Recep İvedik karakteri varoşları ne kadar temsil ediyor, varoş gençliğini ne kadar yansıtıyor? Sürekli Güngörenli olduğunu söyleyen Recep İvedik'e Güngörenlilerin "O bizden değildir," demesi, bu soruların sorulma vaktinin geldiğini gösteriyordu ne de olsa. Güngören Belediyesi'nin gençlik meclisi, sosyologların tam 646 tane kusurlu hareketini tespit ettiği Recep İvedik karakterinin, Güngörenli olamayacağına, ilçelerinin 'nezih' olduğuna dair bir açıklama yapmış, işin tuhaf tarafı hayali bir karakteri hemşerilikten attığını açıklamıştı. İlçelerinin adının bu tür bir filmde kullanılmasını istemediklerini, bunu engellemek için çaba harcayacaklarını söyleyen Güngörenliler açıklamalarında şunları söylüyordu: "Güngören, okumuş entelektüel insanların yoğun olduğu bir ilçedir. Gençlerin yaşlılara, erkeklerin bayanlara karşı nezaketi elden bırakmadığı bir yerdir. Güngören'in Recep İvedik gibi; kaba, nezaket kurallarından bihaber bir karakter ile anılması doğru değildirdir." İlçelerinde 'İvedikvari' kimselerin olmadığı konusunda ısrarlı olan Güngörenliler, belli ki hayli öfkeliydi. Peki, gerçekten öyle mi? İstanbul'un varoşlarında doğan, büyüyen, yaşayan gençler Recep İvedik'e nasıl bakıyor? Gerçekten de filmde yansıtıldığı gibi okumamış, kaba saba, küfürbaz ve argoyu seven bir kitle mi bu varoş gençliği? Bu soruların yanıtlarını bulmak üzere fotoğrafçı arkadaşım Cenk'le birlikte bir günümüzü İstanbul'un varoşlarında geçirdik.
GÜNGÖREN'DEN FARKLI BİR SES
Varoşlara yaptığımız ani yolculuğun ilk durağı elbette ki Güngören'di. Madem Güngörenliler bu kadar öfkeli, Recep İvedik hakkında ne düşündüklerini ilk önce onlara sormak gerekiyordu. Deneyimli şoförümüz Rıdvan ağabeyin rehberliğinde, ilçe olduktan sonra hayli gelişen Güngören'de bir süre turladık, Güngören'in Tozkoparan Mahallesi'ndeki Genç Kuşaklar Derneği'nin kapısını çaldık. Adının dernek olduğuna bakmayın, aslında çoğunlukla yaşlıların vakit geçirdiği bir kahvehane burası. Genç Kuşaklar Derneği'nde çalışan Necmi Sönmez (32), gerçek bir Recep İvedik hayranı.
NECMİ SÖNMEZ (32)
HİÇBİR SEÇİMDE OY KULLANMADIM
"Recep İvedik bizi tam olarak yansıtmıyor, o onun yarattığı bir imaj. Bana göre Recep İvedik, insanlara karşı hem sevecen hem agresif. Recep İvedik'e küfürbaz deniyor ama kim küfretmiyor ki? Bir seneden beri kahvecilik yapıyorum. Önceleri otomatta çalıştım, perdecilik yaptım, kapanınca burada çalışmaya başladım. Bekârım ve hayatımda bir kere âşık oldum, 1999'dan beri de hiç sevgilim olmadı. Doğduğumdan beri Tozkoparan'da yaşıyorum. Yoksulluktan okuyamadım, ancak ilkokulu bitirebildim. Babamı çocukken kaybettim. Dört kardeşim var, hiçbirimizin maddi durumu iyi değil. Aylık gelirim 900 TL. Kira vermediğim için kıt kanaat geçiniyorum. Bu parayla günde bir paket sigara içiyorum, yemek yiyorum, bitiyor. Zaman zaman şans oyunları oynuyorum ama orada da şans yüzüme gülmüyor. Şimdiye kadar hiç tatil yapmadım. Sadece bir kere 1999'da arkadaşımla Alanya'ya gittim, o da tatil amaçlı değildi. Bu kahvehane dışında bir hayatım yok, gayet monoton yaşıyorum. Öğleden sonra 15.00'te başlıyorum işe, gece yarısına kadar buradayım, haftanın her günü izinsiz çalışıyorum. Hayattan hiçbir beklentim yok, hayal kurmak için bile para gerekiyor. Hayattan beklentim olsa burada ne işim var? Şimdiye kadar sinemaya hiç gitmedim. Beyoğlu'na en son dört sene önce gitmiştim. Recep İvedik filmlerini de korsanından izledim. Kurtlar Vadisi, Canım Ailem ve Parmaklıklar Ardında'yı beğeniyorum, bir de türkü dinlemeyi seviyorum. Şimdiye kadar hiç kitap okumadım. Bu semtten hiç çıkmıyorum, zaman zaman arkadaşlarla buluşuyoruz kahvede ve daha çok at yarışları konusunda muhabbet ediyoruz. Şimdiye kadar hiç oy kullanmadım, kime oy atayım ki? Hiçbirine inancım yok, herkes gelip çalıp çırpıp gidiyor. Bakın Tekel işçileri kaç aydır eylem yapıyor, muhakkak ki haklılar, insan boşu boşuna ölüm orucuna girmez ki."
GÜLSUYU GENÇLİĞİ İŞSİZLİK YORGUNU
Güvercintepe'deki gençlerle sohbetimizi bitirdikten sonra, soluğu Anadolu yakasında alıyoruz. Anadolu yakasının belki de en varoş mahallesinde, Gülsuyu'ndayız. Gülsuyu son durakta, sevgili kuzenim Rodi'nin de yardımıyla, arkadaşlarıyla hemencecik sıcak bir muhabbete girişiyoruz. Gülsuyu, İstanbul'un diğer semtlerine göre biraz politik bir mahalle, çeşitli örgütlerin sloganlarıyla süslü duvarları, birçok kitle örgütü ve partinin afişleriyle bezeli mekânları da bunun göstergesi. Çoğunluğunu Güneydoğu'dan göçle gelenlerin oluşturduğu mahallenin delikanlıları da bu politik ortama doğmuşlar, o atmosferi solumuşlar, haliyle cümleleri de bundan bağımsız değil. İşte o cümleler...
ERHAN SARITOPRAK (18)
HEM İŞSİZİZ HEM DE KÜFÜRBAZ
"Okulu lise 1'de bıraktım, okumayı hiç sevmedim. Okulu bıraktıktan sonra tekstilde çalıştım ama o da olmadı. Bir buçuk aydır işsizim. Bir kız arkadaşım vardı, o da yalan oldu. Yani hayatımda yolunda giden hiçbir şey yok. Çalıştığım dönemde aylık gelirim 600 TL civarındaydı. Babam servis şoförü, aileyi o geçindiriyor. Recep İvedik filmlerinin ikisini korsandan izledim, ama üçüncüsünü izleyemedim henüz. Sinemaya hiç gitmedim. Bütün zamanımı kahvehanede geçiriyorum, oyun oynuyorum. Bir müddet çalışıyorum, kazandığım parayı da böyle yiyorum. Recep İvedik karakteri buradaki insanları yansıtıyor. Burada da küfür etmeyen insan bulamazsınız, burada da herkes Recep İvedik gibi işsiz. Benim bir genç olarak hiçbir hayalim, hiçbir umudum yok, üstüne üstlük hiçbir şansım da yok. Şans oyunundan para kazansam, Gülsuyu'ndaki gençlerin hepsini kurtarırım."
İZZET ARMUTLU (33)
RECEP İVEDİK BİR İSTİSNA
''İki senedir kahvehane işletiyorum, öncesinde bir çiçekçide çalışıyordum. Artık bir insanın emri altında çalışmak istemedim çünkü hakkımı alamıyordum, sigortam yoktu, kendi işimde ezilmeyi tercih ettim. Şimdi kendi yağımda kavruluyorum, en azından borçlarımı ödeyebiliyorum. Yakında evleneceğim. Ortaokula kadar okuyabildim, o zamanlar aklımızda hep serserilik vardı, okumaya hevesimiz olmadı. Heveslenince de ailem masraf olur diye göndermedi. Babam işçi emeklisi ve biz 10 kardeşiz. Ailem Erzincan'dan göç etmiş. Gülsuyu'nda doğup büyüdüm. Bizim varoşlarda yaşayan gençlik olarak en büyük sorunumuz, işsizlik ve onun getirdiği ailevi problemler. Biz burada yaşayanlar çoğunlukla karamsarız, günü tüketerek yaşıyoruz. Recep İvedik filmlerinin birincisini izledim, bana çok da komik gelmedi, işin içine espriler girdiği için bizi ne kadar yansıtıyor emin değilim. Bizim aramızda da düşüncesizce, cahilce, kendini bilmeden yaşayanlar var ama hepimiz Recep İvedik'te yansıtıldığı gibi değiliz. Varoşlarda yaşayıp kendini çok geliştirmiş insanlar da var, bence Recep İvedik gibiler istisna."
