Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Renkli nın karanlık yüzü

Giriş Tarihi: 31.7.2016
Renkli modanın karanlık yüzü

nın görünen yüzü her zaman cıvıl cıvıl, hareketli ve eğlenceli... Ancak işin bir de arka planı var. Dev modaevlerinin arka planlarında büyük hırslar, savaşlar yaşanmış. Markaları kuran aileler ve isimlerin özel yaşamları karanlık hikayelerle dolu

"Bu sene ilkbahar-yaz sezonunda hangi marka daha dikkat çekiciydi?" diye soracak olsanız, yla ilgilenenlerin çok büyük kısmı ağız birliği etmişçesine "Tabii ki Gucci" diyerek cevap verir... Markanın çantaları, terlikleri, bomber ceketleri, dantel etekleri yaz boyunca her davetin, her şık organizasyonun resmen başrolündeydi... Ama bu hafta İngiliz Guardian gazetesinde Gucci modaevi hakkında bambaşka bir haber okudum... Bu haber de şu an moda haftalarında gördüğümüz, birbirinden ünlü ismin dolaplarından eksik olmayan, lüks tüketimin amiral gemisi modaevlerinin tarihlerini ve arkalarında yatan karanlık geçmişi merak etmemize neden oldu...

KARISI CİNAYET EMRİNİ VERDİ
Şu an dünyanın en prestijli markalarından biri olan ve Kering grubun sahibi olduğu Gucci markasının kurucusu Guccio Gucci... 1953 yılında hayatını kaybeden Gucci, Savoy Hotel'in asansör görevlilerinden biriydi. Otele gelip giden zengin müşterilerin valiz ve çantalarına hayranlık duyan Gucci, 1921 yılında doğduğu Floransa'da Gucci mağazasını açtı. Elinden geldiğince en iyi deri işçilerini yanına alan Gucci, birkaç yıl içinde ikinci mağazasını Roma'da açtı. Oğullarının da büyüyüp kendisine destek vermesiyle bu küçük atılım önce Milano'da ardından da New York'ta mağaza açarak İtalya ve Amerika'da popüler bir marka haline geldi. Guccio Gucci'nin ölümünden sonraysa oğlu Rodolfo ve torunu Maurizio Gucci yönetimde etkin oldu. Şirketin büyümesi ve lüks hayat ailenin bölünmesine, iç çatışmalara ve kontrolü kimin ele geçireceğine dair tabir-i caizse taht oyunlarına neden oldu. Ancak bu tatsız durumlar 1995 yılında bambaşka bir boyuta taşındı. Markanın aileden gelen son sahibi Maurizio Gucci, şirketi bir fona devrettikten sonra bir süredir ayrı yaşadığı eşi tarafından tutulan kiralık katil tarafından öldürüldü. davasında aileye dair tüm karanlık yönler ortaya çıktı. Pattrizia Reggiani'nin yıllarca kara büyüyle uğraştığı, kocasının metresiyle yaşadığı her yere büyüler yaptırdığı, bu uğurda yüzbinlerce euro harcadığı ve son olarak da cinayet kararı aldığı ortaya çıktı. Hapisten çıktıktan sonra bir mücevher firmasında çalışmaya başlayan Reggiani, ailenin asla Gucci efsanesine sahip çıkmadığını hepsinin tek derdinin para olduğunu söylüyor.

SERİ KATİL ÖLDÜRDÜ
Logosu hepimizin hafızalarına kazınan Versace firması, 1978 yılında Gianni Versace tarafından kuruldu. Terzilik ve dikiş işleri yapan annesinin yanında çok zaman geçiren, Roma ve Yunan mitolojisine büyük ilgi duyan Versace mimari eğitimi aldı. Ancak 26 yaşında Milano'ya taşınmasıyla moda kariyerine profesyonel olarak başlamış oldu. Kız kardeşi Donatella ve erkek kardeşi Santos kariyeri boyunca yanındaydı. 1982 yılından ölümüne kadarsa sevgilisi Antonio d'Amico da hep yanındaydı. Kısa süre içinde şöhretler dünyasında sağlam arkadaşlıklar kuran Versace, 1997 yılında Miami'deki evinde seri katil Andrew Cunanan tarafından öldürüldü. Ölümünden kısa süre önce kanser teşhisi konulan Versace, öldüğünde henüz 50 yaşındaydı. Şirketin şu an yönetimi profesyonel bir CEO ve erkek kardeşi Santos'da. Markanın kreatif direktörüyse Donatella Versace. Şirketin yüzde 50 hissesi şu an 30 yaşında olan yeğeni Allegra Versace'ye ait. Uzun süre anoreksiya tedavisi gören ve ölümden dönen Allegra ise olabildiğince şöhret dünyasından uzak bir yaşam sürüyor.

