15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi İstanbul'un Çengelköy semtinde de millet, iradesine sahip çıkmak için ölümün üzerine yürüdü. FETÖ'cü darbecilerin silahlarına, tanklarına ve kurşunlarına karşı ellerinde yalnızca Türk bayraklarıyla direnen vatandaşlar, vatanın teslim alınmasına izin vermedi. O gece meydanlara koşan binlerce kahramandan biri de İstanbul'da Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde şoför olarak görev yapan, Giresun'un Tirebolu ilçesi nüfusuna kayıtlı Sedayi Yılmaz'dı. Yakınının düğününe katılmak için Çengelköy'de bulunan 44 yaşındaki Yılmaz, darbe girişimini öğrenir öğrenmez hiçbir tereddüt göstermeden düğün salonundan ayrıldı. Eğlenceyi yarıda bırakan Yılmaz ve beraberindekiler, Türk bayraklarını ellerine alarak darbecilere karşı direnişin merkezi haline gelen Çengelköy Meydanı'na koştu. O an tek düşüncelerinin vatanı hainlere teslim etmemek olduğunu belirten Yılmaz, silahlı darbecilerin açtığı ateşe rağmen meydanı terk etmedi.
'GURUR NİŞANESİ'
Çengelköy'de yaşanan kanlı saldırı sırasında kaburgasından vurulan Sedayi Yılmaz, ağır yaralı halde yerde sürünerek güvenli bir noktaya ulaşmayı başardı. Hastaneye kaldırılan Yılmaz'ın vücuduna saplanan kurşunun sağ akciğerine çok yakın ve hayati risk taşıyan bir noktada bulunduğu belirlendi. Doktorlar, yapılacak müdahalenin büyük tehlike oluşturması nedeniyle mermiyi çıkaramadı. Darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla rağmen o karanlık geceyi ilk günkü gibi hafızasında taşıyan Gazi Sedayi Yılmaz, vücudunda kalan kurşunla yaşamını sürdürüyor. Yaşadığı acıyı bir gurur nişanesi olarak gören Yılmaz, bedeninde taşıdığı mermiyi "şeref madalyası" olarak nitelendiriyor.
DÜĞÜNÜ BIRAKIP MEYDANA KOŞTULAR
DARBE girişimini öğrendikleri anda akıllarında sadece vatan savunması olduğunu belirten Sedayi Yılmaz, o anları şu sözlerle dile getirdi: "Yakınımızın düğünündeydik. 'Darbe oluyor' denildiği anda düğünü bırakıp meydanlara koştuk. Tek düşüncemiz vatanımızı hainlere teslim etmemekti. Ellerimizde Türk bayrakları vardı, yüreğimizde ise en ufak bir korku yoktu. O gece şehit olmaya gittik." Çengelköy Meydanı'ndaki direniş sırasında hainlerin açtığı ateş sonucu kaburgasından vurulan Yılmaz, sağ akciğerine yakın bir noktada kalan kurşunla yaşamaya devam ediyor. Doktorların hayati tehlike gerekçesiyle mermiye müdahale edemediğini ifade eden Gazi Yılmaz, yaşadığı gururu şu ifadelerle özetledi: "Kurşun kaburgama isabet etti. Yerde sürünerek güvenli bölgeye ulaştım. Ambulansla hastaneye kaldırıldım. Doktorlar merminin çok tehlikeli bir noktada olduğunu, bu nedenle çıkarılamayacağını söylediler. Bugün hâlâ o mermiyle yaşıyorum. O benim şeref madalyamdır." Aradan geçen 10 yılın acıları ve gururu eskitmediğini vurgulayan Sedayi Yılmaz, Türk milletinin o gece sergilediği destansı dayanışmaya dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı: "O gece yaşananlar gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor. Türk milleti o gece birlik ve beraberliğiyle vatanın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya gösterdi. Hainlere fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Birlik olduk, ihaneti yendik. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet duyuyorum. 15 Temmuz'u unutmadık, unutturmayacağız."