ERDAL USLU (29)
HİÇ SİNEMAYA GİTMEDİM
"Evliyim, bir çocuğum var ve altı aydan beri işsizim. Daha önce statik boya işi yapıyordum, sabah 08.00'den gece 01.00'lere kadar çalışıyordum, çok stresli bir işti, Şırnak'a kadar çalışmaya gitmişliğim vardır. 950 TL maaşım vardı, mesailerle 1300 TL'yi buluyordu. İş arıyorum ama bulamıyorum, ailemle yaşıyorum ve işsizliğim evde sürekli bir sorun. Evi geçindiren kimse de yok, ben arada sırada minibüse muavinliğe çıkıyorum, günde 40 TL yevmiye veriyorlar. Bizim öyle çok büyük hayallerimiz yok, bir buçuk yaşındaki oğlum benim çektiklerimi çekmesin istiyorum. Ortaokul mezunuyum, ailem maddi yönden karşılayamadığı için okuyamadım ama oğlumu okutmayı çok istiyorum. Çocukken hem okuyordum hem de boyacılık yapıyordum. Ben Recep İvedik filmlerini gülmek için izledim, varoşların yaşam biçimini yansıtıyor mu diye bakıldığını sanmıyorum. Ben de sinemaya hiç gitmedim, filmleri korsan CD'lerden izliyoruz. Eğlenmek için yapabildiğim tek şey kahveye gitmek, kâğıt oynamak. Şimdiye kadar hiç tatile gitmedim, buradaki insanlar tatil diye bir kavramı bilmez."
BEDRETTİN BERKE (29)
HAYATIMIZI ÇEKSENİZ KOMEDİ OLUR
"Bir aydır işsizim, asıl mesleğim torna tesviyecilik. O alanda iş bulamayınca bir süre lokanta sektöründe çalıştım. Lokanta kapanınca işsiz kaldım, şimdiye kadar en az 20 yere iş başvurusu yapıp, form doldurmuşumdur. Bir umut diye bekliyoruz. Doğma büyüme Gülsuyuluyum. Evliyim ve birkaç ay sonra baba da olacağım. Hayattaki tek amacım, sigortalı bir işimin olması ve çok değil, en fazla 800-900 TL kazanabileceğim bir gelir. Ailemi geçindirmekten başka bir isteğim yok. Çalıştığım dönemde izin günlerimde bile çalışmaya gidiyordum ki, fazla mesai yapayım da biraz daha fazla para kazanayım... İzin günümde eğlendiğimi, bir yerlere gittiğimi hiç anımsamam. İzin günlerimde çalışmıyorsam da zamanımı kahvede geçiriyorum. En son sinemaya 2005'te gittim, Üniversiteliler Tatilde adlı filmdi yanlış hatırlamıyorsam. Kadıköy'e de en son iki hafta önce iş aramaya gittim, herhangi bir sosyal faaliyet amacıyla bir yere gitmek gibi bir lüksüm yok. Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Recep İvedik gibi birçok kişi varoşlardan besleniyor. Şuraya bir kamera koyun, akşama kadar kaydedin, sonra da izleyin, gülmekten bayılırsınız. Yoksuluz ama komiğiz, her şeye rağmen yıkılmadık. Ama zenginler bizim gibi değil, onlar kendilerinden başka kimseyi düşünmüyor."
GÜVERCİNTEPE'NİN NEŞELİ GENÇLERİ
Varoş turumuzun ikinci durağı Başakşehir'e bağlı Güvercintepe Mahallesi. Olimpiyat Stadı'nın hemen arkasında yer alan mahalle, İstanbul'un dışında farklı bir dünya gibi. Kendi kuralları, kendi gerçekleri olan ve o kendine özgülüklerle kendi yağında kavrulan, zamandan koparılmış bir dünya. Ve o dünyada kendi aralarında neşeyle, güle oynaya yürürlerken rastladık onlara. Adları İlker, Coşkun, Süleyman, Serkan, Mert ve Cahit. Hepsi çok yakın arkadaş, bazısı okuldan tüymüş, bazısı işsizlikten turlayarak zaman geçiriyor, bazısı ise kendi tabiriyle 'takılıyor'. Onları Recep İvedik ve varoş gençliği hakkında sohbet etmeye ikna etmek için çok da zorlanmadık. Çünkü neşeli gençler, belli ki bir gazeteciyle konuşmak da neşelerine neşe katacak. Fotoğraflarını çektikten sonra, 12 bin kişinin yaşadığı mahalledeki tek parkta alıyoruz soluğu. İşte onların dünyaları...
İLKER POLAT (19)
BURADA HERKES KÜFREDER
"Ortaokul mezunuyum, dört senedir Bakırköy'de kuaförlük yapıyorum. Aylık gelirim 600 TL. Cebime haftada 50 TL harçlık alıyorum, gerisini evdekilere veriyorum. İki kardeşiz, diğer kardeşim okuyor. Okumak ve aslında polis olmayı çok isterdim ama kolumda dövme olduğu için o şansımı kaybettim. Doğduğumdan beri Güvercintepe'deyim. Ailem Sivaslı, ne zaman taşındıklarını bilmiyorum. Babam tekstilde çalışıyor. Recep İvedik'in bütün filmlerini izledim, bence gerçekten de varoşları yansıtıyor, izlerken çok da güldüm. Arkadaşlarla sürekli izlediğimiz bir film. Bence Recep İvedik filmi yalan değil, biz tam da öyleyiz, kavga ederiz, küfürlü konuşuruz. Herkesin ağzında küfür vardır, birçok genç uyuşturucu kullanır, içki içmeyen çok azdır. Boş zamanlarımda Sefaköy'e ya da Bakırköy'e sinemaya gidiyorum, sevgilimle dolaşıyorum, arkadaşlarıma takılıyorum. Sevgilim var ama evlenmeyi düşünmüyorum, henüz çok gencim. Biz varoş gençliğinin sayılamayacak kadar çok sorunu var, hangisini sayayım bilemiyorum."
COŞKUN DENİZ (18)
İZMİR'DE OKUMAK İSTİYORUM
"Lise son sınıftayım, dershaneye de gidiyorum. Derslerim iyi. İdealim İzmir'de üniversite okumak, hangi bölüm olursa olsun ama İzmir olsun istiyorum. Recep İvedik filminde varoşlar daha çok komedi tarzında yansıtılıyor. Her şeyi yansıtmasa da, çoğu şeyimizi tıpatıp o filmdeki gibi. Para yönünden, iş-işsizlik yönünden, sosyal aktivite yönünden hayatımız Recep İvedik filmlerinin bir kopyası adeta. Okul dışındaki vaktimi arkadaşlarımla geçiriyorum. Babam belediyede çalışıyor, biz Maraşlıyız, yaklaşık 25 sene önce taşınmışız buraya. Beş kardeşiz, ağabeyim üniversitede okuyor, ablalarım evli, iki kardeşim de ilkokula gidiyor. Bizim sorunlarımız o kadar çok ki, bunun için bizim liseye gelmeniz yeterli. Mesela okul açıldığından beri matematik öğretmenimiz yok ve güya biz üniversite sınavına gireceğiz. Sınıflar 30 kişilik, o kadar kalabalık değil, çünkü burada çoğu kişi ilkokuldan sonra okumuyor. Zengin muhitlerdeki gençleri televizyondan izliyorum ve sadece şımarık olduklarını biliyorum."
