ABD bundan bir yıl önce, Sandy Hook İlköğretim Okulu'nda 26 kişinin katledilmesiyle sarsıldı. Ancak harekete geçme isteği zamanla azaldı. Silahlı şiddet nedeniyle, ortalama sekiz saatte bir hâlâ bu kadar sayıda insanı daha kaybediyoruz. Silah politikamızın sonuçları şu sarsıcı istatistikte görülebiliyor: ABD'de 1970'ten beri silah yüzünden ölenlerin sayısı (yaklaşık 1.4 milyon), tarihimizin 200 yılı aşkın döneminde savaşlarda ölen ABD askerlerinin sayısını (1.2 milyon civarında) geçti. Bu silahlı cinayetler, 2001'de uyuşturucuyla ilişkili bir kavgada bir tanıdığını tüfekle öldüren John Lennon gibi (Beatles üyesi ünlü yıldızla akrabalığı yok) insanlar tarafından işlendi. Halen Attica, New York'taki Attica Cezaevi'nde hapis yatan Lennon, insanları hem diğer insanların hem de silahların öldürdüğünün bir kanıtı. Lennon bana beklenmedik biçimde gönderdiği, blog sayfama koyduğum mektubunda "Suçumu kabul ediyorum. Kurbanın canının aldığım ve onu yaşamdan kopardığım için üzgünüm. Ama silahım olmasaydı onu öldürmezdim" diyor. Lennon cinayeti "mükemmel bir ölüm makinesi" olan bir silahla işlediğini belirtiyor. Lennon şöyle devam ediyor: "Onu bıçaklayabilir miydim? Boğazını sıkabilir veya sopayla dövebilir miydim? Eğer böyle yapsaydım ve o ölmeseydi, şu anki halime göre (birini süratle ve korkakça öldüren biri) daha mı az suçlu olurdum? Her şeye rağmen bir katilim. Asgari 28 yıllık hapis cezamı çektiğim Attica'daki hücremde, sürekli bunu düşünüyorum". Lennon silahlar olmasa bile insanların yine de birbirlerini öldürmeye çalışacağını kabul ediyor. Aslında bunu kişisel tecrübesiyle biliyor. Çünkü hedef olduğu bir intikam saldırısını şöyle anlatıyor: "Hapishane avlusundayken, tıpkı benim Brooklyn'deki bir sokakta onun arkadaşına yaptığım gibi gizlice yanıma yaklaştı. Arkama dönünce, boynuma uzanan elini görüp yana çekildim. Daha sonra, gömleğimden tutup yan tarafıma şiddetli yumruklar indirdi. Kana susamış kalabalığın baskısıyla, arkadaşını silahla öldürdüğüm için bir buz bıçağını altı kez vücuduma sapladı. Ama işimi bitiremedi. Avlunun kör bir noktasında olduğumuz için yakalanmadı ve ben de onu ihbar etmedim. Hapishane ahlakı. Saldırganın niyeti belliydi, ama bulabildiği silah o iş için yetersizdi. Bu sayede hayatta kaldım". Lennon "Sağ kalmamın tek nedeni, saldırganın istediği silahı bulamamasıydı . Hapishanede silah bulabilseydik neler olacağını düşünebiliyor musunuz?" diyor. Lennon intihar etmeyi aklından geçirdiğini, ama kendini asmanın (hapishanedeki en iyi seçenek) zor ve acı verici olduğunu söylüyor. Böylece yaşamaya razı olmuş. Lennon öldürülmemesinin veya intihar etmemesinin tek sebebinin (silahların olmadığı güvenli bir yerde kalması) ironik oluşuna dikkat çekerek, dışarıda olsa öldürüleceğini belirtiyor. Bir katilin sözlerini aktararak ve yazdığı mektubu blogumda yayınlayarak, onun suçunu önemsizleştiriyor veya romantikleştiriyor değilim. Ama Lennon Washington'daki siyasetçilerin genelde kaçındığı acı bir gerçeği dile getiriyor. Lennon, "Piyasa ekonomisini destekliyorum. Ama konu ölüm makineleri olduğunda, silahların benim gibi insanların eline geçmesini önlemek için niçin kuralları sıkılaştırmayalım?" diye soruyor. Lennon haklı. Mesela ABD'de yaygın bulunan ve ölümcül cihazlara dönüşebilen otomobilleri ele alalım. Otomobilleri çok daha güvenli hale getirmek için yarım asır gibi kayda değer bir süre boyunca çabaladık. Silahlarda da aynısını yapmalıyız. Emniyet kemeri, hava yastığı ve kolayca görülen fren lambaları koydurduk. Sarhoş sürücülere göz açtırmadık, yolları ve bariyerleri iyileştirdik, genç sürücülere kademeli ehliyet verdik, sürücülere sigorta zorunluluğu getirdik. Sonuçta, trafikte kat edilen 100 milyon kilometrelik mesafedeki ölüm oranını yüzde 80 azalttık. Bu yüzden, artık ABD'de ateşli silahlar her yıl otomobillerden daha çok can alıyor. Silah konusunu, motorlu araçlar ve başka birçok konu gibi titizlikle ele almalıyız. Cep telefonu kullanmak için kurallar gerektiği halde silahlar için gerekmemesi saçma. Sandy Hook'taki kahramanlardan biri de, öğrencilerini saklayıp korumaya çalışırken öldürülen 27 yaşındaki öğretmen Victoria Soto idi. Washington bu cesaretin birazını gösterebilse hoş olurdu. Oysa siyasetçiler silah konusunda atalet ve sorumsuzluk sergiliyor. Yani Lennon'ın yazdığı ve iyi bildiği gibi, "hayatımız boyunca, ölümün daimi gölgesi altında yürüyoruz".