Tam
altı günde devrildi John Galliano. Yahudi aleyhtarı sözleri nedeniyle gözaltına alınmasıyla, tasarımcısı olduğu Dior modaevinden kovulmasının arasında yalnızca altı gün var. Evet moda değişimin ta kendisiydi. Ama şaşaalı defileleriyle bilinen yılların 'couture prensi'nin kellesi bu kadar hızlı mı gidecekti? İngiliz sosyetesinin ünlü ismi Jemima Khan bile inanamıyordu bu duruma. "Kim derdi ki Galliano, Kaddafi'den önce gidecek?" yazıyordu, Twitter'a. Tam da Paris Moda Haftası sırasında yaşanan Galliano skandalı, Dior modaevinin hızlı hareket etmesini gerektirmişti. Nitekim çok da iyi yönettiler krizi. "Yapılacak mı, yapılmayacak mı?" denen defile, sorunsuzca atlatıldı. Defilenin başında markanın CEO'su Sidney Toledano sahneye çıkarak, Dior'un Yahudi aleyhtarı tutumlara karşı olduğunun altını çizdi. Esas mesaj ise şovun sonunda geldi. Defilelerini teatral selamlamalarla bitiren Galliano'nun yerine, sahneye 40 kişilik beyaz önlüklü bir grup çıktı. Dior'un isimsiz kahramanlarıydı onlar. Modaevinin atölyesinin çalışanları; Galliano'nun yönettiği orkestranın olmazsa olmaz enstrümanları... "Koskoca Dior'u tek bir kişiye indirgemeyin," deniyordu bir bakıma, "Bir 'diva tasarımcı'mız olmasa da, Dior, Dior'dur."
KİMSE 'YERİ DOLDURULAMAZ' DEĞİL
Paris Moda Haftası'nda 'süperstar' tasarımcısı podyuma çıkamayan bir marka daha vardı: Balmain'in defilesinin bitiminde kreatif direktörü Christophe Decarnin'in yerinde de yeller esiyordu. Sonradan alınan duyuma göre Decarnin ocak başından beri bir klinikte yatıyor, depresyon tedavisi görüyordu. Bu arada moda kulislerinde Chloe'nin baştasarımcısı Hannah McGibbon'ın kontratının yenilenmediği konuşulmaya başlandı. YSL'nın tasarımcısı Stefano Pilatti de büyük ihtimalle 'gidici'ydi.
The Guardian gazetesi, 'sessiz devrim' olarak tanımlıyordu bu gelişmeleri: "Prens William'ın müstakbel karısı Kate Middleton'ın gelinliğini Sarah Burton'ın dikeceği konuşuluyor. Moda dünyası Alexander McQueen'in yerine getirilen Burton'ı tanısa da, bütün dünyanın tanıdığı başka tasarımcılar var. Middleton, onların yerine daha az bilinen bir ismi tercih edecek gibi görünüyor. Paris'te yaşananlara da bakacak olursak, modada artık 'sessizlik' moda." Bir süredir yere göğe konamayan tasarımcılar, bağlı oldukları şirketlerin tek bir hamlesiyle işlerinden alınıyor, 'müthiş yetenek'lerin aslında geçici, markaların kalıcı olduğu ortaya çıkıyordu. Süperstar tasarımcıların devri belki de gerçekten kapanıyordu. Moda basınının kanısı şu: "Tasarımcılar ne yaparlarsa yapsın, hepsinin hesap vermek zorunda olduğu şirketler var artık. Hisse sahipleri, müşteriler... Galliano'nun gidişi de gösterdi ki kumandaya artık yeniden markalar geçiyor".