CAHİT POLAT (20)
RECEP İVEDİK BİZİM CANLANMIŞ HALİMİZ
"Şu anda sadece geziyorum. Daha önce bir benzin istasyonunda araba yağlarını kontrol ediyordum, şimdi iş arıyorum. Lise mezunuyum, üniversite sınavına girdim, iyi de bir puan tutturdum ama maddi durumumuz iyi olmadığı için tercih yapmadım. Üzüldüm ama yapacak bir şey de yoktu, ailemin borçları vardı. Bu yıl borçları hafiflettik, yine sınava girmeyi düşünüyorum. Otomotiv mühendisliği okumayı çok istiyordum ama olmadı, ne yapalım sağlık olsun. Babam devlet memuru, dört kardeşiz, ikisi okuyor. Birkaç yerle iş görüşmesi yaptım, şimdi beklemedeyim. Hem çalışıp hem de üniversiteye hazırlanmayı düşünüyorum, bakalım ikisini bir arada yürütmeye çalışacağım. Recep İvedik filmlerini izledim, bence oradaki her şey çok normal. Siz bakmayın bizim arkadaşların böyle konuştuğuna, bunların mahallede konuştuğu şeyler de aynı şeyler. Adam gerçekleri yansıtıyor, kimse yalan söylemesin. Bence abartmaya da gerek yok, film adı üstünde senaryo yani. Recep İvedik bizim canlanmış halimiz, bizim şu anki durumumuz yansıtıyor ve bunu biz bir şeyler öğrenelim de değişelim diye yapıyor. Bana hayallerimi soruyorsunuz: Ailemin borçlarını bitirmekten başka aklıma gelen bir şey yok."
SÜLEYMAN KISAK (17)
GEZMEYE AVM'LERE GİDİYORUM
"Lise üçüncü sınıftayım, dershaneye de gidiyorum. Endüstri Meslek Lisesi'nde elektrik-elektronik bölümündeyim, elektrikli ev aletleri teknisyenliği eğitimi görüyorum. Babam belediyede çalışıyor, Bingöl'ün Yedisu ilçesinden gelmişiz buraya, ben burada doğmuşum. Recep İvedik komik bir adam, bazı yerleri kaba, bazı yerleri saçma ama güzel film. Az çok yansıtıyor buraları. Varoş gençliği köşe başında takılır, alkol içer. Allah'a şükür ben temizim, Yeşilaycıyım. Boş zamanlarımızda gitar, darbuka falan çalıyoruz. Eğlenmek için mahallede takılıyoruz bazen, alışveriş merkezlerine gidiyoruz gezmeye. Bir şey almak için değil, sadece bakınmak için gidiyorum Bakırköy'deki, Sefaköy'deki alışveriş merkezlerine. Bizim oralardan bir şey almamız mümkün mü sizce?"
MERT DEMİR (19)
POLİS OLMAK İSTİYORUM
"Ticaret Meslek Lisesi son sınftayım, dış ticaret okuyorum. İnşallah polis olmak, kötüleri temizlemek istiyorum. Kötülere karşı bir takıntım var. Bu bölgede yaşayan bir gencin sorunlarının olmaması mümkün mü? Bir kere çok uzak, dağın bir ucu, ulaşım bile sorun. Babam kendi tezgâhında parfüm ve saat satıyor, geliri çok değişken. 500 TL kira veriyoruz, geri kalanla da yaşamaya çalışıyoruz. Biz Selanik göçmeniyiz, buraya 10 sene önce taşındık. Üç kardeşiz, onlar da okuyor. Recep İvedik filmlerini izledim, bence çok makara bir adam, esprileri çok güçlü. Biraz küfürbaz ama varoşlar hep öyle."
SERKAN AKGÜN (21)
ABARTILI AMA SONUÇTA FİLM
"Bir süre önceye kadar ayakkabı imalatında çalışıyordum. Haftada 200 milyon alıyordum, sigortam yoktu. Ailemle yaşıyorum, sekiz kardeşiz, diğerleri evli. Babam taksi şoförü. Maddi durumumuz, yalan olmasın biraz sıkıntılı. Geçenlerde evli olan ağabeyim kira parasını ödeyemediği için evden atıldı. Bizim ev de geçen gün yandı, 21 senelik evimiz kül oldu. Şimdi kaymakamlığa yardım için başvurduk. Recep İvedik'i çok beğeniyorum, bence çok küfürbaz değil. Ben Şahan Gökbakar'ı havaalanında gördüm, hatta sohbet ettik, ukala biri değil, sevindirici bir insan. İlk iki filmini izledim, Allah izin verirse üçüncüsünü de izleyeceğim. Biraz abartması var ama o kadar da olacak, sonuçta film çeviriyor adam. Benim hayata dair hayallerim var: Çalışıp bir araba almak, bir kafe açmak istiyorum. Allah izin verirse bunları yapacağım."