FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine karşı İstanbul'da verilen tarihi mücadele, "15 Temmuz Kıyam(et) Gecesi ve Milli Vuruş" kitabıyla kayıt altına alındı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü, mevcut Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan tarafından kaleme alınan eser; 253 vatandaşın şehit olduğu o gece yaşanan kırılma anlarına ışık tutuyor. Kitapta, darbe girişiminin nasıl akamete uğratıldığı, emirkomuta zincirinin nasıl muhafaza edildiği ve emniyet güçleri ile halkın sergilediği omuz omuza direniş resmi vesikalarla ortaya konuyor.
"200-300 METREDEN TANKLA ATEŞ EDİLMEZ"
Mustafa Çalışkan; 15 Temmuz gecesi darbecilerin İstanbul'da 27 noktayı işgal ettiklerine dikkat çekiyor. Çalışkan, 15 Temmuz darbe girişiminde darbeci askerlerin ateş etmesine rağmen geri adım atmadıklarını ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yanındaki yakın koruması Munir Alkan'ın, üzerinde çelik yelek olmasına rağmen uçaksavar mermisiyle şehit olduğunu ifade etti. Mustafa Çalışkan, "Savaşta dahi 200-300 metre mesafeye tankla ateş edilmez. Bu hainler bunu dört defa yaptılar. O köprüde 34 vatandaşımız içinde yakın korumam Münir Alkan da var, şehit oldular. Uçaksavar ve uzun namlulu silahlarla bize ateş edildi. Başımızın üzerinden mermiler geçiyordu. Bir saniye dahi hedef küçültmedik, boyun eğmedik dimdik yürüdük. O gece İstanbul düşseydi bu iş uzardı. Bu işin uzaması çok vahim sonuçlara yol açabilirdi" ifadelerini kullanıyor.

'SİZ DE ONLARA ATEŞ EDECEKSİNİZ'
Mustafa Çalışkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Atatürk Havaalanı'na gelişi sırasında yaşananlar anlatılıyor: "Sayın Cumhurbaşkanı köprüdeki durumu sordular, 'Şu an bize ateş ediliyor' dedim, 'Siz de onlara ateş edeceksiniz' diye emir verdiler. Sayın Cumhurbaşkanımızın varlığı, mücadelesi bize moral verdi. Darbenin ve hayatın seyrini değiştirebilecek kritik noktalar vardır. Telekom, Çamlıca'daki röleler ve Vatan Emniyet Müdürlüğü. Eğer bunlardan biri ele geçseydi, atmosfer değişebilir, birtakım tereddütler oluşabilirdi. Şişli Emniyet Müdürü'nün aracına 350 mermi isabet etti."

"CUMHURBAŞKANIMIZA DARBECİLERDEN ARINDIRILDIĞINI BİLDİRDİM"
Mustafa Çalışkan şunları söyledi: "İlerleyen saatlerde Sayın Cumhurbaşkanımız Atatürk Havalimanı'nı kastederek, 'Kuledeki son durum nedir?' diye sordular. 'İşgal altında Sayın Cumhurbaşkanım' dedim. 'Kule benim için önemli' dediler. Bu söz üzerine Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'a gelebileceğini düşündüm. Cumhurbaşkanımız, 'Kuleyi ne kadar zamanda alırsınız?' dediklerinde, cevaben, '10-15 dakikada alırız Sayın Cumhurbaşkanım' dedim. Normalde 10-15 dakikada karşı binaya bile geçemezsiniz ama yanımızdan kurşunların geçtiği o anlarda garip bir heyecanla böyle söylemiş bulundum. Bizim, kuleye yakın bir yerde Özel Harekât Şube Müdürlüğümüz var. Cumhurbaşkanımız telefonu kapattıktan sonra vakit kaybetmeden özel harekât müdürünü aradım. 'Kaç kişi var şubede?' diye sordum. Cevaben, '4 kişi, onlar da şubeyi bekliyor' dedi. Ben de, 'Talimat ver, ölsünler, öldürsünler! 10-15 dakika vaktiniz var. '10-15 dakika sonra kuleyi aldık' diye bana dönün' dedim. O an için verilmesi gereken emir buydu." "Atatürk Havalimanı'nda hava trafiği kontrol kulesini işgal eden, I. Ordu Komutanlığı'na bağlı askerler, uçak kalkışlarını iptal edip sadece iniş trafiğine izin vermişlerdi. Kuleyi ele geçirin şeklindeki talimatımdan 10-15 dakika sonra Özel Harekât Şube Müdürüm beni arayarak kulenin alındığını söyledi. Bu bilgiyi alınca, tekrar Sayın Cumhurbaşkanımızı aradım ve Atatürk Havalimanı'nın darbecilerden arındırıldığını bildirdim. Vali Vasip Bey de Cumhurbaşkanımızın havalimanına gelebileceği ihtimaline karşı havalimanına kuvvet kaydırılarak tedbirlerin artırılması talimatını vermişti. Biz de bu yönde çalışmalar yaptık. Nitekim saat: 03.20'de Sayın Cumhurbaşkanımızın uçağı çok şükür, sağ salim İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi. Saat 04.17'de de Atatürk Havalimanı'nda konuşma yaptılar. Kritik noktalarla ilgili ilerleyen bir vakitte Sayın Bakan Berat Bey (Berat Albayrak) aradı. Tedbir alınması gereken yerlerle ilgili bize ikazda bulundu. Bir takım yerlerden kendisine ulaşan bilgileri bize aktardı, bizden de durumla ilgili bilgi aldı. Bilahare Cumhurbaşkanımızın koruma müdürü de aradı, ara ara ona da bu kritik noktalardaki durumlar hakkında bilgi verdim."

"TANKLAR KISIKLI'YA YÖNELDİ"
Mustafa Çalışkan, darbe girişimi gecesi İstanbul'un 10 farklı noktasından tankların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kısıklı'daki evine yöneldiğini, aldıkları önlemler ile bu tankların Kısıklı'ya ulaşmalarının engellediğini şöyle anlatıyor: "Üsküdar-Kısıklı bölgesindeki hareketlilik ve özellikle tankların o bölgede olması Sayın Cumhurbaşkanımızın ikametinin orada olmasıyla birinci derecede ilgiliydi. Saat 00.00'da tankların, trafiğin akışını kesmiş olan araçların üzerinden geçerek, Şile yolundan Kısıklı istikametine geçmeye çalıştığı bilgisi verilmişti. Aynı dakikalarda Nevzat Demir Tesisleri önünde yolu kapatan polis ekip araçlarının üzerinden de tankların geçtiği haberi alınmıştı. Saat 00.41 sıralarında Altunizade Köprüsü'nün altındaki metrobüs yolundan iki tank, E-5 yolu üzerinden iki tank ve Capitol AVM önünden de iki tank olmak üzere yaklaşık on kadar tankın Kısıklı istikametine gitmeye çalışması darbecilerin milletin iradesini hiçe saydıklarının resmi gibiydi. Çok sayıda tankın Kısıklı'ya doğru seyir hakinde olduğunu öğrendiğim andan itibaren mevcut önlemleri artırdım. Bir müdür yardımcım vasıtasıyla yolları trafiğe kapatmakta kullandığımız araçlar yeterli olmayacağından, belediye otobüsü, çöp kamyonu ve beton mikseri gibi büyük hacimli araçların temin edilerek söz konusu yolların acilen kapatılması emrini verdim. Bazı tankların almış olduğumuz tedbirler neticesinde ilerleyemediklerini, bazılarının ise vatandaşlarımız tarafından 'yürek kuvveti' ile durdurularak işlevsiz hale getirildiklerini öğrendik. Tankların durdurulmasının ardından olay yerinde bulunan görevli polislerimiz, darbeci askerlerin halk tarafından linç edilebileceğini gözlemleyerek gerekli tedbirleri aldılar ve olası bir linç girişiminin de önüne geçtiler."