Peygamber Efendimizin (SAV) hayatını çocuklara nasıl anlatmalı? Bu soru, çocuk edebiyatında dini ve tarihî konular üzerine çalışan yazarlar için her zaman önemli bir mesele. Turkuvaz Çocuk etiketiyle yayımlanan Akika ve Sahara / Son Peygamberin İzinde kitabının yazarı Özkan Öze bu soruya iki çocuk karakterin gözünden kurduğu anlatıyla cevap veriyor. Okurları 610 yılının Mekke'sine götüren kitap İslam'ın ilk yıllarını Akika ve Sahara'nın tanıklığıyla anlatırken, siyerin yalnızca bir tarih anlatısı değil aynı zamanda güçlü bir iman ve ahlak dersi olduğunu hatırlatıyor.
- Öncelikle emeğinize sağlık. Akıcı bilgilendirici ve görsel olarak da güçlü bir kitap olmuş.
- Teşekkür ederim. Evet bu iyi bir kitap oldu. Onun için, iyi bir "başlangıç siyeri" diyebiliriz. Peygamber Aleyhisselam'ı tanımak ve İslam'ın çıkış serüvenini öğrenmek için gerekli temel bilgileri geç kalınmamış bir zamanda edinmek açısından faydalı olduğunu ve faydalı bulunacağını düşünüyorum. Ceyhun Şen'in harikulade çizimleri eşliğinde meraklı okuruna keyifli bir okuma serüveni yaşatacağını söylemek çok büyük bir iddia değil. Benim yirmi seneye yaklaşan yazarlık çabam boyunca, Peygamber Aleyhisselam'ı, onun örnek hayatını, onun mücadelesini, onun ahlâkını konu edindiğim bütün çocuk kitaplarında her şeyin önüne koyduğum bir ilkem var: Siyer yani Peygamber Efendimiz'in hayatı, bir tarih bilgisi değildir; bir iman dersidir. Şimdi bu üzerinde konuştuğumuz kitap, AKİKA ve SAHARA da, bu ilke göz önünde bulundurularak yazıldı.

- Akika ve Sahara karakterleri nasıl doğdu?
- Akika ve Sahara aslında yapımcılığını Yeşim Aktaş hanımefendinin yaptığı, benim de senaryosuna katkıda bulunduğum bir animasyon dizinin karakterleri. Projenin hayata geçirilme öncesinde yaptığımız toplantılarda bazı kriterler belirledik. Bunlardan biri kesinlikle fantastik karakter ve olayların kurgu içinde yer almamasıydı. Bunu çok önemsiyorum çünkü zaten yeryüzü insanlık tarihinin en muhteşem olayını anlatmak için yola çıkmışsınız yapmanız, dert etmeniz ve üzerinde çalışmanız gereken tek şey, o muhteşem olaylara yakışan bir dil bulmak olmalıdır. Fantastik ögelerle onun gerçekliğine zarar vermek kaçınılması gereken bir durumdur. Bu yüzden biz düşündük ve kendimize şu soruyu sorduk: "Peygamber Aleyhisselam'a vahiy geldiğinde Mekke'de bir sürü çocuk yaşıyordu ve hepsi İslam'ın ilk senelerinde yaşanan bütün olaylara şahit oluyorlardı. Elbette evlerinde bu konuşuluyordu. Kendi aralarında, yolda, sokakta, keçilerini otlatırken bunları konuşuyorlardı. Peygamber Aleyhisselam'ı Hira Dağı'na giderken görüyorlardı ve herkes gibi oraya neden gittiğini merak ediyorlardı. İşte AKİKA ve SAHARA o iki çocuktan biri. Onlar bize gözleri ile gördükleri, bizzat şahit oldukları olayları anlatacaklar. Bu, okurun dünyasında anlatılanların bir masal, kurgusal bir hikaye olmadığı gerçek olduğu hissini güçlendirecek
- Çocuklara Hz. Muhammed'in (SAV) hayatını anlatmak için neden iki çocuk karakterin gözünden bir anlatım kurmayı tercih ettiniz? Ve çocuklara neyi hatırlatmak istediniz: Bir tarihi mi, bir ahlakı mı, yoksa bir bakış açısını mı?
- Bu bir çocuk kitabı. Yani çocuklar için yazıldı. Yetişkinler istiyorlarsa okuyabilirler elbette ama birinci derecede muhatabı çocuklar. Onlarla aynı yaşlarda iki kahramanın gözünden ve dilinden yapılan bir anlatı az önce de söylediğim gibi hem gerçeklik hissini artıracak hem de okurumuzun anlatı ile arasında güçlü bir duygu aktarımını sağlayacak. Elbette en ama en önemli hedefimiz çocuk kalbi ile Peygamber Aleyhisselam ile güçlü sarsılmaz bir bağ kurabilmek. Bu bağa hayatları boyunca ihtiyaçları olacak çünkü... Bütün hayatları boyunca... Hepimiz gibi...
