İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümü kapsamında hukuki süreçleri, örgütün karakteristik yapısını ve Türkiye'nin demokrasi mücadelesini değerlendirdi. 15 Temmuz'un ülkedeki her 10 yılda bir tekrarlanan darbe geleneğinin son halkası olduğunu belirten Şamlı, bu girişimlerin milli iradeye ve milletin geleceğine vurulan emperyalist birer darbe olduğunu belirtti. Meslek hayatı boyunca çok sayıda terör örgütü davasına baktığını ancak FETÖ'nün bilinen tüm yapılardan ayrıştığını ifade eden Yasin Şamlı, örgütün operasyonel gücünü şu sözlerle aktardı: Diiğer silahlı terör örgütlerinin uhdesinde bulundurduğu silahlar mahdut ve basit silahlardır. FETÖ terör örgütü ise devletin silahlarını kendi silahı haline getirmiştir. Savaş uçakları, tanklar, toplar, devlet imkânı ile sahip olunabilecek bombalar FETÖ terör örgütünün silahı haline getirilmiştir. Bu durum basit bir terör örgütü anlayışı ve kapsamı ile düşünülüp icra edilecek bir durum değildir. FETÖ terör örgütü devletin her kademesine ve birimine girmiş, çok yönlü faaliyet göstermiştir. Diğer terör örgütlerinden farklı olarak tek alanda çalışmamıştır. Yine diğer örgütlerin mensupları sıradan insanlar iken, FETÖ terör örgütü mensupları kamu gücüyle teçhiz edilmiş kamu görevlileridir. Mesela vali, kaymakam, hâkim, muvazzaf general, savaş uçağı pilotu her rütbeden subay ve bunlar gibi. Diğer örgüt mensuplarını örgüt gayrı meşru temin ettiği paralar ile beslerken FETÖ terör örgütü mensupları devletten maaş almışlar, devletin imkanlarını örgüt yararına kullanmışlardır. Yine örgütler genellikle tek bir ülkede örgütlenir ve o ülke aleyhine faaliyet gösterir. FETÖ terör örgütü ise birçok ülkede örgütlenmiş ve kendisini kuran ve yönlendirenlerin talimatlarına göre mücadelesini yürütmüştür. Bu nedenle çok rahatlıkla ifade edebiliriz ki bu plan emperyalist devletlerin istihbarat örgütlerinin planıdır.

"HATİCE HİFA YILMAZ 9 AYLIKTI"
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, kamuoyunda İstanbul Darbe Ana Davası olarak bilinen, İstanbul'da darbeyi planlayıp icra ettikleri iddiasıyla rütbeli sanıkların yargılandığı ve mahkûm olduğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin davasında yaşı en küçük müdahil olan Hatice Hifa Yılmaz'ın, kendisi henüz 9 aylık iken, 25 yaşındaki babasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit olduğunu hatırlattı. Yasin Şamlı, "9 aylık iken yetim kalan Hatice Hifa Yılmaz'ın hakları gündeme getirilmeden, göz önünde bulundurulmadan, tartışılmadan adaletin sağlanması mümkün müdür? Şehitlerin, gazilerin, şehit yakınlarının, milletin ve yaşadığımız ülkenin hukukunu savunmak, gelecek nesillere karşı borcumuzdur" ifadelerini kullandı.

"MİLLET TARAFINDAN BASTIRILAN İLK DARBE"
Yasin Şamlı, ülkemizde her on yılda bir darbe olmasının emperyalist bir plan olduğunu belirterek, "Esasen bu darbeler milli irade ve milletin geleceğine vurulan darbedir. Eski Türkiye'de siyasi partiler hükümet programları yaparak millete sunar ve iktidar olurlardı. Ancak muktedir olamazlardı. Muktedir olanlar hep vesayet odaklarıydı" ifadelerini kullandı. Şamlı, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün tarihi anlamda dönüm notası niteliği taşıyan gelişmelere sebep olduğunu hatırlatarak, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa millet cumhurbaşkanının çağrısı ile meydanlara çıkmış, canları pahasına darbecilere, darbecilerin milletten çaldığı savaş uçaklarına, tanklara ve toplara karşı mücadele etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa yargı, darbeciler hakkında derhal yakalama kararları çıkarmıştır. İstanbul 2 No'lu Barosu olarak bizler, bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu hususta ciddi kanuni düzenlemeler yapılması, darbe suçunun anayasada tanımlanan bir anayasal suç haline getirilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir."
BİZİM İÇİN VEFA BORCU
Yasin Şamlı şunları söyledi: "15 Temmuz gecesi bu milletin vicdanı ayağa kalktı. O gece, sadece devletin değil, milletin de hedef alındığı hain bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. Bizler, bu ülkenin hukukçuları olarak, milletimizin gösterdiği direnişe layık olmakla mükellefiz. İstanbul 2 No'lu Barosu da bu şuurla hareket etmektedir. Baromuz, 15 Temmuz şehitlerini ve gazilerini unutmamak ve unutturmamak adına öncelikle hukuki destek mekanizmalarını devreye sokmuştur. Gazilerimizin haklarının korunması, tazminat süreçlerinin takibi, ceza yargılamalarındaki müdahillikleri ve gerekirse bireysel başvuru yollarının izlenmesi hususunda gönüllü avukatlardan oluşan ekiplerle çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, İstanbul 2 No'lu Barosu, sadece dava salonlarında değil, kamusal hafızada da bu ihanetin ve kahramanlığın yer bulması için aktif sorumluluk üstlenmektedir. Anma programları, şehit aileleriyle birebir temaslar, gazilerimize yönelik sosyal ve psikolojik desteklerin koordine edilmesi bu çerçevede değerlendirilebilir. Bu sadece bir kurumsal görev değil; aynı zamanda bizim için bir vefa borcudur. O gece tankların önüne yatanların, gövdesini bu millete siper edenlerin hakkını ödeyemeyiz. Ancak onların hatıralarına sahip çıkarak, adaletin tesisi için var gücümüzle mücadele ederek bu emaneti taşımaya gayret ediyoruz.