Karnımız doysun bol sohbet olsun bize yeter

Giriş Tarihi: 9.11.2014
Karnımız doysun bol sohbet olsun bize yeter

Ayın ilk haftası ele geçen para anında biter, her seferinde 'Bu defa daha idareli kullanacağım' diye kendi kendine sözler verilir, ama tutulmaz... Cepte para kalmayınca arkadaşlar birbirine destek olur, iki simitle gün tamamlanır ama keyifler bozulmaz. Yeter ki karın doysun ve sohbetler bol olsun! Evlerde sabaha kadar sohbet edilir, oyunlar oynanır, filmler izlenir ama vize ve final zamanları o ev büyük bir etüt kampına dönüşür... Derslerin altından kalkılamayınca 'Keşke daha çok çalışsaydım' diye söylenilir, telafi için kütüphanenin yolu aşındırılır. Hiçbir şeyin dert edilmediği, insanın içinden geleni yapabildiği yıllardır üniversite zamanları... Bunun için hep özlemle anılır. Peki zorlukları yok mu? Var tabii. Özellikle İstanbul gibi bir büyük şehre başka bir şehirden gelmişseniz... Ve de cebinizdeki harçlığınız kısıtlıysa çok zor. Başka şehirden gelen öğrenciler, yurt çıkmayınca ve özel yurtlara parası yetmeyince mecbur öğrenci evi tutuyor. Artık arkasını toplayan anne, sürekli para isteyecek baba olmayınca da işler başa düşüyor. Öğrenci milleti bir yandan derslerinde başarılı olmayı amaçlarken bir yandan da hayatta tek başına ayakta durabildiğini ailesine göstermek istiyor. Yokluk baki tabii, ama bu durum pratik zekayı da tetikliyor, nasıl mı? Mesela Tarlabaşı'nda oturan Mert Akgül tabağı olmadığı için karnabahar yemeğini bardaktan yiyor, Üsküdar'da oturan Şeyma Akçalı oturacak koltuğu olmadığı için kütüphanesini koltuğa çeviriyor. Herkes bir şekilde çözüm üretiyor. Zorluklar çok ama umut da var.


MERT VE ALİ


Tarlabaşı'nda 0+0 öğrenci evi
Beyoğlu'nda Tarlabaşı'ndaki Demirbaş Sokak'tayız. Bizi sokağın başından Mert Akgül (22) alıyor. Beş katlı apartmanın en üst katında oturuyor Mert'le ev arkadaşı Ali Tekin (22). Akgül, İstanbul Üniversitesi Rus Edebiyatı'nda, Tekin ise aynı üniversitenin arkeoloji bölümünde okuyor. İkisi de İzmir'den gelmiş. Mutfağı olmayan tek odalı evde iki senedir yaşıyorlar. Evin kirası 400 TL. Evin biraz dağınık olduğunu söyleyince Akgül "Bazen arkadaşlar geliyor birkaç saatte ortalık bu hale geliyor" diyor. İkisine de yurt çıkmamış. Tekin "Başka yerlerde ev baktık ama ev sahipleri 'Burası aile apartmanı, gürültü yapamazsınız' dedi. Biz müzik yapıyoruz. Bu evde rahatız" diyor.

AY SONU ZOR GELİYOR
Mutfak eşyaları eksik. Ama çözüm yok değil. Karnabaharı bardakta yemişler! İkili öğrenci evinde yaşamak nedir anlatıyor: "İlk başta evde hiçbir şey yoktu. Bir hafta uyku tulumlarıyla kaldık. Sonra spotçudan ve arkadaşlarımızın yardımıyla her şeyi topladık. En büyük sorun elbette para. Allahtan yemek yapmasını biliyoruz. Bir tenecere yemek yapıyoruz, onu birkaç gün yediğimiz için de masraf azalıyor. Paramızın çoğunu konserlere ve kitaplara harcıyoruz. Ay sonunda sadece 10 TL kalıyor. O zaman evde bozuk para avına çıkıyoruz." Akgül bozuk para bulamayınca da trompetini alıp Taksim'e çıkıyor ve o gün idare edecekleri kadar para toplayıp eve dönüyormuş. Bir evde olması gerekenleri sığdıramadıkları için pratik yöntemler bulmuşlar. Mesela Mert Akgül'ün dolabı olmadığı için kıyafetlerini 'dürümleme' adını verdiği teknikle kitaplığın altındaki çekmecelere koyuyor. Evde sandalye ve masa olmadığı için yemeklerini yerken ve ders çalışırken amfilerin üzerinde oturuyorlar. Ayrıca yatakları olan koltuklarda oturup yiyorlar. İkili Tarlabaşı'ndaki küçük evlerinde farklı bir hayat deneyimledikleri için çok mutlu.

ARKADAŞINA GÖNDER
Karnımız doysun bol sohbet olsun bize yeter
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN