Zeid’in görkemli dönüşü

Fahrelnissa Zeid, aynı sofrayı paylaşacak kadar Atatürk’ün yakınındaydı. Sergilerinde krallar, kraliçeler boy gösterdi. Zeid yıllar sonra Tate Modern’de açılan retrospektif sergisiyle Londra’ya muhteşem bir şekilde geri döndü. Bu geri dönüşün anahtarı ise İstanbul Modern’deki Cehennemim resmiydi

Giriş Tarihi: 18.6.2017
Zeid’in görkemli dönüşü
Londra caddelerinin muhtelif köşelerinde Tate Modern'de yeni açılan Fahrelnissa Zeid'in retrospektif sergisinin afişleri yer alıyor. Afişte kullanılan eser ise bizim İstanbul Modern'in duvarından aşina olduğumuz Cehennemim.
Aslında eni 5, yüksekliği 2 metreyi aşan bu devasa esere Londralıların da aşina olmalarını beklerdik. Çünkü Zeid bu resmi 1951'de burada, Londra'da yaşarken, stüdyosunda yapmış. Eser ilk defa 1954'te Londra'daki The Institute of Contemporary Arts'ta sergilenmiş. Ama anlaşına bu gerçeğin üzeri tarih tozuyla kaplanmış.
Cehennemim eseri, Zeid'in yıllar sonra eserleriyle Londra'ya dönmesinde anahtar rolü oynuyor aslında. Belki de Tate Modern'deki serginin odağındaki eser olması da bu yüzden.
İstanbul Modern Genel Direktörü Levent Çalıkoğlu 2008 yılında Tate Modern'in yetkililerinin İstanbul Modern'i ziyaret ettiklerinde müzenin duvarında Zeid'in Cehennemim eserini görünce bu retrospektif sergi hikayesinin başladığını anlatıyor, "Eseri görünce çok şaşırdılar, 'Kim yaptı bunu?' dediler. Zeid'i, hayatını ve eserlerini anlattım. Etkilendiler ve her şey böyle başladı" diyor.
Peki o eser neden müzenin duvarındaydı? Bu sorunun cevabı da başka bir hikayenin kapısını aralıyor. Yıllar önce daha İstanbul Modern yokken. Eczacıbaşı ailesi modern sanat müzesi kurma hayallerini sanat dünyasında dillendiriyor. Çünkü Türkiye'nin böyle bir müzeye ihtiyacı var. Zeid'in çocukları Şirin Devrim ve Prens Ra'ad Bin Zeid, henüz fikir ve hayal aşamasında olan müze için annelerinin Cehennemim eserini bağışlıyor.
Bu bağış müze hayalinin gerçeğe dönüşmesi için önemli bir itici kuvvete dönüşüyor. Bunun için müze açılıp hayaller gerçeğe dönüşünce müzeye giren ilk eser Cehennemim oluyor. Ve yıllarca müzenin duvarında asılı duruyor.
Müze Zeid'e her zaman özel bir ilgi gösteriyor. 2005'teki Kaplumbağa Terbiyecisi'nin rekor fiyata satıldığı müzayedede İstanbul Modern Zeid'in birçok eserini satın alıyor ve böylece Türkiye'deki en önemli Zeid koleksiyonuna sahip oluyor. Sonra koleksiyonunu geliştiriyor. Şu an 32 eserin bulunduğu bir koleksiyona sahip. Tate Modern'deki 44 eserlik sergide de bu koleksiyondan sekiz resim bulunuyor.
Zeid 1951'de resmi yaparken hem kendi sanat yolculuğunda hem de Türkiye'nin sanat yolculuğunda böylesi hayırlı işlere vesile olacağını tahmin ediyor muydu, bilinmez. Ama işte Cehennemim İstanbul Modern'in açılması için itici kuvvet olmanın ötesinde bugün bir Türk sanatçının ilk defa Tate Modern'de restospektif sergisinin açılmasına ve Fahrelnissa Zeid'in yıllar sonra Londra'ya prenses unvanına yakışır bir görkemle dönmesine de vesile oldu.
Cehennemim, devasa boyutlarıyla etkileyici bir soyut resim. İsmine tezat bir renk cümbüşü var. Acaba Zeid bu resme neden Cehennemim adını vermişti? Çalıkoğlu, 1950'lerde böylesi devasa resimler yapmanın başlı başına bir iddia olduğunu söylüyor. Ama bir ayrıntıyı da paylaşıyor "O yıllarda ressamlar soyut resimlerine isim vermezlerdi. Çünkü eseri tanımlamak istemezlerdi. Bunun için soyut kompozisyon olarak geçerdi resimler. Zeid'in bu resme Cehennemim adını koyması son derece ilginç" diyor.
Zeid yıllar önce verdiği bir söyleşide aslında bize bir ipucu bırakmış: "Bizler, yani bugün hayatta olan soyut sanatçılar, yaratılarımızın dünyasında önemli rol oynayan ölülerle birlikte yaşıyoruz. Bizler için belirlenmiş olan yazgı, cehennemin ta kendisi. Bu cehennemin içindeyiz"
Ama işte Zeid o cehennemin içinden kendisine resimle bir cennet yaratabilmiş büyük bir sanatçı. Cehennemim eserinin hep yeni başlangıçların mihenk taşı olması da galiba bu yüzden.
Ve Tate Modern'in duvarında yan yana iki afiş: Biri Türk sanat dünyanın en önemli isimlerinden Fahrelnissa Zeid'in sergisine ait. Diğeri ise bir başka büyük sanatçı Alberto Giacometti'nin retrospektifine...

Sanat ve diplomasinin odağında bir hayat
Fahrelnissa Zeid, eserleri kadar yaşamı, kişiliğiyle de dikkat çeken bir sanatçı. Yaşamı boyunca genel olarak sanat, siyaset ve diplomasi dünyasının odağında yer aldı. 2. Abdülhamit'in sadrazamlarından Cevat Paşa'nın kardeşi Şakir Paşa'nın kızı olarak 1901'de doğdu. İşgal altındaki İstanbul'da resim eğitimi alan sanatçı İzzet Melih Devrim ile evlendi. Etkileyici kişiliği ve tarzıyla girdiği ortamlarda herkesi etkilediği hep anlatılır.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında İstanbul'da Atatürk'ün sosyal çevresinde ona yakın olan insanlardan biriydi Zeid. İlk eşinden boşandıktan sonra 1935 yılında Kral Faysal'ın o dönem Irak Büyükelçisi olan kardeşi Emir Zeid ile evlenerek prenses unvanı alır. Kocası Berlin'e atanınca o da 1930'lu yıllarda Hitler Almanyası'nda bulunur. Burada da diplomasi dünyasının yıldız isimlerinden biri olarak parlar.
2. Dünya Savaşı sonrasında kocası Londra Büyükelçisi olunca uzun yıllar Londra'da yaşar. Verdiği davetler, zarif ve etkileyici kişiliğiyle insanları etkilemeye devam eder. Londra'da St. George's Galerisi'nde açtığı resim sergisine 'ana kraliçe' (queen mother) namlı Kraliçe Elizabeth bile gelir. Londra'dan sonra Paris'te, New York'ta, Brüksel'de sergiler açan Zeid görkemli yaşamıyla birlikte iddialı bir ressamdır.
1958'de Irak'taki askeri darbe önemli bir dönüm noktasıdır. Kocası ve oğluyla tatilde olduğu için kurtulurlar ölümden. Fakat Irak'taki aile fertleri, aralarında 2. Faysal da vardır, öldürülür. Maddi ve manevi zor günler başlar aile için. İşte o günlerde hayatında ilk defa mutfağa girer. Ama Zeid için sanat yapmak bir tutkudur. Pişirdiği tavuğun kemiklerinden eserler yapar. Sonra Ürdün'e, Emir Zeid'den olan oğlu Prens Ra'ad Bin Zeid'in yanına yerleşir. Açtığı sergilere Kral Hüseyin katılır. 1991'de öldüğünde Ürdün'de ulusal yas ilan edilir.


Fahrelnissa Zeid'in 1947'de Londra'da açtığı resim sergisine 'ana kraliçe' (queen mother) namlı Kraliçe Elizabeth gitmişti

Sanata teslim bir aile
HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI): Şakir Paşa'nın oğlu ve Zeid'in abisi Cevat Şakir namı diğer Halikarnas Balıkçısı bir edebiyatçı. Sürgün gittiği Bodrum'u anlatarak Bodrum'un keşfedilmesini de sağladı.
ALİYE BERGER: Fahrelnissa Zeid'in iki yaş küçük kardeşi. Evlendiği eşini çok kısa sürede kaybeden Aliye Hanım, resim sayesinde hayata döndü ve Türk sanatının önemli ressamlarından biri oldu.
FÜREYA: Zeid'in yeğeni. Verem tedavisi için İsviçre'de sanatoryuma gidince seramik sanatı ile tanıştı, Türkiye'nin önemli seramik sanatçılarından biri oldu. Babası Emin Paşa Atatürk'ün yakınındaki isimlerdendi. İstiklal Mahkemeleri'nde hakim olan Kılıç Ali ile evlendi.
NEJAT DEVRİM: Fahrelnissa Zeid'in ilk eşi İzzet Melih Devrim'den olan oğlu. Annesi gibi ressam. Türkiye'nin ilk soyut ressamlarından biri olarak kabul ediliyor. Anne-oğul İstanbul Modern'de yıllar sonra Gökkuşağında İki Kuşak sergisinde bir araya gelmişti.
ŞİRİN DEVRİM: Zeid'in kızı. Yale Üniversitesi'nin tiyatro bölümünde okudu. Tiyatromuzun önemli isimlerinden biri olduğu gibi birçok üniversitede dersler vererek çok sayıda öğrenci yetiştirdi.


Aliye Berger, Füreya ve Fahnelnissa Zeid (soldan sağa) 1973'te İstanbul'da bir araya gelmişti.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Zeid’in görkemli dönüşü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN