BİLİM KENDİNİ YENİLEYECEK
- Güneşin batıdan doğuşunun bir mecaz olduğu söyleniyor...
- Örneğin bunu doğuda İslam azalacak, batıda İslam çoğalacak olarak yorumlayanlar var. Hıristiyan ülkelerde bir dini uyanış mı başlayacak acaba?
Hepsini Allah bilir. Biz sadece güneşin bir alamet olarak batıdan doğacağını, doğudan batacağını, bir ters işleme gireceğini, kainata hakim olan fiziksel kuralların, sünnetullahın ayrı bir dille konuşacağını biliyoruz. Şu an atmosferin içindeki kuralları biliyoruz, ama atmosfer dışındaki kurallarla ilgili bilgimiz yok. Gezegenlerde, galaksilerde, kainatın ötesi kainatlarda nasıl bir kuralın işlediğini tam bilmiyoruz. Bizim bildiğimiz Albert Einstein'in izafiyet teorisi, bilimin görece olması, izafi olması, bilimsel teorilerin tümünün teori noktasında durması...
Örneğin NASA'nın yaptığı son açıklamalar... Gizli parçacıklar ve karanlık parçacıklardan bahsediyor.
Hepsi beş duyu organı ve bilimsel deneylerle elde etmiş olduğumuz bilgilerin tartışılabileceğini, hepsinin rafa kalkabileceğinin, çok daha kozmik kuralların hakim olabileceğinin göstergesidir. Atılan her madde yere düşer, ama bu atmosfer şartlarında atılan her madde yere düşer, değişik atmosfer şartları içinde atılan her madde yere düşmez. Kainatta bir şey yok oluyor mu, yoksa enerjiye mi dönüşüyor?
Bütün bunların yeniden konuşulması gerekecek.
Yeni nesillerin yeni dönemlerinde bütün bunlar konuşulacak. Bilim yeniden silkelenecek! Burada silkelenmeyecek, en doğru olan son söz Kur'an'ın sözüdür. Allah'ın ilmi sınırlı değildir. Bize bildirdiği kadarını bilebiliyoruz. Onun için biz bilimin de ileride kendisini çok yenileyeceğine inanıyoruz. Yeni kurallar konuşulacak. İşte sünnetullah dediğimiz kıyamet alametlerinin yer değiştirmesi de bu bağlamda ele alınmalıdır. O kuralların kaldırılıp yerine yeni kuralların ikame edilmesi... Biz işte öyle bir dönemden söz ediyoruz, o dönem içinde kestirme sözler söylemek sakıncalıdır.
Yarın biz yanıldığımızda diyecekler ki 'Nihat Hoca böyle demişti, ama bak öyle olmadı'. Onun için biz böyle söyletmek istemiyoruz. İmam-ı Şafii de kader konusunda kaderi tartışmaktan çekinirdi.
Hoşuna gitmezdi. Niye biliyor musunuz? Şöyle derdi: 'Ben fıkhı bir konuda 'Bir adamın dişini kırarsanız, onun diyeti bir yumurta,' deseydim!
Daha sonrakilerde 'Şafii de amma cahilmiş. Bir dişin diyetini bile bilmemiş!' diyeceklerdi. Ama kader konusunda yanlış bir yorum yapsam, sonra gelip benim yanıldığımı görenler, 'Şafi dinden çıktı!' diyeceklerdi.' Çünkü akide konuları çok tartışılmaya müsait konular değildir; fıkhı konular içtihatta açık konulardır, ama akide konuları içtihatta açık konular değildir. Ancak Kur'an ve sünnetin belirleyebildiği ölçüde bizim konuşma hakkımız var. Çünkü peygambere de bilgi öyle verilmiştir.
Beyin egzersiziyle olabilecek şeyler değildir bunlar. Dikkat ederseniz çok temkinli konuşuyorum. Tartıp konuşuyorum, 'Onun bildirdiği gibidir,' diyorum yoksa çok kolay bin tane yorum getiririm.
İŞARETLER GÖSTERİYOR Kİ, KIYAMET HENÜZ YAKIN DEĞİL
- Deccal'in ölümünden sonra nasıl bir dünya olacak?
- Hz. Mehdi'nin gelmesi, dünyanın tamamen bozulmasına ait dönemlerdir.
Mesela bazı hadislerde Mehdi gelmeden önce insanlar namazı unutacak deniyor.
Kâbe kaldırılacak, Kur'an'daki bütün harfler silinecek, insanlar bir bakacaklar ki Kur'an'da ayetler yok! Boş kağıt haline gelecek. Zerre kadar iman eden kimse kalmayacak, namaz unutulacak. Hadisler öyle bir pozisyon çiziyor ki, o günlerden çok uzak olduğunu görüyorsunuz. Günden güne namaz kılanların sayısı artıyor.
Zaman belirleyemeyiz, ama işaretler gösteriyor ki kıyamet henüz yakın değil.
Önemli olan, biz kıyamete hazır mıyız? Hz.
Peygamber kendisine 'Kıyamet ne zaman ey Allah'ın resulü?' diye soran sahabeye iki şey söylüyor. Birincisi 'Kıyamete ne hazırladın?' diyor. Demek istediği, kıyameti arama, kıyameti sorma, kıyametin zamanının peşinden koşma! Sen, kendi kıyametini, yani ölümü düşün! İkinci olarak cevabında diyor ki: 'Kıyamet hakkında sorgulanan, kıyameti sorandan daha çok biliyor değil.' Yani ben senden daha çok bunun zamanını bilmiyorum.
O zaman kıyametin saatini Allah'tan başkası bilemez.
- Yecüc ve Mecüc kimdir, insan mı yoksa başka bir varlık mı?
- Bir felsefe mi, bir ideoloji mi, bir kavim mi, bir ırk mı? Bahsedilen şey, bir sermaye mi?
Mehdi ve Hz. İsa onları yok ettiğinde bütün kainat onların pisliğinden kokacak deniliyor. Acaba ne?
Bunların hepsi yoruma açık konular, kestirip atma hakkına sahip olmadığımız şeyler.
DABBETÜL ARZ NEDİR?
- Dabbetül Arz'ın AIDS virüsü olduğu söyleniyordu. Şimdilerde de bilgisayarın Dabbetül Arz olduğu iddia ediliyor.
- Hepsi zorlama yorumlar. Dabbetül Arz'ın olağanüstü bir varlık olduğu söyleniyor. 'İnsanların ne olduğunu insanlara söyleyecektir,' deniliyor. Bunun dışındakilerin hepsi ayrıntı. Dabbe, yerde debelenme olarak yorumlanıyor. Olağanüstü bir varlığın çıkıp insanlarla olağanüstü olayları konuşacağı anlamındadır.
DAMLA KAYAYERLİ