Karikatürist, senarist ve oyuncu Hasan Kaçan, 15 Temmuz darbe girişiminin sabahı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında yer aldı. Hasan Kaçan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın evine doğru yürüyen binlerce insanla bir olduklarını belirterek, "Kısıklı'ya çıkan yokuşun solunda bir helikopter pisti vardı. Yukarıda, pistin üzerinde inmek için manevra yapan bir helikopter inmesin diye polisler o alanı savunuyordu. İlk silah sesini o zaman duyduk" dedi. Hasan Kaçan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Darbe girişimi bastırıldı' sözü ile birlikte birbirimize sarıldıklarını hatırlatarak, "Bulduğumuz bir kartonu yere serip oradaki bir evin kapısında kaldırıma uzandık. Tayyip Bey yakınları ile göründüğünde gayri ihtiyari koşarak sarıldım" ifadelerini kullandı. Hasan Kaçan, 15 Temmuz gecesini şöyle anlattı: "Sonundan anlatmaya başlayayım. O meş'um karanlık gece Cumhurbaşkanımızın Yeşilköy'e sağ salim indiğini, sabah Kısıklı'ya doğru yola çıkacağını duyduk. Orada toplanan mahşeri kalabalığın sevinç çığlıkları ile birlikte beklemeye başladık. Sabaha doğru, uykusuzluğa bir süre yenik düşmüştüm ki, coşkulu seslerle kendime geldim. Tayyip Bey yakınları ile göründüğünde gayri ihtiyari koşarak sarıldım. 'Kusura bakmayın, geceden beri leş gibi kokuyorum' deyince tebessüm edip 'Bana mis gibi geldi' dedi.

Cumhurbaşkanımızı sağ salim gördüğümden dolayı tebessüm ederken, Zeynep Bayramoğlu o anın fotoğrafını çekmiş sağ olsun. Benim için tarihi ve manevi değeri çok büyük bir fotoğraf. O karanlık gecenin sonunda memleketimiz, alçak bir darbe girişiminden, ölümü göze alan, yüzlerce şehit, binlerce gazi veren bir halkın ve başındaki liderin cesaretiyle, dirayetiyle kurtuldu." "Başa dönecek olursak, o gece evde çocuklarım ve arkadaşları ile oturuyorduk. Televizyonda Boğaz Köprüsü'nün tanklar tarafından kapatıldığını gördük. 'Ne oluyor? Köprüye bir tehdit mi var?' diye birbirimize sorarken sosyal medyada bunun bir darbe girişimi olduğunu okuduk. Hemen arkasından Cumhurbaşkanımız bir televizyon kanalında 'Ülkemizi hain bir darbe girişimine karşı müdafaa etmeliyiz' deyince cümbür cemaat hızlıca evden çıktık. Tam arabaya bineceğimiz sırada korkunç bir patlama sesiyle irkildik. Meğer alçalan savaş uçaklarının çıkardığı 'sonik patlama' sesiymiş.
Alçak adamlar milleti korkutmak, sindirmek için bu sesi kullanıyor, ama insanlar akın akın ülkeyi darbecilerden kurtarmak için üzerlerine yağan bombalara, kurşunlara rağmen sokakları, caddeleri dolduruyordu." "Üsküdar'da oturuyoruz. Arabayla Bağlarbaşı'na kadar gidebildik. Yolda bir tankın üzerine çıkmış, askerlerle konuşan insanları gördük. O ana kadar darbe girişimi de olsa askerimizin Türk insanına ateş edebileceği aklımızın ucundan geçmedi. Ta ki Erol Olçok ve dünyalar güzeli oğlunun şehit edildiği haberini alana kadar. Nereden bilecektik Türk askeri kılığına girmiş hain FETÖ militanı olduklarını. Öfke doluyduk." "Vatansever insanlar kadınıyla, erkeğiyle adeta devasa bir nehri andırırcasına akıyordu. Arabayı orada bırakıp biz de aralarına karıştık. Bağlarbaşı'nda köprüye giden yolun üstündeki geçitten aşağıya bakınca binlerce insanın köprüye yürüdüğünü gördük. Anlık bir tercihle Cumhurbaşkanımızın evine doğru yürüyen binlerce insanla bir olduk. Kısıklı'ya çıkan yokuşun solunda bir helikopter pisti vardı. Yukarıda, pistin üzerinde inmek için manevra yapan bir helikopter inmesin diye polisler o alanı savunuyordu. İlk silah sesini o zaman duyduk."