Yer ODTÜ, 1960'lı, 1970'li yıllar... Prof. Dr. Muhan Soysal'ın İşletme Fakültesi'nde sınavı var. Çok bilinen, meşhur hikaye: "Risk nedir?" sınavın tek sorusu. Bir cümle değil, iki kelimeyle bir öğrenci 100 alıyor: "Risk budur!" Acaba sınava çalışmamış mıydı, yoksa gerçekçi yaklaşımla hocanın gözde bir talebesi olmak mı istedi bilinmez ama hedefi 12'den vurdu.
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski de böyle bir kumar oynayarak Kumarbaz'ı dünya edebiyatına ölümsüz bir eser olarak kazandırdı. Turkuvaz Kitap'ın Dünya Klasikleri serisinde çıkan bu romanın tanıtımını yapmadan önce, çevirmeni Varol Tümer'e bir parantez açmak isterim. Zira kendisi de vaktiyle kumar oynamış, kaybetmiş ve kariyeri bu riskle şekillenmiş bir isim. 1947 doğumlu Tümer, askeri okulda Rusça öğrenir. Rusça kitaplar o yıllarda en kolay nerede bulunabilir? Rus Konsolosluğu'nda elbette! Ancak bu masumane düşünce askeriye tarafından bir risk olarak algılanmış olacak ki, Tümer okuldan ihraç edilir. Yıllarca Avrupa'da uzun yol sürücülüğü yapan Tümer, ilerleyen senelerde kitap çevirmenliğine başlar. Askeri okulda öğrenciyken Rus Konsolosluğu'na gitmenin böyle bir risk doğuracağı aklına gelmiş miydi acaba?

"Risk nedir?" sorusunu iliklerine kadar hisseden Dostoyevski'ye Kumarbaz'ı yazdıran sürece bakalım mı? İnsanın hayatı, zaaflarıyla mücadele içinde geçer. Kimi zaman bunu fark eder, kimi zaman da bu mücadeleyi tüm yaşamının savaş meydanı yapar. İşte Dostoyevski de "Risk nedir?" sorusuna cesur bir yanıt vermiş; hayatının kumarında, stresi yönetme becerisi ve baskı altında kaleminin üretkenliğiyle kazanmış.
Ciddi bir kumar borcu batağındadır, üstelik abisinin ölümünden kalan borçları da üstlenmiştir. Paraya sıkışınca, fırsatçı bir yayıncıyla anlaşır. 15 ayı vardır ama sözleşmeyi imzalayıp avansı aldıktan sonra hemen Avrupa'ya gider. Yine zaafına yenik düşer ve avansı rulet masalarına gömer. Petersburg'a döndüğünde Suç ve Ceza romanına odaklanır. Teslim tarihine bir ay kala tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkına varır: Romanı bir gün bile geciktirirse, eserlerinin telif haklarına 9 yıl dokunamayacaktır.
AVRUPALILAR PARAYA TAPAR!
Petersburg'un en iyi steno (hızlı not alma) öğrencilerinden 20 yaşındaki Anna Grigoryevna Snitkina ile anlaşır. Odasında aşağı yukarı yürüyerek hikayeyi yüksek sesle anlatır, Anna ise duyduklarını kağıda not düşer. Akşamları da bu notları temize çeker, ertesi gün Dostoyevski kontrol eder. Bu sıkı çalışmayla 26 günde Kumarbaz biter. Bu ölümüne çalışma süreci, Dostoyevski ile Anna arasında büyük bir bağ oluşturur. Roman bittikten kısa bir süre sonra evlenirler. O kadın, Dostoyevski'nin hayatının sonuna kadar onun borçlarını, yazı işlerini ve kumar krizlerini yöneten en büyük destekçisi olur
Dostoyevski, Kumarbaz'da Avrupalıların (özellikle de Almanların ve Fransızların) parayla kurduğu ilişki ile Rusların karakteri arasındaki farkı da çok sert bir ironiyle eleştirir: "Kumar oynamak, birikim yapıp faiz yemekten çok daha asil bir iştir; çünkü kumarda en azından kadere meydan okursunuz, oysa uygar insan paraya tapar."