Bir sihirbazın hayatını ve sihir gösterilerini izlemek için Sihirbaz adlı oyun çok uygun. Oyunun yazarı ve oyuncusu Özgür Özdural, yeni neslin keyif almaktan çok, açık yakalamaya çalışmasından şikayetçi
Özgür Özdural aslında bir dublaj sanatçısı. 18 yıldır Gözlüklü Şirin'den Leonardo Di Caprio'ya, Garfield'dan Matt Damon'a kadar pek çok kişi ve çizgi film karakterini seslendirmiş. "Hiçbir zaman profesyonel bir iş olarak bakmadım. Para da kazandığım bir hobi benim için," dediği sihirbazlığı ise tam 11 yıldır yapıyor.
ULUSLARARASI ÖDÜLLÜ İki kere Balkan Şampiyonu olmuş; bu yıl Litvanya'daki uluslararası bir yarışmada jüri özel ödülü almış. Tiyatrocu ağabeyi Savaş Özdural vesilesiyle tiyatro oyunculuğuna da meyletmiş Özdural. Zaten kendi yazıp rol aldığı Sihirbaz adlı oyun/gösteriyi de, ağabeyinin de kurucularından olduğu Tiyatro Ak'la Kara'da sergiliyor. Ayrıca şu sıralar Ak'la Kara'da oynanan Fare Kapanı adlı oyunda da rol alıyor. "Peki size ne diyelim; sihirbaz mı, illüzyonist mi?" diye sorunca şu yanıtı veriyor Özdural: "-Baz eki, oyuncu anlamına gelir. Kumarbaz, kumarla oynayan; canbaz, canıyla oynayan gibi. Sihirbaz da sihirle oynayan insan anlamına gelir ki bu benim çok hoşuma gidiyor. Onun karşısına koydukları illüzyonist ise göz yanıltıcı, göz boyayan demek. Orada bir kandırmaca var, o da hoş değil bence..." Sihirbazlığa nasıl başladığını ise şöyle anlatıyor: "2000'de bir arkadaşım beni 'Sihirli Salı' isimli bir gösteriye götürdü. Sekiz sihirbaz bir araya gelip birlikte gösteri yapıyordu her salı. Ertesi hafta bir daha gittim, ertesi hafta bir daha... Dördüncü haftada artık aramızda göz temasımız başladı. Ustam olan Selim Başarır, bana iskambil kartlarıyla yapılan bir oyunu öğretti. Bir hafta çalıştım üzerinde. Ertesi hafta gittiğimde artık yapıyordum. Ondan sonra aramızda bir usta-çırak ilişkisi başladı. Selim Başarır şimdi bu oyunun süpervizörlüğünü de yapıyor." Özdural'ın en rahatsız olduğu konu ise yeni neslin sihirbazlığa yaklaşımı: "Bizim neslimiz 'Sihirbazın açığını nasıl yakalarım?' diye bakıyor. Biz bunu kırmaya çalışıyoruz. Bütün gösteri dallarında, o işten keyif almanız için önce inanmanız gerekir. Bizim misyonumuz, sizi alıp büyülü bir dünyaya götürmek, o dünyada yarım saat tutmak ve oradan çıktıktan sonra içinizde 'Hayata biraz da böyle bakabilirim,' cümlesinin kalması..."
DAVID COPPERFIELD SON BÜYÜK SİHİRBAZDI
Sihirbazlığın artık eski tadının kalmadığını düşünen Özgür Özdural, eskiden sihirbazlığın drama yönünün daha güçlü olduğunu, ancak son dönemde insanların daha çok efektin büyüklüğüne odaklandığını anlatıyor. Özdural, buna ilginç bir örnek veriyor: "Bir gün internette İngiliz bir sihirbazı izledim. Çocuk, şizofren bir sihirbaz yaratmış. İzlerken önce 'Bu deli herhalde gerçekten,' diye düşünüyorsunuz. Gösteri bitince çocuk selam veriyor ve normale dönüyor. O zaman deli olmadığını anlıyorsunuz. Bunlar çok keyifli. Bir de sadece suyun üzerinde yürüyenler, bir tablodan hamburgeri çıkarıp, ısırıp yerine koyanlar var. Ama başka bir şey yok, sadece bunları yapabildiğini gösteriyor. Sen de izleyip 'Eee,' diyorsun. Bence David Copperfield son büyük sihirbaz. Çünkü yaptığı her gösteriye mutlaka drama ve duygu katar. Film izler gibi izlenir onun bütün gösterileri. İşte bizim yapmaya çalıştığımız da onun gibi bir şey. Ama onun da devri kapanıyor artık ne yazık ki."
Çağına uymayan bir sihirbaz
Sihirbaz adlı oyun her salı saat 20.30'da, Kadıköy'deki Tiyatro Ak'la Kara'da sergileniyor. Oyunda, Özgür Özdural'ın kurguladığı Harry La Fontaine adlı bir sihirbazın hayatı anlatılıyor. Özdural, "Bugünün dünyasına göre ben biraz anarşist metin yazdım," diyor Sihirbaz için ve devam ediyor: "Biz bir kaosun, çok büyük bir hızın içinde yaşıyoruz. Ve hepimiz bu hızdan, bu 'hayatın gerçek olmayan dinamikleriyle' çevrilmiş olmaktan rahatsızız. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz, zaman zaman unutuyoruz ve böyle yaşayıp ölebiliyoruz. Benim karakterim biraz bunların dışında kalan bir karakter. Hırsları yok. 17 yaşında hayatının en mutlu günlerini, büyük bir aşkla yaşamış. Sonra onu kaybetmiş. O mutlu, olağanüstü beş yıldan sonra böyle bir acı yaşayınca, bir daha hayatın içindeki sahte dinamiklere uyum sağlayamamış. Hep hayatın dışında yaşamış. Ama belki bu yüzden yavaş yavaş gerçekten sihri okşayabilecek hale gelmiş bir adam." Oyunda Alayça Öztürk, Harry'nin çocukluğunu, Doruk Ülgen ise gençlik dönemini canlandırıyor. Özgür Özdural ise hem anlatıcı hem de Harry'nin olgunluk dönemi. Tabii üçünün de birbirinden ilginç sihir oyunları var. Oyuna yetişkinler kadar çocuklar da büyük ilgi gösteriyor.