- Hikâye 610 Mekke'de geçiyor. O dönemin atmosferini doğru yansıtabilmek için nasıl bir araştırma süreci yürüttünüz?
- Kesinlikle muteber kaynakların dışına çıkmadık. Okur profilimizi dikkate alarak bazı konuları anlatı içine dahil etmedik. Bu kitapta anlatılanlar mesleği meşrebi ne olursa olsun herkesin yaşanmışlığından şüphe etmediği gerçek siyer bilgileridir. Kurgu olan tek şey, Akika ve Sahara'dır, onların anlattıkları değil...
- Kitabı yazım sürecinden bahseder misiniz? Ne kadar süre aldı, sizi en çok heyecanlandıran, mutlaka vurgulamalıyım dediğiniz bölüm/sahne hangisiydi?
- Daha önceden bir hazırlığım olduğu için ne yazacağımı biliyordum. Çünkü siyer konuları uzun senelerdir okuma yaptığım bir saha idi. Bu sebeple metin çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihleri arasında çok uzun bir mesafe yok. Asıl önemli mesele nasıl bir dil, nasıl bir tarz tercih edeceğim oldu. Samimi olmak gibi esaslı bir kriter belirledim ki bu benim bütün yazarlık çabamın en önemli kriteridir. Okur ile yazar arasındaki anlam köprüsü bu samimiyettir kanaatime göre... Hele de çocuklar için yazıyorsanız. Bu kitapta anlaşılmasını hatta yaşanmasını istediğim en önemli bölüm, kitabın açılış sayfalarında Akika'ınn doğrudan okurun gözlerinin içine bakarak söylediği şu sözler: "Evet belki zaman bulutların geçişi gibi geçti ve günler, aylar, seneler onlarla aramıza sıradağlar gibi girdi. Fakat hatırlamak ve isimlerini anmak bizi her zaman onlara yakın etti. Emin olun, sizi de edecektir..." Bunun gerçekleşmesi halinde hepimiz emeklerimizin karşılığını fazlası ile almış olacağız...
- Çocuklara dini ve tarihî konuları anlatırken en çok hangi noktaya dikkat ediyorsunuz?
- Gerçeklik... Hele de siyer gibi bir konu üzerinde yazıyorsanız gerçeği incitmemeye gayret etmelisiniz. Elbette muhatabınız çocuklar ise bir sınırlandırma yapmanız gerekecektir. Ancak ne olursa olsun, anlattıklarınızın bir masal olmadığını okurunuza ya da dinleyicinize hissettirmek ve onları bu konuda ikna etmek durumundasınız. Siyer anlatımında fantastik ögelerin kullanılmasına bu yüzden karşıyım.
- Akika ve Sahara karakterlerinin çocuk okurlara hangi duyguları veya değerleri aktarmasını istediniz?
- Çocukların, Peygamber Aleyhisselam ile aralarında bir sevgi bağı kurmaları için aracı olacaklarını düşünüyorum. aradan geçen yüz yılların hiçbir anlam ifade etmediği bir sevgi bağı ve yakınlık...
- Kitapta Peygamber Efendimizin (SAV) adalet, merhamet ve nezaket gibi özellikleri öne çıkıyor. Çocukların en çok hangi değere ihtiyacı var sizce?
- Bu konular çizgi dizide bölüm bölüm işleniyor. Kitap ise tarihi gerçekliğe ve kronolojiye uyan bir anlatı takip ediyor. Ama elbette Resulullah Aleyhisselam'ın hayatında öyle hatıralar var ki, yol gösterici bir tabela, bir ışık kaynağı gibi hayatımıza girdiğinde bize doğru olanı, adil olanı, merhametli olanı gösteriyor. Sadece çocukların değil, hepimizin bunlara ihtiyacı var...
- Malum bugünün çocukları hız ve görüntü çağında büyüyor. "Bugün Akika ve Sahara'nın yaşında olan bir çocuk size 'Peygamberimizi tanımaya nereden başlamalıyım?' diye sorsa ona ne önerirdiniz?"
- Kendisine hemen bir tane AKİKA VE SAHARA / Son Peygamberin İzinde kitabı hediye eder ve "Buradan başla" derim. Bu kadar harika bir soru sorabildiğine göre bu hediyeyi fazlası ile hak etmiştir çünkü...
- Kitabın atv ve Minika'da aynı isimle bir çizgi diziye dönüşmesi nasıl gelişti?
- Önce dizi çalışmaları başladı aslında. Ancak Akika ve Sahara karakterleri gözümüzün önünde şekillendikçe, bunların bir çocuk siyeri anlatımı için çok ideal olduklarını gördük.
- Kanun sanatçısı Göksel Baktagir'in de çizgi filmin müziklerine imza atması çok anlamlı olmuş. Bu sürece siz nasıl dâhil oldunuz?
- Bu harika bir şey oldu. Kendisinin hayranı idim. Bu vesile ile yüz yüze de tanışmış olduk. Yapımcımız Yeşim Aktaş'ın çok çok isabetli bir tercihi idi. Olabilecek en iyi tercihti...