CASTELFIDARDO, İtalya Arjantin, Şili, Fransa ve başka uzak yerlerde yaşayan akordeon meraklıları, İtalya'nın mükemmeliyete ulaşmış endüstriyel ürünlerinden bir parça satın almak için Adriyatik limanı Ancona'nın güneyindeki bu kasabaya geliyor. Şi l i l i Salomon Sa lcedo , Castelfidardo'da üretilmiş akordeonlar için "Onlar en iyileri. Onları mağazalarda bulamazsınız, sipariş üzerine yapılırlar. Bunun için buraya gelmelisiniz" diyor. Akordeon orkestralarının ABD'ye göç etmiş İtalyanların düzenlediği bütün kutlamaların demirbaşı olduğu İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde, Castelfidardo bu değerli üründen on binlercesini üretti. Kasabadaki insanlar ekonomik açıdan can düşmanları olarak, hâlâ Elvis Presley ve Beatles'ı gösteriyor. Yıllar içinde elektrogitarın pop müziğin gözde çalgısı haline gelmesi ve basit modellerin üretiminin çoğunlukla Asya'ya kayması, Castelfidardo'nun dikkatini nicelik yerine niteliğe odaklamasına neden oldu. Bu değişim, kasabanın kilit önemdeki bu sektörü oldukça küçülmüş bir şekilde de olsa ayakta tutmasını sağladı. Dedesinin 1946'da kurduğu şirketi yöneten Francesca Pigini, "Bizim akordeonlarımız ısmarlama elbise gibidir. Müziği hayatlarının önemli bir parçası haline getirmiş sanatçılarla ve insanlarla çalışmak ve işbirliği yapmak, bizler için hem bir zevk hem de kazanç" diyor. Castel f idardo'nun en büyük akordeon üreticisi Pigini, üretimini polka, vals ve hafif müzik gibi geleneksel müzik türlerine uygun enstrü manlarla, Çay kovski'nin 1883'te bestelediği bir süite yerleşt i rdiği , akordeonculara göre bir dönüm noktasını oluşturan akordeon kısmından sonra epeyce gelişen klasik repertuara uygun enstrümanlar arasında bölüştürüyor. Şirket, fiyatları 2 bin ile 30 bin euro arasında (3 bin-43 bin dolar) değişen 60 farklı model üretiyor. Pigini Castelfidardo'da enstrümanın neredeyse tüm parçalarını kendi bünyesinde üretmeyi sürdüren birkaç şirketten birisi. 40 kalifiye işçisi olan şirket, yılda yaklaşık bin 500 akordeon üretiyor. Bağsız kamıştan yapılan 5 bin yıllık Çin çalgısı "sheng"in günümüzün akordeonuna dönüşmesinin öyküsü, ilk patentin 1829'da alındığı Viyana'dan geçiyor. Ancak Castelfidardo'ya kalırsa akordeon, dükkânını 1863'te açan Paolo Soprani'nin yaratıcılığıyla bağlantılı yerli malı bir başarı öyküsü. Bu zanaatı devralan Soprani, işi büyütmek için ona modern sanayi stratejilerini uyguladı. Castelfidardo'daki üretim yaklaşık 10 bin kişinin çalıştığı onlarca fabrikada, 200 bine yakın akordeonunun üretildiği 1953'te zirveye çıktı. Bugün 300 kadar işçi çalıştıran, çoğunluğu küçük sadece 27 şirket kaldı. Ancak en az 6 bin parçanın birleştirilmesini gerektiren akordeon yapımının gerektirdiği hassasiyet ile beceriler, diğer sanayilere aktarılması da kolay oldu. Castelfidardo son 30 yılda makine yapımı ve ağaç işçiliği gibi başka sektörlerde çok başarılı oldu. Şu anda Castelfidardo'daki üretimin yaklaşık yüzde 15'i akordeon. Beltuna markasıyla yılda 800'e yakın akordeon üreten bir şirketi olan Francesco Mengascini, "Castelfidardo demek yüksek kalite demek. Biz de bu piyasadaki en kaliteli ve pahalı ürünleri üretiyoruz" diyor. Mengascini diğer çalgı ların çoğundan farklı olarak, akordeonların belli bir standarda göre üretilmediğini ve değişik ülkelerde kullanılan akordeonların kendine özgü bir sese sahip olduğunu söylüyor. Örneğin, tuş takımına sahip piyano akordeon ve düğmeli akordeon var. Hem sol hem sağ el için değişik sistemler mevcut. Tuş teknesinin ve bas sisteminin yerleştirilme şekline göre Rus, Tirol, Alman, İtalyan ve onlarca farklı çeşit bulunuyor. İmalatçılar, tek bir sistemin rahatlık sağlayacağını söylüyor. Çin ana akım akordeonlarda dünyanın en büyük imalatçısı haline gelirken, Castelfidardo'da çoğu kişi Asya'daki imalatı bir şans olarak görüyor. İmalatçıları ve pazarlamacıları bir araya getiren Consorzio Music Marche Accordions adlı birliğin başkanı Paolo Picchio, "Gelecekle ilgili karamsar değiliz. İleride profesyonelleşecek genç Çinli akordeoncuların bazıları, daha kaliteli çalgılar aradıklarında nereye gelecek? Castelfidardo'ya" diyor. Yaratıcı l ık Castelfidardo'daki ana sanayinin ayakta kalmasına yardım etti. Akordeon ayarı ve tamiri yapan Marco Tiranti, yılda yaklaşık 20 akordeon üreten kendi şirketi Euphonia'yı kurmaya karar vermiş. Şirketi iki yıl önce, "daha sıcak ve hoş bir ses" yaratan bir yeniliğin patentini aldıktan sonra kurmuş. Akordeon pazarının doygunluk noktasına ulaştığını kabul eden Tiranti, "sunabileceğiniz bir yenilik yoksa denemeye değmez" diyor. Küresel kriz yine de durumu kötüleştiriyor. Tiranti imalatçıların eşgüdümlü bir yaklaşımdan faydalanabileceğini belirterek, "Küçük güzel olsa da, küresel piyasada ayakta kalmanın tek yolu sinerji" diyor.
ELISABETTA POVOLEDO