İstanbul'da yaşayan Ayabak ailesinin 4 çocuğundan 3'üncüsü olan Mahir Ayabak, 17 Ağustos Marmara Depremi'nden üç gün sonra, 20 Ağustos 1999'da dünyaya geldi. Oğlunun çocuk yaşta bile olgun bir karaktere sahip olduğunu belirten acılı baba Zahir Ayabak, yaşanan acıyı "Depremle geldi, darbeyle gitti" sözleriyle ifade etti. 15 Temmuz 2016 gecesi Antalya'da bulunan baba Zahir Ayabak, televizyonda Boğaziçi Köprüsü'nün kapatıldığını görünce ilk etapta durumu bir askeri tatbikat sandığını dile getirdi. İstanbul Bağcılar'da bir pastanede çalışan oğlu Mahir'i arayarak eve gitmesi yönünde uyardığını belirten Ayabak, o anları şu sözlerle aktardı: "Çocukluğundan beri bir kez bile sözümü ikiletmeyen, canımı sıkmayan oğlum, o gün beni bile dinlemedi."

TELEFONLA GÖRÜŞÜRKEN VURULDU
Pastaneden çıkan 16 yaşındaki Mahir, babasıyla birkaç dakika arayla telefonda konuşarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağının iniş yapacağı Atatürk Havalimanı'na doğru harekete geçti. Saat 02.00 sularında gerçekleşen telefon görüşmesinde oğlunun durumunu anlatan baba Ayabak, şunları söyledi: "Oğlumu aradığımda, eve gitmediğini ve acilen havaalanına gitmeleri gerektiğini söyledi. 'Oğlum senin pistte ne işin var?' dediğimde, 'Reis'in uçağı inecek baba. Burada pusu kurmuşlar. Ben onları görünce üzerimize ateş açtılar' yanıtını verdi. Eve gitmesi yönündeki telkinlerime karşı ise 'Bu işi biz yapmazsak kim yapar?' diyerek beni ikna etmeye çalıştı." Saat 02.20 sıralarında yapılan son görüşmede, Mahir'in "Üzerimize ateş açıyorlar baba, her taraf karanlık" demesi üzerine oğluna siper almasını söylediğini belirten Zahir Ayabak, şok anını şu cümlelerle ifade etti: "Mahir bana 'Tamam baba öyle yapacağım' dedi. Bunu demesiyle birlikte silah sesini duydum ve telefon kesildi. İlk başta bunu kabullenemediğim için şarjının bittiğini düşündüm." Oğlundan haber alamamasının ardından Antalya Havalimanı'na giderek yetkililerle görüşen ve sabah saatlerinde İstanbul'a ulaşan baba Ayabak, Adli Tıp Kurumu'ndan oğlunun cenazesini teslim aldı. Yetkililerin defin yeri sorusuna, "En yakın yer neresiyse orası, çünkü bizim şu anda cepheye gitmemiz lazım. Oğlum şehit oldu diye pes etmeyiz, vatan hepimizindir" yanıtını veren Ayabak, defin işlemlerinin hemen ardından ailesiyle birlikte demokrasi nöbeti tutmak için Taksim Meydanı'na gittiğini belirtti.