15 Temmuz hain darbe girişimi, FETÖ'nün yalnızca Türkiye içinde değil farklı ülkelerde faaliyet gösteren eğitim kurumları üzerinden de uzun yıllara yayılan bir yapılanma oluşturduğunu açık biçimde ortaya koydu. Eğitim alanını kendi örgütsel hedefleri doğrultusunda kullanan bu yapının uluslararası etkisinin azaltılması, 15 Temmuz sonrasında yürütülen mücadelenin en önemli başlıklarından biri hâline geldi. Türkiye Maarif Vakfı da bu süreçte, Türkiye'yi yurt dışında eğitim alanında temsil etmek üzere yetkilendirilmiş kurum olarak önemli bir sorumluluk üstlendi. Türkiye Maarif Vakfının FETÖ ile mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, yalnızca okul devralma süreçleriyle sınırlı kalmadı. Vakıf, devraldığı kurumların eğitim ortamlarını, idari işleyişini, fiziki altyapısını ve pedagojik kapasitesini iyileştirerek öğrenciler, veliler ve ilgili ülkelerin makamları nezdinde güvenilir bir eğitim zemini oluşturmayı hedefledi. Bu süreçte temel yaklaşım, öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini merkeze alan nitelikli bir eğitim anlayışını hâkim kılmak oldu.
FETÖ'NÜN ETKİ ALANI DARALDI
Türkiye Maarif Vakfı, FETÖ iltisaklı eğitim kurumlarının bulunduğu ülkelerde yürüttüğü çalışmalarla örgütün faaliyet alanındaki etkisinin daraltılmasına katkı sağladı. Vakıf bugüne kadar Afganistan, Arnavutluk, Burkina Faso, Çad, Ekvator Ginesi, Etiyopya, Gabon, Gine, Irak, Kamerun, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kongo, Mali, Moritanya, Nijer, Pakistan, Somali, Sudan, Togo, Tunus, Venezuela ve Zambiya olmak üzere 23 ülkede FETÖ iltisaklı kurumları devraldı. Söz konusu devir süreçleri, ilgili ülkelerin makamlarıyla yürütülen temaslar ile hukuki ve idari süreçler çerçe- vesinde gerçekleşti. Böylece eğitim alanında örgütlü biçimde varlık gösteren FETÖ yapılanmasının etkisi birçok ülkede geriledi. Özellikle Müslüman coğrafyalarda FETÖ'nün eğitim kurumları üzerinden oluşturduğu alanın daralması, 15 Temmuz sonrasında Türkiye'nin yürüttüğü mücadelenin sonuçlarından biri olarak öne çıktı. Türkiye Maarif Vakfının bu süreçteki varlığı, yalnızca devralınan kurumların yönetimini üstlenmekle sınırlı olmadı. Vakıf, bu kurumlarda eğitim süreçlerinin sağlıklı biçimde devam etmesini, öğrencilerin mağduriyet yaşamamasını ve okulların bulundukları ülkelerin eğitim sistemleriyle uyum içinde faaliyet göstermesini önceledi. Böylece FETÖ ile mücadele, doğrudan öğrenciyi korumayı ve eğitimin sürekliliğini sağlamayı merkeze alan bir anlayışla yürütüldü.

PEDAGOJİK GERÇEKLERE GÖRE REHABİLİTE EDİLDİ
Türkiye Maarif Vakfı, devraldığı eğitim kurumlarında kapsamlı bir iyileştirme süreci başlattı. Bu süreçte okulların fiziki alt yapıları, eğitim materyalleri, idari yapıları, öğretmen kadroları ve pedagojik ihtiyaçları bütüncül biçimde ele alındı. Yurtlardan sınıflara, sosyal alanlardan eğitim programlarına kadar birçok başlıkta yürütülen çalışmalarla öğrenciler için daha güvenli, düzenli ve sürdürülebilir eğitim ortamları oluşturuldu. Vakıf, bu okullarda öğrencilerin yalnızca akademik başarılarını değil; kişisel gelişimlerini, düşünme becerilerini ve toplumsal sorumluluk bilincini de destekleyen bir eğitim anlayışı benimsedi. Sorgulayabilen, kendi aklını ve muhakemesini kullanabilen, kendi kültürünü tanıyan ve evrensel değerlere açık bireyler yetiştirmek, Türkiye Maarif Vakfının eğitim yaklaşımının temel unsurları arasında yer aldı. Vakıf, FETÖ iltisaklı kurumlardan devraldığı okulların bulunduğu 23 ülkeyle sınırlı kalmayıp faaliyet gösterdiği ülke sayısını 3 katına çıkararak 66 ülkeye ulaştı. 6 kıtada, dünyanın her bölgesine, anaokulundan yükseköğretime kadar her kademede; araştırma merkezlerinden sürekli eğitim merkezlerine kadar birçok farklı formatta eğitim kurumu açtı. Bu yönüyle TMV, kendi kurumsal kapasitesi, eğitim tecrübesi ve uluslararası çalışma ağıyla dünyanın farklı bölgelerinde eğitim hizmeti sunan bir kurum konumunda bulunuyor. Bugün Türkiye Maarif Vakfı, faaliyet yürüttüğü ülkelerde yerel eğitim sistemlerine, toplumsal önceliklere ve kültürel yapılara saygılı bir anlayışla hareket ediyor. Vakıf, bulunduğu ülkelerde yalnızca eğitim hizmeti sunan bir kurum olarak değil; aynı zamanda o ülkelerin insan kaynağına, eğitim kapasitesine ve genç kuşakların geleceğine katkı sağlamayı amaçlayan bir eğitim yapısı olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

TÜRKİYE'YE YÖNELİK GÜVEN VE ALGI GÜÇLENDİ
FETÖ'nün farklı ülkelerde eğitim kurumları üzerinden oluşturduğu yapılanma, zamanla Türkiye'ye yönelik olumsuz algıların üretilmesine de zemin hazırladı. Türkiye Maarif Vakfının devraldığı kurumlarda yürüttüğü çalışmalar, bu olumsuz algıların giderilmesine ve Türkiye'ye yönelik güvenin güçlenmesine katkı sağladı. Bu katkının merkezinde ise güvenilir eğitim hizmeti, şeffaf kurumsal işleyiş ve öğrenciyi önceleyen yaklaşım yer aldı. Türkiye Maarif Vakfı, faaliyet gösterdiği ülkelerde eğitim süreçlerini yalnızca akademik müfredatla sınırlı görmüyor. Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, kültürel etkinlikler, akademik çalışmalar ve öğrencilerin Türkiye ile temasını güçlendiren programlar da Vakfın eğitim faaliyetlerinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi programı kapsamında, okul öncesinden ortaöğretime kadar farklı kademelerdeki öğrencilerin Türkçeyi bilimsel yöntemlerle ve sistematik biçimde öğrenmeleri amaçlanıyor. Maarif öğrencilerinin Türkçeyi en az B2 seviyesinde kullanabilen bireyler olarak mezun olmaları hedefleniyor. Türkçe öğretimi alanında hazırlanan ders kitapları, hikâye kitapları ve eğitim materyalleri de bu sürecin nitelikli biçimde yürütülmesine katkı sağlıyor. Vakıf ayrıca Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu'nda her yıl alanında uzman bilim insanlarını bir araya getiriyor. Sempozyum, Türkçenin gönül coğrafyamızda ve dünya üzerindeki mevcut durumunun tespit edilmesine, iyileştirme önerilerinin geliştirilmesine ve geleceğe dönük akademik çalışmaların planlanmasına imkân sunuyor.