213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesi kapsamında verilen mahkûmiyet Devlet memurluğuna engel olur mu? Vergi Usul Kanununa muhalefet, suçlarından ceza alanlar Devlet memuru olabilir mi? Memurluğa engel mi?
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A/5 maddesinde, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmü ile "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98 inci maddesinde, "Devlet memurlarının a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması; b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; c) Memurluktan çekilmesi; ç) İstek, yaş haddi, malûllük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması; d) Ölümü; hallerinde memurluğu sona erer." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinde, "10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde ... kura sonucu atama teklifi yapılanları atamak zorundadır." hükmü bulunmaktadır. Öte yandan, Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilecekler Hakkında Yönetmeliğin "Atama ve göreve başlama" başlıklı 11 inci maddesi, "... Kamu kurum ve kuruluşları, atama teklifi yapılanların Kanunla belirtilen istisnalar dışında teklif edilen kadro veya pozisyonların gerektirdiği atanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını kontrol etmekle yükümlüdürler.
İlgili mevzuat ile belirlenen atanma şartlarına haiz olmayanların atama işlemleri yapılmaz. ..." hükmünü içermektedir.
Bununla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinde, "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. …" hükmü yer almaktadır.
Ayrıca; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmü bulunmaktadır.
Bununla birlikte; 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinin birinci fıkrasında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlıklı 359 uncu maddesinde,
"a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. ..." hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede; Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu, Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde "Kaçakçılık suçları ve cezaları" başlığı altında düzenlenmiş olup, bu madde içeriğinde ilgilinin üzerine atılı suç olan sahte belge düzenlemek fiili de sayılmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.12.2024 tarihli ve E.2023/1407, K.2024/3555 sayılı kararında ise, "... Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi ile mahkûm olunan hapis cezasının kanuni sonucu olan hak yoksunlukları (Devlet memurluğuna girme hakkı dahil) cezanın infaz süresi ile sınırlandırılmışken, Devlet memurluğuna alınma ile ilgili özel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Kanun'un 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun'la değiştirilen 48-A/5. maddesinde; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile maddede sayılan suçlardan mahkumiyetin Devlet memurluğuna alınmaya engel olduğu hükme bağlanarak, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan düzenlemeden farklı istisnai bir düzenleme yapıldığı, Her ne kadar, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile eklenen 13/A maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlardan kaynaklı hak yoksunlukları bakımından "yasaklanmış hakların geri verilmesi" müessesesi getirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5.maddesindeki değişikliğin gerek Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki düzenlemeden gerekse Adli Sicil Kanunu'nun 13/A. maddesindeki düzenlemelerden sonra yürürlüğe girdiği ve her iki Kanuna göre özel kanun niteliğinde olduğu nazara alındığında, yapılacak atamalarda Devlet memurluğuna alınma ile ilgili olarak "özel" ve "sonraki" kanun niteliğinde olan Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemenin esas alınması ve idarece buna göre işlem tesis edilmesi gerektiği, Gelinen noktada; 657 sayılı Kanunun 48/A-5. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun aksine belli suçlar açısından süresiz hak yoksunluğu getirecek bir düzenleme yapıldığından, memnu hakların iadesi kararı ya da adli sicil kaydının silinmesi, kanun metninde sayılan suçlardan dolayı ortaya çıkan hak yoksunluğunu ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığı, Memnu hakların iadesi kararının, mahkumiyet kararını ortadan kaldıran değil, yalnızca yasaklanmış bazı hakların iadesine yönelik bir karar olduğu, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlar dışında kalan suçlar bakımından devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliği geleceğe dönük olarak ortadan kaldırdığı, ancak anılan Kanun maddesinde devlet memuru olabilmek için yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamak koşulu arandığından, memnu hakların iadesi kararının, yüz kızartıcı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı almış kişiler yönünden devlet memuru olabilme koşullarını sağlama bakımından bir hak doğurmayacağı, Bu durumda; davacının mahkumiyetine karar verilen "Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık" suçunun 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesi kapsamında bulunduğu, dolayısıyla davacının kamu görevine alınmasına yönelik hak yoksunluğunun devam ettiği, memnu hakların iadesi kararının 657 sayılı Kanun'un anılan maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ve "Affa uğramış olsa bile" ifadeleri nedeniyle davacı lehine bir hak doğurmayacağı göz önüne alındığında, davacının anılan Kanun maddesinde öngörülen şartları taşımadığı ve Devlet memuru olarak istihdamının mümkün olamayacağı sonucuna varıldığından, davacının istihdam edilmesine ilişkin başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. ..." şeklindeki değerlendirme ile kararın onanmasına hükmedilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 21.08.2026 tarihli ve E-74073113-045.01-403728 sayılı görüş yazısında, "Nitekim 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu'nun 359'uncu maddesinin "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlığıyla düzenlendiği;
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;
1- 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu'nun 359'uncu maddesi kapsamında verilen cezaların "kaçakçılık" suçu niteliğinde bulunduğu; "kaçakçılık" suçunun ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48' inci maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer aldığı,
2 Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının, Devlet memurluğuna engel teşkil eden nitelikli suçlar bakımından söz konusu engeli ortadan kaldırmayacağı düşünülmekte olup, anılan kişinin durumunun bu hususlar dikkate alınarak ilgili kurumca değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir." açıklamasına yer verilmiştir
Bu itibarla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesi kapsamında verilen mahkûmiyetin, mevzuat hükümleri, Danıştay kararları ve ilgili kurum görüşleri birlikte değerlendirildiğinde, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesinde yer alan "kaçakçılık" suçu kapsamında olduğu ve yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmiş olsa dahi Devlet memurluğuna engel teşkil ettiği değerlendirilmektedir.