Terörist başı Fetullah Gülen'in liderliğini yaptığı Fetullahçı Terör Örgütü; dersaneler ve özel eğitim kurumları üzerinden devlet kurumlarına sızmış, örgüt üyeleri çalınan sorularla bürokraside kendilerine yer bulmuştu. Sınavlarda sorulan soruları önceden alan örgüt üyeleri Türk Silahlı Kuvvetleri'nde de yapılanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olduğu dönemde soru çalıp devlete yerleşen, yargı, emniyet ve TSK'nın içine sızan örgütün insan kaynağı bitirmek için harekete geçti ve dersanelerin kapatılmasına yönelik adım attı. FETÖ dersanelerin kapatılmaması için kampanyalar başlattı, AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan hedef alındı. Erdoğan, 21 Aralık 2013'te yaptığı açıklamada; "Devletin kurumları içerisine sızanlar şunu bilsinler ki, inlerine kadar gireceğiz, didik didik edeceğiz ve bu örgütleri teşhir edeceğiz" ifadelerini kullandı. Fetullah Gülen, örgütünü hedef alan AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'ı emniyet ve yargıdaki militanları kumpas kurmaya başladı. Recep Tayyip Erdoğan ise FETÖ'nün okul ve dersanelerin kapatılmasının ardından devletin içine sızan örgüt mensuplarını tasfiye etti. FETÖ'nün amiral gazetesi Zaman, televizyonu Samanyolu'na kayyum atadı. FETÖ'nün mali yapılanması olan Bank Asya'ya el koydu. Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi silahlı kalkışmasını önledi.
BUNLARIN HAKKINDAN GELMEK LAZIM'
Fetullah Gülen'in, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptığı açıklamalar da örgütün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı sevmediğini açıkça gözler önüne seriyor. Alman devlet kanalı olan ZDF, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki konutuna giderek röportaj gerçekleştirdi. Fetullah Gülen, 24 Eylül 2016 tarihinde gerçekleşen röportajda, Recep Tayyip Erdoğan'dan nefret ettiğini söyledi. Gülen, "Bir kere başta onunla (Recep Tayyip Erdoğan'la) çok sıkı münasebetim olduğu söylenemez. (...) Parti kurmak istediği zaman yanıma geldi. Şimdi el koydukları, temellük ettikleri FEM okulu vardı. (...) Benimle parti kurmak için düşüncemi almak üzere görüşmeye geldiğinde asansörle aşağıya giderken daha o zaman yanındaki arkadaşa diyor ki, 'Evvela bunların hakkından gelmek lazım' (...) Adımı bir kere andığını hatırlamıyorum... Yakınlık olup olmadığını bu mülahazalarla bence değerlendirmede yarar var" ifadelerini kullandı.
TEK BAŞINA MÜCADELE VERİYOR
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2012-2016 yılları arasında cemaate (FETÖ) karşı tek başına savaş verdiğini ve tek başına bırakıldığını ifade etti. İlker Başbuğ, 1 Ağustos 2016'da bir özel televizyona açıklamada bulundu ve "2012'den bugüne kadarki dönemde, FETÖ'ye karşı şimdiki Cumhurbaşkanı tek başına mücadele veriyor. 15 Temmuz öncesindeki süreçlerde Cumhurbaşkanın bazı konularda yalnız bırakıldığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.
KAÇIŞINI BÜLENT ECEVİT SAĞLADI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Faruk Mercan; Fetullah Gülen'in Amerika'ya kaçışının ise dönemin Başbakanı Bülent Ecevit sağladığını açıklıyor. Mercan, Fethullah Gülen 2007 yılında Amerika'da kaldığı evdeki bir öğlen yemeğinde; "Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkanı verirse, bunu ilk önce Ecevit için kullanırım..." dediğini ifade ediyor. FETÖ'nün medya yapılanmasında yer alan Faruk Mercan, Fethullah Gülen'in hayatını anlattığı kitabından şu ifadeleri kullanıyor: "Fethullah Gülen için 22 Şubat 1999 tarihi için randevu ayarlandı... Ancak ABD'den arayan Profesör Tarhan 'Burada havalar çok soğuk... Randevuyu biraz erteleyelim...' dedi... Mart ayına gelindiğinde ilginç bir şey oldu... Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı Nuh Mete Yüksel'in, Gülen hakkında soruşturma açtığına dair bazı haberler İstanbul'a ulaşmaya başladı... Gülen bu şartlarda ABD'ye gitmeyi doğru bulmuyordu... Eğer savcı böyle bir soruşturma açmışsa, ABD'ye gitmesi ifade vermekten kaçınmak anlamında algılanabilirdi. "Fetullah Gülen'e telefon açan Bülent Ecevit; 'Sağlığınız çok önemli... Sizinle ilgili böyle bir soruşturma olsa haberimiz olurdu... Lütfen tedavinizi aksatmayın ve Amerika'ya gidin...' dedi... Gülen'in Amerika'ya gitmesinde en etkili nedenlerden biri Ecevit'in telefonuydu..." Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkanı verirse, bunu ilk önce Ecevit için kullanırım..."