Dünyada ses getiren yeni albümlerin birçoğunu Türkiye'deki raflarda görmek giderek zorlaşıyor. Amazon. com, Rolling Stone, Q Magazine, Mojo, The Guardian, Billboard, Spin Magazine ve Uncut gibi önemli müzik dergilerinin ve internet sitelerinin editörlerinin 2009 en iyi 10 seçkilerinde yer alan albümlerine baktığımızda bunu çok açık bir biçimde görmek mümkün. Söz konusu listelerde 2009'un en iyileri olarak toplam 54 albüm yer alıyor. Türkiye'de bu albümlerin sadece dokuz tanesi yayımlanmış durumda. Yayımlanan albümlerde dikkat çekici olan ise Türkiye'de dağıtım sıkıntısı çekmeyen büyük plak şirketleriyle anlaşmalı, fazlasıyla tanınan ya da görece tanınmış sanatçılar olmaları;
Together Through Life - Bob Dylan,
Backspacer - Pearl Jam,
Humbug - Arctic Monkeys,
The Resistance - Muse,
No Line on the Horizon - U2,
Working On A Dream - Bruce Springsteen & The E Street Band,
Journal for Plague Lovers - Manic Street Preachers,
It's Not Me, It's You - Lilly Allen,
West Ryder Pauper Lunatic Asylum - Kasabian. Öte yandan 2009 boyunca ses getiren ve söz konusu listelerin hemen hepsinde yer alan, Grizzly Bear'in
Veckatimest, Yeah Yeah Yeahs'in
It's Blitz, Dirty Projectors'ın
Bitte Orca, Animal Colective'in
Merriweather, Phoenix'in
Wolfgang Amadeus Phoenix adlı albümleri Türkiye'de bulmak imkansız. Biz de dünyada çok konuşulan ama raflarda izine rastlayamadığımız albümlerin akıbetini sektörden insanlara sorduk.
Bülent Forta (MÜ-YAP Başkanı)
Batı'daki tüketici ürünün fiyatına razı
"Bazı albümlerin Türkiye'de basılmamasının nedeni bir pazarların olmamasıdır. Türkiye'de herhangi bir albümün çıktığı plak şirketinin mümessili yoksa dışardan o CD'yi alıp getirtebilirsiniz. Yurtdışından albüm ithalatında bürokrasi ve prosedürler de çok fazla. Ek maliyetler getiriyor. Bu da fiyatlara yansıyor. Yabancı albümlerin fiyatları Türkiye'de çok yüksek. Pahalı olduğu için de korsanı tercih ediliyor. Batıda ise insanlar fiyatı ne olursa olsun razı. Yerli CD'ler ise ucuz. Nedense Türkiye'de pahalı bir sürü şey alınıp satılıyor ama iş kültür sanatla ilgili ürünlere geldiğinde o para fazla geliyor."
Mete Sohtaoğlu (Radyo Eksen - DJ)
Tekelleşme başladı
"Yurtdışında müzik listeleri etkili. Türkiye'de ise tam tersi işliyor. Listeler sanatçıların konser vermelerini kolaylaştırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Piyasa da çok küçüldü. Yabancı albümleri getirtmek masrafları düşünüldüğünde değecek bir şey değil artık. Müzik şirketleri eskiden bağımsız markaların distribütörlüğünü alıyorlardı. Ancak büyük şirketler onları kendi bünyelerine fazlasıyla katmaya başladı. Bir tür tekelleşme başladı. Yabancı albümlerden ancak birtakım best of ve mix albümler biraz satıyor. Albümü çıkan ünlü isimlerin bile satış rakamları gülünç seviyelerde. Tabii ki internetten on binlerce indiriliyorlar,"
Haluk Ataklı (Hammer Müzik)
Maliyeti çok yüksek
"Yurtdışında ses getiren albümleri artık Türkiye'de bulmamızın birkaç nedeni var. Öncelikle ekonomik nedenleri sayabiliriz. Türkiye'de prosedürler uzun maliyetler yüksek. Bir albümün maliyeti başta düşük gibi gözüküyor ama üst üste eklenince masraflar katlanıyor. Piyasada 3- 4 büyük oyuncu kaldı. Büyük birkaç plak şirketinin Türkiye temsilcilikleri var ve kendi ürünleriyle istediklerini yapabiliyorlar. Dışarıdaki bağımsız firmaların distribütörlüğünü yapmanın, yurtdışından albüm basmanın anlamı kalmadı artık. Bu albümleri internetten siparişle almak daha mantıklı. Müzik sektörü zaten böyle giderse bitmek üzere."
Zihni Şahin (Zihni Müzik)
En pahalı CD'ler Türkiye'de
"Türkiye'de temel sorun yurtdışından bir firmanın müzik ithal etmek istediğinde ürünü herhangi bir dağıtıcı firmadan değil, üreticiden almak zorunda olması. Bunun nedeni ise bandrol yasası. Diyelim ki küçük bir plak şirketinin albümlerini getirmek istiyorsunuz. Yasa mümessillik anlaşmasını şart koşuyor. Bu nedenle dünyada çıkan albümlerin yüzde 5'i bile Türkiye'ye gelmiyor aslında. Yasa aslında bir anlamıyla internetten korsan indirmeye de yol açıyor. Prosedürler çok ağır ve maliyetli. Halbuki bir firma gümrük vergisini ve KDV'yi ödeyerek bu albümleri getirtip satabilmeli. Hem böylece yurtdışında birçok ülkede olduğu gibi her dükkânın farklı bir kimliği ve müşteri profili de oluşabilir. Maliyetler nedeniyle sadece 3-5 marka var piyasada. Ayrıca dünyada en pahalıya CD satan ülkelerden biriyiz. Türkiye'de müzik dinleyen insan örneğin ABD'dekine göre aynı ürünler için beş misli daha fazla para harcamak zorunda kalıyor."