TEK BAŞINA OTELDE ÖLDÜ
Bir statü göstergesi olarak kabul edilen Chanel çantalar ve tüvit ceketler dünya sosyetesinin olmazsa olmazları arasında. Oysa pek çoğumuz Chanel'in şu an kime ait olduğunu bile bilmiyoruz. 1983 yılından bu yana modaevinin kreatif diröektörlüğü Karl Lagerfeld üstleniyor. Coco Chanel'in 1971 yılında ölmesinin ardından ünlü modacının kozmetik işlerindeki ortağı Wertheimer ailesi modaevin tek sahibi. Moda haftalarına katılan ancak defileleri üçüncü ya da dördüncü sırada izlemeyi tercih eden aile fertleri, markanın profesyonel bir şekilde tüketicinin aklını karıştırmayacak bir düzende üretim yapmasını istiyor. Bu nedenle marka piyasaya 10 yılda bir parfüm çıkarıyor ve Coco Chanel tarafından hayata geçirilen belirli detaylar yenilenerek koleksiyonlar son 50 yılda olabildiğince birbirine benzer şekilde üretiliyor. Ancak konumuz ünlü tasarımcı. Bir yetimhanede dünyaya gelen Coco Chanel, hayatını kazanmak için ilk önce küçük kulüplerde şarkcılık ve revü kızlığı yapıyor. Bu sırada da zengin erkeklerle ilişkiler yaşıyarak konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Metresi olduğu Etienne Balsan'ın Paris'teki bir dükkanında, 1909 yılında ilk mağazasını açıyor. İlk müşterileri de kendisi gibi zengin ve evli erkeklerle birlikte olan, onların paralarını rahat bir şekilde harcayan yarı sosyetik metresler oluyor. En büyük aşkı ve bağımsız bir mağaza açmasını sağlayansa sevgilisinin en yakın arkadaşı Boy Capel oluyor. Aralarında başlayan ilişki Chanel'in en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşatıyor. İngiliz cemiyet hayatının dikkat çekici isimlerinden biri olan Capel, kendi sosyal statüsüne uygun bir aristokratla evleniyor. Kaza geçirip ölene kadar ikili arasındaki ilişki devam ediyor ancak onun ölümü Chanel'i derinden yaralıyor. 1922 yılına kadar Chanel, şapka tasarımcılığıyla başladığı moda tasarım yolunda önce kadınlar için spor kıyafetler ardından da çeşitli hazır giyim kıyafetleri üretmeye başlıyor. İşte tam kendisini ispat etmeye başladığı bu dönemde ilk parfümünü piyasaya sürüyor. No: 5 isimli parfümün üretimi içinse Yahudi Werheimer ailesiyle ortaklık yapıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında işlerini sürdürebilmek için Nazi'lerle işbirliği yapan Chanel bu ortaklığı ortadan kaldırmak için 'yı işgal eden Nazi'lere bu aileden söz ediyor. Werheimer ailesi ülkeyi terk etmek zorunda kalınca da şirketin tamamı Chanel'e kalıyor. Hırsıyla moda dünyasında kendisine sağlam bir yer edinen Chanel bir aile kuramadan tek başına Ritz'deki odasında hayata gözlerini yumuyor. Tüm şirket de Werheimer'lara geçiyor.

52 YAŞINDA HAYATINI KAYBETİ
Başarılı bir gübre üreticisinin beş çocuğundan biri olarak Fransa'da dünyaya gelen Christian Dior, ailesinin baskısıyla siyasal bilimler fakültesinden mezun oldu. Ailesi onun bir diplomat olmasını istiyordu. Ancak harçlıklarını biriktirerek satın aldığı küçük sanat galerisi onun hayatında başka kapılar açılmasını sağladı. 1931 yılında abisini ve annesini kaybetti. Aynı yıl babasının iflas etmesi ise başka bir büyük tramvaydı. Galerisini satmak zorunda kaldı. Çizim yapmaya başladı ve çeşitli tasarımcıların yanına girdi. 1940 yılında Nazi'ler ve işbirlikçilerinin eşleri için giysi üreten Lucien Lelong için çalışmaya başladı. Ablasıysa Fransız direnişinde yer alıyordu ve yakalanıp toplama kampına yollandı. 52 yaşında geçirdiği üçüncü kalp krizinin sonunda hayatını kaybetti. Kalp krizini neden geçirdiği konusunda sayısız dedikodu üretildi. Evlenmeyen ve çocuğu olmayan Dior'un ardından şirket Groupe Arnault tarafından satın alındı.

MODAEVLERİ İKİ AİLENİN ELİNDE
Her sezon özellikle bir markanın ya da en fazla iki markanın neden ön plana çıkarıldığını merak ediyor musunuz? Neden tüm moda otoritelerinin bir anda aynı markayı parmaklarıyla gösterdiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bunun nedeni basit aslında. Bildiğiniz neredeyse tüm modaevleri iki büyük Fransız aile şirketi tarafından paylaşılmış durumda. Pinault ve Arnault aileleri moda dünyasının iki dev gücü. Pinault'lar; Gucci, Yves Saint-Laurent, Sergio Rossi, Boucheron, Bottega Veneta, Balenciaga (yüzde 91 hissesi), Alexander McQueen, Stella McCartney (yüzde 50 hissesi), Christopher Kane (yüzde 51 hissesi) ve Tomas Maier markalarının sahibi. Arnault'lar Louis Vuitton, Loewe, Fendi, DKNY, Givenchy, Marc Jacobs, Kenzo, Emilio Pucci, Thomas Pink, Céline, Donna Karan'ın sahibi. Durum böyle olunca aileler bir sezon için bir markalarını daha iddialı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Yani dev reklam kampanyalarıyla, dergilere verdikleri ilanlarla, şöhretlere ve blogger'lara dağıttıkları bedava ürünlerle bir anda sizin algınızı seçtikleri markaya çekiyor. Bu yüzden Celine ön plandayken, Louis Vuitton geri planda kalıyor. Gucci'nin popüler olduğu sezonda da Balenciaga ya da Bottega Veneta'ya ait neredeyse bir haber bile okumuyoruz.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Renkli modanın karanlık yüzü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN