Hain FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 gecesi kalkıştığı darbe girişimi, Türk milletinin kahramanca direnişiyle geri püskürtülürken, geride kalpleri vatan sevgisiyle dolu yüzlerce şehit ve onların yokluğuyla büyümek zorunda kalan yetim çocuklar bıraktı. Hain kalkışmanın 10. yıl dönümünde düzenlenen anma törenlerine katılan şehit kızları, babalarının yokluğunda geçen on koca yılı, hiç hatırlayamadıkları baba kokusunu ve içlerinde her geçen gün çığ gibi büyüyen o tarifsiz hasreti anlattılar.

İÇİMİZ PARÇALANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkan ve Orhanlı gişelerinde hainlerin açtığı ateş sonucu 41 yaşında şehit düşen kaynakçı İhsan Yıldız'ın kızları Buse ve Havvanur, babalarını kaybettiklerinde henüz çok küçük yaştaydılar. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki bayrak asma töreninde konuşan kız kardeşler, babasız geçen çocukluklarını şu sözlerle özetledi: "Babamız o gece evde tekmiş. Annem televizyonda darbe girişimini görünce hemen babamı arayıp dışarı çıkmasını söylemiş. Babam vatanı için bir an bile tereddüt etmeden sokağa fırlamış. Sabah saatlerinde ona ulaşamadık; meğer kalçasından vurulup hastaneye kaldırılmış ve orada şehit düşmüş. Okulda, sokakta babalarının elini tutan çocukları gördükçe içimiz parçalandı. FETÖ'cü hainler bize baba sevgisini çok gördü. Şimdi tek amacımız, bu büyük ihanetin unutulmaması ve bizim gibi başka çocukların yetim kalmaması için mücadele etmektir."
ACIMI HAFİFLETEN TEK ŞEY
Benzer bir acıyı Ankara'da yaşayan 18 yaşındaki Rümeysa Selcan Koçak da henüz 8 yaşındayken babası Mustafa Koçak'ı hain darbecilerin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne F-16'larla düzenlediği ikinci bombalı saldırıda kaybetti. Babasıyla çok az anısı olduğunu belirten Rümeysa, hissettiği derin boşluğu şu cümlelerle dile getirdi: "Babam işi gereği sık sık yurt dışına giderdi, şehit olmadan bir hafta önce eve gelmişti. O gece gözünü kırpmadan Külliye'ye koştu ve orada şehit düştü. Ben küçükken beni gözünden sakınırmış ama ben o sevgiyi, o sıcaklığı tam olarak hatırlayamıyorum. Bir kız çocuğu için babasını hatırlayamamak, ona doya doya sarılamamış olmak dünyanın en büyük acısıdır. Her gece yatağa yattığımda onun kokusunu özlüyorum. 10 yıldır içimdeki bu özlem hiç eksilmedi, aksine ben büyüdükçe o da büyüdü. Babamın şehadetiyle gurur duyuyorum, bu gurur acımı hafifleten tek şey. Bu acıların ve hainliğin unutulmaması, başka çocukların boynu bükük kalmaması için sesimizi her platformda duyurmaya devam edeceğiz."