Olayın gerçekleştiği yıl kaynaklara göre 1361 ile 1371 arasında olduğu tahmin ediliyor. Edirne'nin Bizans İmparatorluğu'nun elinden alınmasından bir süre sonra, başkent olduğu ilan edilmiştir. Edirne 1453 yılına kadar Osmanlı Devleti'nin başkentliğini yapmıştır. 1453 yılında İstanbul'un ele geçirilmesi ile birlikte aynı zamanda imparatorluk ünvanı da kazanan Osmanlı Devleti başkentini İstanbul yapmıştır.
Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde Balkanlardaki fetihleri Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa gerçekleştirmekteydi. Yapılan fetihler sonrasında bölgede paşa sancağı kurulmuştu. Sancak, batıda Keşan ile İpsala arasında Yayla Dağı'ndan ve Malkara ile Hayrabolu'yu ayıran dağlık bölgeden geçmekte, Marmara Denizi sahillerinde Tekfurdağı kasabası güneyinde Bakacık Tepesi ve Hora'ya kadar uzanmaktaydı.
1357 yılının yazında Orhan Gazi'nin 11 yaşındaki oğlu Halil'in Foçalı korsanların eline düşmesinin ardından Bizans İmparatorluğu'ndan yardım istenmiştir. Ve karşılığında iki taraf arasında yapılan anlaşmalar gereği Osmanlılar Bizanslılara saldırmayacağının garantisini vermişlerdir. Ancak Bizans İmparatorluğu Foça'ya iki sefer düzenlemiş ve düzenlenen iki seferde de başarı gerçekleştirememişti. Bunun üzerine Orhan Gazi oğlunun kurtarılamaması üzerine Bizans İmparatoruna kurtarılmadığı takdirde anlaşmanın bozulacağı ve Osmanlı'nın savaşlara devam edeceğini belirtti. Bunun üzerine Bizans İmparatoru Foça'ya bir sefer daha düzenleyerek Halil'i kurtardı. Ardından Bizans İmparatorunun kızıyla Orhan Gazi'nin oğlu Halil nişanlanarak barışı daim etme düşünüldü. 1359 yazında kurtulan Halil'in kurtulmasına kadar herhangi bir şekilde Rumeli'de Osmanlı ile Bizans arasında bir savaş yaşanmamıştır.
Daha sonra ise Murad Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu Edirne'yi fethetmiştir. Murad Gazi'den önce Edirne'ye gelen Şahin Paşa muharebenin ilk evrelerinde oldukça başarılı sonuçlar elde etti. Murad Gazi'de geldiğinde taarruz kuvvetlendi. Hacı İlbeyi ve Gazi Evrenos Meriç nehri kıyılarından şehre girmeyi başardılar. Yaşanan çarpışmalarda başkumandanı öldürülen Edirne Hükümdarı savaşı kazanamayacağına karar verip aile efradıyla birlikte sandala binerek Enez'e kaçtı. Hükümdarı kaçan, başkumandanı öldürülen Edirne, fazla karşı koyamadı ve hisar cebren ele geçirildi (1360). Edirne'nin fethi ile aynı zamanda Tekirdağ'da fethedilmiş oldu. Günümüzdeki Tekirdağ ili bu dönemde Tekfur Dağı olarak anılmaktaydı.
Bunun üzerine Edirne başkent olarak ilan edilmiş ve bir daha İstanbul'un fethine kadar bu böyle devam etmiştir.