FETÖ'nün silahla ele geçiremediği Türkiye'yi ekonomik operasyonlarla zayıflatmayı hedefleyen girişimin izleri, aradan geçen 10 yıla rağmen ekonomi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olarak kayıtlardaki yerini koruyor. 15 Temmuz 2016 gecesi tanklarla, savaş uçaklarıyla ve silahlarla milli iradeyi teslim almaya çalışan FETÖ'cü hainler, başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye ekonomisinde de derin yaralar açtı. Demokrasiye kasteden kalkışmanın ilk etkisi finans piyasalarında görüldü.
MİLLETİN PARASINI ÇALDILAR
Darbe girişimi öncesinde 14 Temmuz'da 828,25 puanla yaklaşık üç buçuk ayın zirvesinde bulunan BIST 100 endeksi, kalkışmanın hemen ardından 754 puana geriledi. Satış dalgasının devam etmesiyle endeks takip eden bir hafta içerisinde yüzde 15'in üzerinde değer kaybederek 700 puan seviyelerine kadar indi. Bu sert düşüş, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin piyasa değerinde milyarlarca liralık erimeye yol açarken, yatırımcı güveninde de önemli bir sarsıntı oluşturdu. Darbe girişiminin etkisi döviz piyasasında da kendisini gösterdi. Kalkışma öncesinde 2,87 seviyelerinde bulunan dolar/TL kuru kısa sürede sert yükselerek bir hafta içinde yüzde 8'e yakın değer artışıyla 3,10 seviyesinin üzerine çıktı. Kurdaki yükseliş yıl boyunca devam etti ve 2016 sonunda 4 lira sınırına kadar yaklaştı. Finansal piyasalardaki bu oynaklık hem üretim maliyetlerini artırdı hem de ekonomik belirsizliği derinleştirdi.
KREDİ NOTU DÜŞTÜ
Ekonomideki güven kaybı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarına da yansıdı. Darbe girişiminin ardından S&P, Moody's ve Fitch peş peşe Türkiye'nin kredi notunu düşürerek ülkeyi "yatırım yapılamaz" ülke kategorisine çekti. Not indirimleriyle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisi zayıflarken, ülke risk primi de yalnızca bir hafta içerisinde yaklaşık 80 puan yükseldi. Artan finansman maliyetleri ve azalan yabancı sermaye girişi, ekonomi üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Makroekonomik göstergeler de darbe girişiminin oluşturduğu tahribatı açık şekilde ortaya koydu.
İŞSİZLİK ARTTI
Haziran 2016'da yüzde 6,58 seviyesinde bulunan enflasyon, bir yıl içerisinde hızla yükselerek yüzde 11,72'ye çıktı ve yaklaşık sekiz yılın zirvesini gördü. İşsizlik oranı ise yüzde 10,7 seviyelerinden yükselişe geçerek 2016 sonunda yüzde 12'ye ulaştı. Artan fiyatlar ve yükselen işsizlik milyonlarca vatandaşın alım gücünü olumsuz etkilerken, ekonomik dengeler üzerindeki baskı daha da belirgin hale geldi. FETÖ'nün darbe girişimi büyüme rakamlarını da doğrudan etkiledi.
BÜYÜME PERFORMANSI ENGELLENDİ
TÜRKİYE ekonomisi, uzun yıllar kesintisiz devam eden büyüme performansına ilk kez bu dönemde ara vermek zorunda kaldı. 2016 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 0,7 küçülürken, böylece 27 çeyrek boyunca süren büyüme serisi sona erdi ve yaklaşık yedi yıllık büyüme trendi kırıldı. Uzmanlar, darbe girişiminin doğrudan ekonomik etkisinin 234 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, dolaylı etkiler de hesaba katıldığında Türkiye ekonomisinin yaklaşık 460 milyar dolarlık ilave yükle karşı karşıya kaldığını belirtiyor. KİŞİ BAŞI 2 BİN DOLAR MALİYET
Kişi başına yaklaşık 2 bin 821 dolarlık kayba neden olan bu süreç, FETÖ'nün yalnızca devlet kurumlarını değil, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını ve kalkınma hedeflerini de hedef aldığını ortaya koydu. Aradan geçen 10 yılda ekonomi önemli ölçüde toparlanma gösterse de, 15 Temmuz gecesi yaşanan ekonomik sarsıntı Türkiye'nin yakın tarihindeki en ağır mali operasyonlardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.