657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 87 nci maddesinde, "Memurlara; a) Bu Kanuna tabi kurumlarda, b) Sermayesinin tamamı Devlet tarafından verilmek suretiyle kurulan iktisadi kurumlar ile sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait bankalarda, c) Özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan banka ve kuruluşlarda, ç) Yukarıdaki bentlerde yazılı idare, kuruluş ve bankalar tarafından sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan kuruluşlarla bunların aynı oranda katılmaları ile vücut bulan kurumlarda, İkinci görev verilemez; bu kurumlardan her ne ad ile olursa olsun para ödenemez ve yarar sağlanamaz. Ancak, bu Kanunun memurlara ikinci görev verilmesini öngören hükümleri ile hakem, tasfiye memuru ve bilirkişilere takdir olunan İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni başkanları, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan ve asli görevlerinin devamı niteliğinde olmayan çeşitli kurul, komisyon, heyet ve jüri çalışmalarına, Üniversiteler, Akademiler, Türkiye ve Orta - Doğu Amme İdaresi Enstitüsü ve özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan araştırma kurumları tarafından idareyle ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırma çalışmalarına katılanlar için özel kanunlarınca gösterilen veya bu kanunlara dayanılarak tespit edilen ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 290 ıncı maddesinde, "... Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur.
Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır. Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir." hükmü bulunmaktadır. 2 30/01/2019 tarihli ve 30671 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik ile 'komiserin nitelikleri' belirlenmiştir.
Öte yandan ; Kamu Denetçiliği Kurumunun 16/08/2021 tarihli ve 19099 sayılı kararında, "25. Bunların yanında, İcra ve İflas Kanunu'nun konkordatoya ilişkin hükümleri göz önünde bulundurulduğunda; konkordato sürecinin iki yıldan fazla devam edebildiği ve bu süreç boyunca konkordato komiserinin aktif olarak görev yaptığı, ayrıca, konkordato komiserinin görevleri arasında; "konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak", "borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek", "mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak", "alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek", "talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek" gibi hususların sayıldığı, yanı sıra konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra alacaklılar toplantısına başkanlık ederek borçlunun durumu hakkında rapor vermenin de konkordato komiserinin yapacağı işler arasında yer aldığı, bahse konu görevlerin mahiyeti dikkate alındığında bu işlerin yerine getirilebilmesi için belli bir zaman harcanması gerektiği, oysa; devlet memurlarının haftalık belirli bir çalışma süresinin bulunduğu ve bu süreye uyulmasının memurların sorumlulukları arasında yer aldığı anlaşılmış olup devlet memurlarının konkordato komiserliği yapabileceğinin kabul edilmesi halinde; asli görevlerinin gereklerini yerine getirememeleri ve dolayısıyla da asıl sorumlu oldukları hizmetin aksamasının söz konusu olabileceği değerlendirilmiştir.
26. Ayrıca; konkordato komiserliğini bilirkişilik, hakemlik ve tasfiye memurluğu görevi gibi değerlendirmek de mümkün görünmemektedir. Şöyle ki; ilgili mevzuatta devlet memurlarının konkordato komiserliği yapabileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmazken, 657 sayılı Kanun'un "İkinci görev yasağı" başlıklı 87'nci maddesinde, hakemlik, tasfiye memurluğu ve bilirkişilik görevleri ikinci görev yasağının kapsamı dışında tutulmuş, ayrıca 6100 sayılı Hukuk 3 Muhakemeleri Kanunu'nun 270'inci maddesinde, bilgisine başvurulacak konuyu bilmeksizin, meslek veya zanaatlarını icra etmesine olanak bulunmayanların ve bilgisine başvurulacak konu hakkında, meslek veya sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanların bilirkişilik görevini kabulle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Kaldı ki bilirkişilik, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde görüş bildirilmesinden ibaretken konkordato komiserliği belli bir süreci kapsamakta ve aktif olarak görev alınmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla hem tabi oldukları mevzuat hem de yapılan görevin niteliği bakımından konkordato komiserliği ile bilirkişiliğin birçok farklılık arz ettiği açıktır." denilerek Devlet memurlarının konkordato komiseri olamayacakları belirtilmiştir.
Konuya ilişkin olarak Kamu Denetçiliği Kurumuna verilen Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 14/12/2020 tarihli ve 48678 sayılı görüş yazısı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürlüğünün 09/12/2020 tarihli ve 4548 sayılı görüş yazısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 08/12/2020 tarihli ve 2756751 sayılı görüş yazısı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 04/12/2020 tarihli ve E.681922 sayılı görüş yazısında Devlet memuru olarak istihdam edilen personelin konkordato komiserliği yapamayacağı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, 657 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapan memurların konkordato komiserliği belgesi alarak konkordato komiserliği yapamayacakları değerlendirilmektedir.