Fransız-Belçikalı sanatçı Charles-Joseph de Ligne'ın ışık, renk ve algı üzerine kurduğu görsel araştırma, Lightscapes ile İstanbul'da. Nisa Taşyar Savaş'ın sahibi olduğu Vision Art Platform'un Akaretler'deki mekanında 19 Eylül'de açılan sergi, de Ligne'ın deneysel fotoğraf pratiğine odaklanırken, fotoğrafın sınırlarını analog ve dijital süreçlerin kesişiminde yeniden düşünmeye davet ediyor.

Küratörlüğünü Susanne Van Hagen'in üstlendiği serginin açılışı için verilen davete iş ve sanat dünyasından seçkin isimler katıldı; Vogue Türkiye işbirliğiyle gerçekleşen davete katılan isimler arasında Gökçe Şahinoğlu, Hüseyin Özdemir, Rahşan Düren, Sanem Gürün, Burcin Kargin, ve Assif Assefi öne çıktı.

1980 yılında Paris'te doğan Charles-Joseph de Ligne, köklü Ligne-La Trémoïlle ailesinin bir mensubu olarak kültür, tarih ve sanatsal mirasla iç içe bir çevrede yetişti. İsviçre ve İngiltere'de tamamladığı eğitimin ardından sanatsal araştırmalarını bağımsız olarak sürdüren sanatçı, Paris'teki Académie de la Grande Chaumière'in açık programına katılarak kompozisyon, ışık ve peyzaj temelli formlara yönelik ilgisini geliştirdi.

Hindistan, Çin ve Portekiz'de geçirdiği uzun dönemler ise görsel dünyasının yanı sıra felsefi ve spiritüel araştırmalarının şekillenmesinde rol oynadı. Bugün ağırlıklı olarak deneysel fotoğraf üzerine çalışan de Ligne, analog ve dijital süreçleri bir araya getiren hibrit pratiğiyle görüntünün nasıl oluştuğu kadar nasıl dönüşebileceğini de araştırıyor. Durağan görüntü, hareket hissi ve resimsel malzeme arasında kurduğu ilişki, çalışmalarında soyutlama ile meditatif bir atmosfer arasında hareket eden bir görsel dünya yaratıyor. Lightscapes de bu yaklaşımın bir uzantısı olarak, peyzaj görüntülerini ışık ve renk üzerinden yeniden ele alıyor.

De Ligne'ın üretiminde fotoğraf, çekim anında tamamlanan bir görüntü olmaktan çıkıp sanatçının müdahalelerine açık bir malzemeye dönüşüyor. Gümüş jelatin gibi geleneksel fotoğraf tekniklerini çağdaş yöntemlerle bir araya getiren sanatçı, negatifler üzerinde aşındırma, yakma ve kimyasal müdahaleler gerçekleştiriyor. Bu işlemler, görüntünün yüzeyinde kontrollü deformasyonlar yaratırken malzemenin öngörülemezliğini de üretim sürecinin bir parçası hâline getiriyor. Fiziksel olarak dönüştürülen negatifler daha sonra dijital ortama aktarılıyor; katmanlandırma, tonların yeniden düzenlenmesi ve kompozisyonun yeniden yapılandırılmasıyla görüntü yeni bir forma kavuşuyor.

Bu fiziksel ve dijital dönüşüm, sanatçının çalışmalarında ışık, yüzey ve derinliğin sabit unsurlar olmaktan çıkmasını sağlıyor. Gümüş halojenür C-print ve tuval üzerine arşivsel pigment baskı teknikleriyle üretilen eserlerin bazıları, elle uygulanan verniklerle tamamlanıyor. Sonuçta fotoğraf ile resim, gerçeklik ile soyutlama arasında gidip gelen bir görsel alan ortaya çıkıyor. Vision Art Platform'daki Lightscapes, farklı coğrafyalardan beslenen peyzaj imgelerini bu dönüşümün merkezine yerleştirerek de Ligne'ın ışık ve algı üzerine geliştirdiği araştırmayı İstanbul'a taşıyor.

Lightscapes, 7 Kasım 2026'ya kadar Vision Art Platform Akaretler'de görülebilir.