15 Temmuz gecesi darbe girişiminin en sıcak noktalarından biri olan Genelkurmay Başkanlığı önünde ayağından ve sırtından vurulan Kırıkkale Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hasan Önsoy, o geceyi yıllar sonra ilk kez ayrıntılı şekilde anlattı.
ÜLKEME HİZMET ETMİŞ GİBİYDİM
O gece milletin cesaretine bizzat şahit olduğunu belirten Önsoy, sadece izlemekle kalmadığını, Meclis bahçesindeki fıskiyeden abdest alıp şehadet bilinciyle Genelkurmay önünde direndiğini anlattı: Tankların önünde durduk, yaralıları taşıdık. Ben de o gece 7-8 yaralıya yardım ettim. O anlarda korku yoktu, sadece vatan vardı kalbimizde. "Ayağımdaki kurşun hâlâ duruyor. Ölmeden buradan gitmeyeceğim dedim ve geri çekilmedim." Vatanın kutsallığını, bayrağın ne kadar değerli olduğunu ve milletin birlik ruhunu o gece derinden hissettiğini ifade eden Önsoy, "Ülkeme hizmet ettiğimi en çok hissettiğim geceydi." dedi.
O GECE HİÇ KORKMADIM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine sokağa çıktığını belirten Önsoy, o gece Genelkurmay Başkanlığı önüne gittiğini söyledi. Saat 00.00 sularında açılan ateş sonucu ayağından vurulduğunu fakat hissettiği öfke ve inançla direnişten vazgeçmediğini dile getiren Önsoy, "Ayağımdan vuruldum. 9 milimetrelik mermi hâlâ ayağımda duruyor. O an hem büyük bir öfke hem de olağanüstü bir güç hissettim. Korkmadım çünkü o gece iman vardı kalbimizde." şeklinde konuştu.
ABDEST ALDIK, ŞEHADET İÇİN GİTTİK
Meclis bahçesindeki fıskiyelerden abdest aldıklarını, çünkü o geceyi bir şehadet gecesi olarak yaşadıklarını vurgulayan Önsoy, "Bu ülke zaten darbeler görmüş bir ülke. Bu millet, bir darbenin ülkeye ne kadar büyük zarar vereceğini bildiği için, özellikle yaşı büyük olanlar bu olaya daha büyük bir tepki gösterdi. Meclis bahçesindeki fıskiyelerden abdest aldık çünkü oraya şehadet için gitmiştik. Kızılay'dan gelen tankları durdurmaya çalıştık. Önce tankların üzerine çıktım, iki defa düşürüldüm." ifadelerini kullandı.
BİNLERCE İSİMSİZ KAHRAMAN VARDI
Önsoy, "17-18 yaşlarında gençleri gördüm o gece. Bu vatan sevgisi, imanla gelen bir cesaret. Allah rahmet eylesin, bir şehidimiz vardı. 'Nereden ateş ediyorlar?' diye sordu. Ben de gösterdim, 'Genelkurmay'dan' dedim. Onun kaçacağını sandım ama o çocuk Genelkurmay'ın içine doğru koşmaya başladı. Böyle bir milletin evlatlarından bahsediyoruz. Onun gibi binlerce kahraman vardı o gece; teyzelerimiz, amcalarımız..." diye konuştu.
Genelkurmay önünde yaşananları da aktaran Önsoy, "Silah sesleri yükselmeye başlayınca önce havaya ateş ediliyor sandık. Binaya girince yaralıları gördüm. Orada bir darbeci askerle karşılaştık. 'Abi, bırak yaralıyı' dedik. Asker bizimle hiç konuşmadı. Öfkesi ve darbe isteği gözlerinden okunuyordu. Şarjör değiştiriyordu. 'Sonuçta insan, bize sıkmaz' diye düşündük. Yaralıyı almaya çalışırken bizi de vurdu. Yaralıyı da bir kez daha vurdu. Zırhlı aracın üzerinden ateş açtı, biz yere düştük." dedi.
YARALI OLDUĞUMU HASTANEDE FARK ETTİM
Yaralı bir vatandaşı üst geçide kadar taşıdığını, ayağındaki kurşun deliğine taş sokarak kan kaybını durdurmaya çalıştığını anlatan Önsoy, "Allah razı olsun, bir arkadaşımız tişörtünü çıkarıp ayağıma sardı. O da şehit oldu. O çocuk, biraz önce 'Nereden ateş ediyorlar?' diyen çocuktu. Mekânı cennet olsun." dedi. O gece korkusuzca hareket ettiklerini söyleyen Önsoy, "O an olağanüstü bir korkusuzluk ve güç hissettim. 'Ben buradan ölmeden gitmeyeceğim.' dedim. O halde bile 7-8 yaralı taşıdık. Bir taksicinin aracını aldık. Bir motokurye, başka bir yaralıyı beline bağladı ve hastaneye götürdü. Ben sırtımdaki yaraları da ancak hastaneye gidince fark ettim." diye konuştu.