15 Temmuz Darbe Davaları Platformu, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan 253 şehidimizin yakınlarının ve 2735 gazimizin darbe davalarında görev alan avukatlarının oluşturduğu bir platform. Platformda şehit yakını ve gazilerin avukatlarından oluşuyor. Platformda yaklaşık 300 avukat var. Bu avukatların tamamı gönüllü olarak ve hiçbir ücret talep etmeden bu davalarda görev aldı. SABAH'a konuşan 15 Temmuz Darbe Davaları Platformu Başkanı avukat Mehmet Alagöz, "Şehitlerimiz ve gazilerimiz vatanlarına sahip çıktı, biz de onların hukukunu korumaya çalıştık." dedi.
58 İLDE DARBE YARGILAMALARI
Mehmet Alagöz, şunları söyledi: "58 ilde darbe yargılamaları yapıldı. Ancak şehitlerimizin çoğu Ankara ve İstanbul'da. Bu iki ilimizde 251 şehidimiz var. Ayrıca Cumhurbaşkanına suikast girişimi nedeniyle Marmaris'te de 2 şehidimiz var. İlk derece mahkemeleri dediğimiz Ağır Ceza Mahkemelerinde yaklaşık 300 dava açılmıştı. Şu anda ilk açılan davaların tamamında karar verildi, ancak bozma ve tefrikler nedeniyle olan davalar devam ediyor. Darbe suçu nedeniyle Anayasal Düzeni değiştirmeye teşebbüs suçundan açılan davalar ile şehitlerimize yönelik açılan davalar çoğunlukla bitmiş durumdadır. Darbe yargılamalarında 8.725 kişi yargılandı. Bunlardan 4.891 kişi ceza aldı, 3.834 kişi ise ya beraat etti ya da haklarında ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verildi. Bunların büyük bir kısmı, 1.165 kişi vatani görevini yapan erlerdir. Bu süreçte 159 general yargılanmış ve 135 general çeşitli suçlardan ceza almıştır. Darbe yargılamalarında 1.634 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 1.366 sanık müebbet, 1.891 sanık süreli hapis cezası almıştır. 2.870 sanık beraat etmiş, 964 sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Darbe davalarının büyük kısmı Yargıtay tarafından onaylanmıştır. Bir kısmı da inceleme aşamasındadır. FETÖ/PDY ile ilgili açılan örgüt soruşturmalarda yaklaşık 700 bin kişi soruşturma geçirmiş, 125 binden fazla kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, 30 bini aşkın kişi hakkında yakalama kararı bulunmaktadır."
MİLLETE SİLAH DOĞRULTTULAR
FETÖ/PDY uluslararası bir örgüt olup bu darbe girişiminde taşeron olarak kullanılmıştır. Darbenin ana aktörü FETÖ. Ancak tek başına bunu planlama ve organize etme becerisi de esasen mümkün değil. 15 Temmuz darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçak, 3 gemi, 37 helikopter, 74 tank olmak üzere 246 zırhlı araç ve 4.000'e yakın silah kullanılarak darbe girişiminde bulunulmuştur. Darbeci hainler öyle pervasız ki; düşünün, milletin vergileriyle alınan uçak ve silahları vatanı korumak için askerliğe gönderilen Mehmetçik erler aracılığıyla kahraman milletimize karşı kullanmaktan çekinmemiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirmek için milletin evlatlarını ve milletin silahlarını millete karşı kullanmaktan çekinmediler.
125 BİN MAHKUMİYET
15 Temmuz yargılamalarında 135 generalin ceza aldığını, çoğunluğu subay ve astsubay olmak üzere yaklaşık 5 bin kişinin ceza aldığını tekrar hatırlatmak isterim. Ayrıca örgüt davalarında yaklaşık 125 bin kişinin mahkumiyet aldığını da hesaba kattığımızda tablonun vahameti daha net anlaşılabilir. Öncelikle 15 Temmuz darbecilerinin tamamının FETÖ üyesi olduğunu düşünmek büyük bir hata olur. Fetullahçı Terör Örgütü bu girişime tek başına kalkışmadığı gibi darbecilerin tamamı da FETÖ'cü değil. Evet darbenin ana aktörü FETÖ. Ancak darbe girişiminde hükümete muhalif olduğu için FETÖ ile birlikte hareket eden gruplar ve kişiler olduğu gibi durumdan vazife çıkaran kişiler de var. "Her Türk subayı gibi ben de ihtilal heveslisiydim" diyen kişiler de vardı, bu darbeyi TSK emir komuta zinciri içinde yapıyor deyip tüm askeri sahaya sürmeye çalışanlar olduğu gibi "terör olayları var terör olaylarını durduracağız" deyip kendilerinden olmayı kandıranlar ve kandırılanlar da vardı. Darbeyi organize eden asker ve sivillerin büyük kısmı FETÖ üyesi. Ancak siyasal iktidara yani hükümete, özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a muhalif olanları da yanlarına kolaylıkla almışlar, ayrıca darbe heveslisi bir subay kesimi de var ki bunlar da darbeye gönüllü olarak katılmış. Bir kısım askerleri de çeşitli gerekçelerle ikna etmiş veya kandırmışlar. Bu şekilde sahaya sürmüşler. Darbeyi organize eden kesime bakılınca da darbenin gerisinde uluslararası bir üst akıl var ve bu yapı FETÖ'yü taşeron olarak kullanmış. 15 Temmuz darbesi öyle güzel planlanmış ve kurgulanmış ki bu planı yapmak FETÖ terör örgütünün destek almadan yapabileceği bir iş değil. Darbeye aktif destek veren unsurlar olduğu gibi darbenin başarılı olmasını uman ve buna göre konumlanan kişi ve yapılar tabi ki vardı. FETÖ darbeyi tek başına yapmayı planlayıp başaramayacağı için ulusal üstü güçler FETÖ ile birlikte başkaca güçleri de seferber etti. Hükümete ve özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a muhalif olan kişileri aynı çatı altında birleştirdi.