bana. Malum, Orient Ekspresi, dünyaca ünlü polisiye yazarı Agatha Christie'nin Doğu Ekspresi'nde Cinayet adlı romanına da konu olmuştu. Bu vesileyle edebiyat tarihinde iz bırakmış, tren yolculuklarında geçen unutulmaz romanları hatırlayalım...
TRENLE DOĞU AVRUPA'YA
Doğu Avrupa'da Yolculuk – Gabriel García Márquez
Nobel ödüllü yazar Márquez'in 1950'lerde gazeteci olarak trenle Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin izlenimlerini aktardığı bir eser. Doğu Almanya'dan Sovyetler Birliği'ne uzanan bu yolculukta, sadece coğrafyaları değil, aynı zamanda dönem insanlarının ruh halini ve politik atmosferi de okura başarıyla yansıtır. Gezi kitabı tadında, tarihsel arka planı olan bir yolculuk deneyimi.
MODERN GERİLİM VE YENİ KLASİKLER
Trendeki Kız – Paula Hawkins
Son yılların en çok konuşulan psikolojik gerilim romanlarından. Her gün aynı trenle işe gidip gelen Rachel'ın, pencere kenarından izlediği 'mükemmel hayat'ın ardındaki sır perdesini aralayışı... Güvenilmez anlatıcısı ve çok katmanlı kurgusuyla okuyucuyu içine çeken bir hikâye. Hawkins'in 2015'te yayımlanan bu sürükleyici eseri bir yol sonra sinemaya da yine aynı isimle uyarlanmıştı.
Buzkıran – Jean-Christophe Grangé
Sibirya Ekspresi'nde geçen bir başka karanlık serüven. Bir yazarın izini sürdüğü cinayetler zinciri, karla kaplı izolasyon içindeki vagonlarda soluksuz bir gerilime dönüşüyor. Grangé'nin imzası olan sert atmosfer ve çok katmanlı anlatım burada da karşımıza çıkıyor.
Harry Potter ve Felsefe Taşı – J.K. Rowling
Bir çocuk kitabı klasiği ama trenin bu hikâyedeki yeri çok özel. Hogwarts Ekspresi, sadece bir ulaşım aracı değil; Harry'nin büyü dünyasına attığı ilk adımın, arkadaşlıkların ve maceraların başladığı simgesel bir mekân.
Son Vagon – Jack Finney
İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçen bir tren yolculuğu... Her biri kendi geçmişiyle yüzleşen karakterlerin kesiştiği bir anlatı. Vagonlar arasında dolaşırken zamanın ve kaderin değişimlerine tanıklık ediyorsunuz.
TÜRK EDEBİYATINDA TRENİN İZLERİ
Demiryolu Hikayecileri / Oğuz Atay
Roman değil, bir öykü ama Türk edebiyatında trenin temsili açısından önemli bir yerde duruyor. Atay, demiryolu çalışanlarının hayatına dair özgün ve derinlikli bir bakış sunuyor. Tren temasına edebiyat penceresinden bakmak isteyenler için güzel bir başlangıç noktası.
Tren Geçti / Murathan Mungan
Sabahattin Ali'den Sait Faik'e, Ayfer Tunç'tan Oğuz Atay'a kadar pek çok yazarın tren temalı öykülerinin bir araya getirildiği bir derlemedir. Farklı seslerin, dönemlerin ve duyguların bir araya geldiği bu derleme, raylar üzerinde süzülen edebi bir yolculuk vaat ediyor.
KLASİKLER RAYLARDA
Doğu Ekspresi'nde Cinayet / Agatha Christie
Trenle ilgili romanlar dendiğinde akla gelen ilk eserlerden biri. 1933 yılında Agatha Christie'nin İstanbul'daki Pera Palas Oteli'nde kaleme aldığı bu polisiye başyapıt, Doğu Ekspresi adlı lüks trende işlenen gizemli bir cinayeti çözmeye çalışan dedektif Hercule Poirot'nun sürükleyici hikâyesini anlatır. Defalarca sinemaya uyarlanan bu klasik eser, Tiyatro Ak'la Kara tarafından Türk tiyatrosunda ilk kez sahnelenmiştir.
Trendeki Yabancılar / Patricia Highsmith
Tren yolculuğunda tanışan iki yabancının, hayatlarındaki sorunlardan kurtulmak için birbirlerinin yerine cinayet işlemesini konu alan bir roman. Gerilim türünün önde gelen eserlerinden. Alfred Hitchcock'un aynı adlı filmine de ilham vermiştir.