15 Temmuz hiç yaşanmamış gibi hayatına devam etmek isteyenlerin o gece Bağdat Caddesi'ne FETÖ'nün tanklarını alkışlamaya çıktıklarını hatırlıyoruz...
Unutmadık...
***
O gece ve ertesi gün halka saldıran Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış 8 binin üzerinde FETÖ mensubu askeri personeli, 35 savaş uçağını, 37 helikopteri, 74'ü tank 246 zırhlı aracı şerefsiz bir inatla hala görmezden gelenler hala ne kadar çoklar...
Farkındayız...
***
CHP'nin ve birçok siyasi oluşumun kanlı darbe girişiminden bir ay sonra ağızlarına "15 Temmuz"u almaz olduklarını da hatırlıyoruz, değil mi?
Yani bugünkü hallerinde şaşacak bir şey yok, daha o günlerde bu tercihi yapmışlardı...
***
Daha neler var!
Darbecilere karşıymış gibi yaptıkları birkaç aydan sonra FETÖ'yü yok saymaya başlayan her siyasi çizgi, her sınıfsal meşrepten tonla adam...
Unutmadık, hepsini iyi tanıyoruz...
***
Peki ne yapmalıyız?
Baştan başlamalıyız...
15 Temmuz ruhuyla 15 Temmuzu anlatıp anlamlandırmaya baştan başlamalıyız...
Üzerinden bunca zaman geçti diye "oldu bir kere" denilip kapatılacak bir olay değil 15 Temmuz...
Geleceğin inşası için başlangıç noktası saymalıyız.
***
Şimdi burada durup şunu da en baştan sormalıyız...
Bu darbe girişimi boyunca NATO müttefiklerimiz niye bizi yalnız bıraktılar, niye seyirci olmayı seçtiler?
Daha düz mü sorsam..
Şöyle...
NATO bu darbe girişiminin başarıya ulaşmasını istedi mi?
İstedi...
FETÖ'nün subayları 15 Temmuzdan sonra birçok NATO toplantısına ellerini kollarını sallayarak girdiler mi?
Girdiler...
Bunlar mim koymamız gereken noktalar...
***
Ve gelelim darbe girişiminin bastırılmasında halkın rolüne..
Darbecilerin ana üssü Akıncı'da kavganın esas tarafı halktır mesela...
Bunu unutalım istiyorlar, epey de yol aldılar bu çizgide...
Geniş bir kesim o geceyi "halksız" tasvir etmeye çalışıyor...
O halde 15 Temmuz gecesine asıl bu noktadan geri dönme zamanı gelmiştir...
Hatırlayalım halkın kanıyla canıyla direnişini...
Ve hatırlatalım.