Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Obama'dan ödül alan ilk Türk bilim kadını

Genç yaşına rağmen çok sayıda ses getiren makale yazdı ve prestijli ödüller aldı. Son olarak ABD Başkanı Obama tarafından ödüllendirilen Türk bilim kadını Hatice Altuğ'la konuştuk

Giriş Tarihi: 13.11.2011
ABD'deki Boston Üniversitesi'nde yaptığı çalışmalarla ve aldığı ödüllerle Türk kadınının adını altın harflerle yazdıran bir isim Hatice Altuğ (33). Genç yaşına rağmen bugüne kadar yaptığı teknolojik buluşlar ve akademik araştırmalarıyla onlarca kez bilim dergilerine kapak olan, bilim dünyasında büyük bir prestiji olan National Science Foundation'ın (Ulusal Bilim Vakfı) verdiği ödül de aralarında olmak üzere, pek çok ödüle sahip olan Altuğ geçtiğimiz hafta da Beyaz Saray'da ABD Başkanı Obama'nın elinden çok önemli bir ödül daha aldı. Altuğ, Presidential Early Career Awards for Scientist and Engineers (Bilim Adamları ve Mühendisler için Başkanlık Ödülü) ile geleceğin en önemli bilim adamları arasına girdi. Altuğ ile birlikte bu sene bir başka Türk bilim adamı daha, Aydoğan Özcan da bu ödüle layık bulundu. Nanoteknoloji ile ilgili pek çok araştırmaya imza atan Altuğ'a ödül kazandıran çalışması, ileride çok ses getireceği tahmin edilen bir buluşun ilk aşaması. Stanford Üniversitesi'nde uygulamalı fizik okuyan Altuğ'un hedefi, insanların evlerinde bile vücutlarında herhangi bir virüs olup olmadığını test edebilecekleri, cep telefonu büyüklüğünde bir alet geliştirmek. Hatice Altuğ ile çalışmaları ve ödül hakkında konuştuk.
- Genç bir akademisyen olarak pek çok prestijli ödüle sahip almak nasıl bir duygu? - Ödül almak tabii ki keyifli ama açıkcası yaptığım araştırmaların makale olarak çıkması beni daha çok mutlu ediyor. Makaleler pastanın keki, ödüller de o pastanın kreması. Krema pastayı güzelleştirir ama kek doyurur. Makaleler sayesinde, öğrencilerle birlikte büyümek işin keyifli yanı. Çünkü yaptığımız şey kitaplarda olan bir şey değil. Sen bir şey bulmaya çalışıyorsun. İşin heyecanı da riski de burada.
- Nedir o risk? - Birçok şey deniyorsun ve bazen beklediğin gibi bir sonuç çıkmıyor. Üstünde aylarca uğraştığın alet bir de bakıyorsun ki çalışmıyor. Bu durumda hayal kırıklığına uğrayıp bırakabilirsin. İşin hayal kırıklığına çok açık olması durumu zor kılıyor.
- Bir araştırmaya başlarken yaratıcı olmak mı, hayal etmek mi daha önemli? - Bazen geçmişten esinleniyorsun; örneğin 40 yıl önce denemiş bir aleti, nano boyutlarda yapınca enteresan şeyler ortaya çıkabiliyor. Ama öyle, 'Bugün yataktan kalktım, aklıma acayip bir şey geldi ya da Newton gibi kafama elma düştü, aklıma fikir geldi,' şeklinde değil. Bilim ve teknoloji öyle ilerlemiyor. Ben aynı zamanda işin teknoloji tarafındayım. Bir sorun var, onun üzerine gidiyorsun. Kimileri de önce alet üretip sonra sorun arıyor; benim aletim neyi çözer diye.
- Hangi aralıklarla makaleleriniz yayımlanıyor? - Bazı projeler iki-üç yıl sürüyor. Ama bazı projelerde var ki, şansınız yaver giderse her şey çok çabuk ilerliyor ve altı ayda makaleyi yazabilecek hale gelebiliyorsun.
- Yayımlanan makalenin size getirisi nedir? - Kariyerini bu makaleler üzerinde kuruyorsun. Bazıları binanın taşları oluyor, bazılarıyla da o taşların arasını dolduruyorsun. Bu makaleler bilimsel veya teknolojik olarak çığır açabilir. Mesela benim öyle şanslı olduğum makalelerim oldu. Bu da insanların sana yatırım yapması anlamına geliyor. Projeni anlatmak için akademik davetler alıyorsun. Yani bir sanatçı için CD çıkarmak neyse, makale yayımlatmak da bizim için aynı şey.

VÜCUTTAKİ VİRÜSLERİ TESPİT EDEN ÇİPLİ BİR ALET
- Sizi Obama'nın elinden ödül almaya kadar götüren çalışmanız ne hakkındaydı? - İçinde çip olan bir alet düşünüyoruz. Bu alet, vücuttaki virüsleri yakalıyor. Çalışmamızın şu anki aşaması bu, ama ilerleyen aşamada bu çalışmayı geliştirerek cep telefonu büyüklüğünde bir alet geliştirmek istiyoruz. Bu alet sayesinde, vücuttan kan veya tükürük gibi biyolojik örnekler alarak evde insanlar kendi kendilerine test yapabilecekler.
- Sonrasında ne olmasını bekliyorsunuz? - Aletin nasıl bir şeye dönüştüğüne bağlı. Sen aleti küçük ve ucuz yapabilirsen, insanlar belki eczaneden alıp, evde ateşlerini ölçer gibi kullanabilir. Eğer o aşamaya geçemezsek, doktorların ofisinde olabilir. Bir de ABD'nin en korktuğu şey dışarıdan gelebilecek virüsler. O yüzden böyle bir alet, havaalanlarında ya da başka bir ülkede görev yapan askerler için de kullanılabilir. Şu ana kadar yaptığımız araştırmaların sonucunda National Institute of Health (Amerikan Sağlık Ensitütüsü) bize bu çalışmamızı geliştirmemiz için 5 milyon dolar verdi. İlk iki yıl üniversite seviyesinde çalışma olacak. Sonra araştırma geliştirme kısmına geçilecek; son olarak da şirket nasıl bir alet olması gerektiğine karar verecek.

ARKADAŞINA GÖNDER
Obama'dan ödül alan ilk Türk bilim kadını
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN