SORU: Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta iken istifa edip memur kadrosuna açıktan atanan personelin intibakı nasıl yapılmalı?
CEVAP: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, "657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler." hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte; (mülga) Devlet Personel Başkanlığının 1/6/2010 tarihli ve 10440 sayılı görüş yazısında, "3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa tabi uzman erbaş ve uzman jandarma olarak en az iki yıl görev yaptıktan sonra kendi istekleri ile istifa ederek görevinden ayrılanların ayrıldıkları tarihte hak etmiş oldukları aylık derecelerine eşit bir derecenin aynı kademesine asli memur olarak atanmaları; ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36'ncı maddesinde öğrenim durumu itibariyle tespit edilen giriş derece ve kademelerinin üzerinde bir derece ve kademe ile uzman erbaş ve uzman jandarma görevine başlatılanların, atandıkları kadroda, ilk kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi için kanuni bekleme sürelerinin, fazladan kazanılan derece ve kademeye tekabül eden süre kadar uzatılması ve bu süre tamamlanıncaya kadar da atandıkları derecede kademe ilerlemesi yaptırılmaması gerektiği" belirtilmiştir.
Diğer yandan, Danıştay 5. Dairesinin 13/6/2014 tarihli ve E:2011/3832, K:2014/5224 sayılı kararında, "Yukarıda metni yazılı 92. maddenin ikinci fıkrasında, 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden ayrılmış olanların memur kadrolarına atanmalarına imkan tanınmıştır. Ancak, bu Kanuna tabi olmayanların, 657 sayılı Kanunda düzenlenen derece ve kademeleri bulunmadığından, bunların hangi derece ve kademeden memuriyete başlayacağına ilişkin herhangi bir kural, madde metninde yer almamıştır. Keza, hangi hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin tespitinde değerlendirileceğinin düzenlendiği Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin "Ortak Hükümler" başlıklı bölümünün (C) bendinde de uyuşmazlık konusu olaydaki uzman erbaşlıkta geçen hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Ayrıca, Danıştay 2. Dairesinin 26/5/2015 tarihli ve E:2012/10130, K:2015/5800 sayılı kararında da, "Dosyanın incelenmesinden, "1994 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman çavuş olarak göreve başlayan ve ................tarihinde kendi isteğiyle sözleşmesini feshedip görevinden ayrıldıktan sonra ...............tarihinde ........... bulunan 5. derecenin 3. kademesindeki .....................kadrosuna açıktan atanan davacının, bulunduğu derece ve kademede bekletilerek ilerleme yapılmaması üzerine ............... tarihli dilekçe ile intibakının yapılması yolundaki başvurusunun, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesinde öğrenim durumu itibariyle tespit edilen giriş derece ve kademenin üzerinde bir derece ve kademe ile uzman erbaşlık görevine başlatılmış olması nedeniyle daha sonra atanmış olduğu şoför kadrosundaki ilerleme süresinin, fazladan kazanılan derece ve kademeye tekabül eden süre kadar bekletilmesi gerektiği gerekçesiyle ......................şlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi olarak uzman çavuşluk görevine, 657 sayılı Kanunun 36. maddesinde öğrenim durumuna göre belirlenen başlangıç derecesinden, daha üst derece ve kademeden başlamış olan davacının, görevini sürdürdüğü kurumdaki emsallerine göre daha üst bir derece ve kademede bulunması nedeniyle, yukarıda yer verilen düzenlemelerin amacı göz önüne alındığında, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerinin gereği olarak bulunduğu derecede, fazladan kazanılan derece ve kademeye tekabül eden süre kadar bekletilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir." ifadesine yer verilmiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde diğer personel kanunlarına tabi olarak görev yapmakta iken kendi isteği ile istifa eden akabinde münhal bulunan memur kadrosuna açıktan atanan personelin yeni görevine önceki görevinde ulaştığı derece ve kademeden başlatılması, önceki görevine daha yüksek bir dereceden başlamış olması nedeniyle de başlangıç derecesindeki farklılığa karşılık gelen süre kadar bekletilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.