15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, tarihinin en uzun ve karanlık gecelerinden birine uyandı. FETÖ kalkışmasının hareketliliğin başladığı ilk dakikalardan itibaren devletin zirvesi, emniyet müdürleri, valiler ve medya mensupları arasında çok kritik bir telefon trafiği başladı. İşte o gece çalan, darbenin seyrini değiştiren ve tarihe geçen o telefon görüşmeleri... Gecenin en büyük kırılma noktası, medyanın gücünün ve bir cep telefonu ekranının tarihin akışını nasıl değiştirebileceğinin kanıtıydı. 15 Temmuz gecesi saat 00.35'te, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berat Albayrak ile birlikte Marmaris'teyken A Haber'e cep telefonu üzerinden bağlandı. Yayına bağlanan Berat Albayrak telefonu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bıraktı. Erdoğan'ın "Biz ölümüne!" diyerek yaptığı çağrı, A Haber ekranlarından vatandaşlara ulaştırıldı ve direnişin fitilini ateşlendi. İşte Erdoğan'ın o konuşması:

"Bu akşama doğru silahlı grubumuzun içindeki bir grup azınlığın maalesef bir ayaklanma hareketi karşısında ülkemizin değişik yerlerinde sıkıntı meydana geldi. Teröre karşı da şu anda ciddi bir tedbir alınmış vaziyette. Tüm ekibimizle şu an bir çalışma içindeyiz. Demokratik parlamenter sisteme inanmış bir ülke olarak. Şahsın bu ülkede başkomutandır. Başkomutan olarak Cumhur'un yüzde 52 oyla seçmiş olduğu bir cumhurbaşkanı olarak böyle bir adımın atılmasını ben duymuş değilim. Komutan arkadaşlarımızla bugüne kadar bu işi güçlenerek getirdik. Silahlı kuvvetlerin imkanları milletin imkanlarıyla elde edildi. Milletin silahıyla milleti vurmak ancak bir üst aklın ancak bu paralel yapının yapacağı bir iştir. Bunlar bu ülkeye ele geçireceğini sanıyor. Bu ülkede milletten daha güçlü olanı yok. Tüm milletimizi meydanlara ve havalimanlarımıza davet ediyorum. Yargıya da haber veriyorum. Adımlar hemen atılmalı ve süreç başlatılmalı. Korsan bildirilere kesin olarak milletimiz inanmasın. Bunlara prim vermesinler. Milletimiz bizim açıklamalarımızı takip etsin. Bu olaylar Ankara ve İstanbul ağırlıklı gözüküyor ama her şeyi aşacağız. Biz ölümüne siz dik durun yeter ki..."

ALBAYRAK'TAN TARİHİ TELEFON
Medya dünyasında hareketliliğin ilk başladığı anlarda bir diğer kritik telefon görüşmesi de Turkuvaz Medya grubunda yaşandı. Akşam saatlerinde hastane ziyareti sonrası evine geçen A Kanallar Genel Müdürü Abdulhalik Çimen'in telefonu saat 21.00 sularında çaldı. Arayan isim Turkuvaz Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhat Albayrak'tı. Albayrak, Çimen'e köprülerin kapatıldığını ve bunun bir terör saldırısı değil, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir FETÖ kalkışması olduğunu iletti. Telefonda acil bir dille "Acil televizyona geç... Televizyonlarımızın A, B, C planlarını yapalım, yayına hazırlayalım ve darbecilere fırsat vermeyelim" talimatını veren Albayrak'ın bu aramasıyla, gruptaki televizyon kanalları darbe karşıtı yayıncılık için hızla organize edildi.

"ASLA TESLİM OLUNMAYACAK!"
Aynı saatlerde Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'nin helikopterle yola çıktığı bilgisini alan Tümgeneral Zekai Aksakallı, karargahta nöbetçi olan güvendiği astsubayı Ömer Halisdemir'i cep telefonundan aradı. Aksakallı, Halisdemir'e "Semih Terzi haindir, onu karargaha girmeden öldür, bunun sonunda şehadet var, hakkını helal et" emrini verdi; Halisdemir de "Başüstüne komutanım" diyerek bu emri yerine getirdi ve darbenin komuta zincirini çökertti. İstanbul'da ise köprülerin kapatılmasıyla başlayan hareketlilik üzerine darbeci askerlerden teslim olmaları yönünde tehdit telefonları alan İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, telsiz hattından tüm polislere net bir talimat geçti. Çalışkan, "Hiçbir arkadaşım yerini terk etmeyecek, asla teslim olunmayacak ve gerekirse silahla karşılık verilecek" diyerek emniyet güçlerinin direnişini organize etti.