Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu çocuklar bir harika

Bakanlığı’na bağlı okullarda kodlama eğitimi veren , Adıyaman’da çok özel bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Bölgedeki dezavantajlı okullarda ücretsiz olarak kodlama, robotik teknoloji, 3D eğitimleri verildi

Giriş Tarihi: 13.5.2018
Bu çocuklar bir harika
Adıyaman Osmangazi Ortaokulu'ndayız... Bodrum katına yöneliyoruz. Merdivenleri indikçe ışık azalıyor. Bir küçük tepe penceresinden gelecek güneşe mahkum, florasan lambanın beyaz ışığıyla iyice boğucu olmuş sınıfta bizi bekleyen üç küçük çocuk var. Tek bilgisayarları var. Herkes onun başında. İhtiyaçları çok; güzel sıralar, belki birkaç dolap, perde ve tabii ki bilgisayar...
Ama tüm eksikliklere ve odanın karanlığına inat ışıl ışıl gözlerle bakıyorlar. Öğretmenleri Erkan Ocak en az onlar kadar umut dolu. Bir yıl öncesi aklına geliyor... Bilgisayar olmadığı zamanlarda tahtaya çizerek nasıl teknoloji öğrettiğini anlatıyor. Trajikomik ama gerçek. En azından çocuklar artık hayallerinde canlandırmıyor talimatları. Okulda bir bilgisayar ve kodlama öğrenmeleri için gerekli bir kit var.
Erkan Hoca, "Bu program okula gelene kadar ben de bilmiyordum kodlamayı. Önce bize öğrettiler, biz de çocuklara" diye samimiyetle anlatıyor:
"Şartlarımız belli, çocuklarda en azından kod yazma bilinci gelişmiş oldu. Bu okulun öğrencilerinin yarısından fazlasının evinde bilgisayar yoktur. Erkek öğrenciler internet kafeler nedeniyle en azından bilgisayar ne biliyor ama kız öğrencilerde büyük sıkıntı yaşıyoruz. E-postanın ne olduğunu bilmeyen birçok öğrencim var."
Bu nedenle Bilişim Garaj Akademisi'nin Adıyaman'da gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projesi çok önemli. Çocuklar teknolojiyle tanışmış, kod yazmayı öğreniyorlar. Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Mete Kızılkaya ve Bilişim Garaj Akademisi Kurucusu Prof. Dr. Selçuk Özdemir'den projeyi dinlemek için gittim Adıyaman'a... Koşulları birbirinden farklı dört ayrı okulu ziyaret ettik. Çocuklarla biraraya geldik.
Projenin ortaya çıkışı ayrı bir hikaye... Bu konuda Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Mete Kızılkaya'nın hakkını teslim etmek lazım. Ankara Çin Çin Mahallesi'nde birbirinden sorunlu bin 500 öğrencisi olan bir okulun müdürlüğünü yaptığı sırada edindiği tecrübe ve çevre sayesinde Adıyaman'da bir farklılığa imza atmak istemiş. Ve Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Selçuk Özdemir'e açmış fikrini...

- Mete Bey, Adıyaman'da görevlendirildiğinizde bölgenin en önemli sorununu ne olarak tespit ettiniz?
- Mete Kızılkaya: Adıyaman'ın Türkiye'deki diğer illerden çok farklı sorunları yok. Bazı şeyleri daha hızlı yapmamız gerekiyordu. Önce bir İnovasyon Merkezi kurduk. Öğretmenleri eğittik. Dışardan öğretmenler getirdik, onlarla fikir alışverişinde bulunmalarını sağladık, fuarlara katıldık. Hâlâ da devam ediyoruz.

- Destekçiniz de çok galiba...
- M.K: Önemli olan başlamaktı. Biz istedikçe karşımıza iyi insanlar çıkıyor. Toplum olarak eğitim konusunda çok duyarlıyız. Bir amacımız da siber güvenlikçi çocuklar yetiştirmek. Bölge olarak siber güvenliğe çok ihtiyacımız olacak. Zaten bir eğitimci olarak benim hedefim bir çocuk. O bir çocuğu yakalarsak, gidip Nobel de alabilir. Biz sadece tohum attık. Tarım konusunu seçmemizin de özel bir nedeni var; bölge tarımcılıkla geçiniyor. Suyu da bol ama ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bu çocuklar tarafından tohum ve su konusunda projeler geliştirilirse ülkemize çok faydalı olacaklar.

- Siz neden bu projenin içinde yer almak istediniz?
- Selçuk Özdemir: Bilişim Garaj Akademisi olarak 100 bin öğrenciye, online platformda bu hizmeti veriyoruz. Robot, kodlama, üç boyutlu tasarım gibi başlıklar altında teknolojinin her boyutunu öğreniyorlar. Bu ücretli bir hizmet. Ama biz Adıyaman'ı bir sosyal sorumluluk alanı olarak değerlendirdik ve tüm hizmeti buraya ücretsiz getirdik.

- Adıyaman'da kimler bu sistemden faydalandı?
- S.Ö: Sosyo ekonomik durumu düşük ve kırsal kesimden okullar seçtik. Onlara malzemeleri gönderdik, online eğitim sistemimizi açtık. 33 okula eğitim kitini gönderdik, 32 öğretmeni eğittik, yedi bin öğrenciye sistemi açtık. Bu sistemi öğrendikten sonra bununla bir çözüm geliştirmeleriydi hedefimiz. Bölgeyi ilgilendiren bir sorun üzerine yoğunlaşmalarını istedik. Ve ortaya akıllı sera projesi çıktı. Şimdi bu çocuklar geliştirdikleri projelerle il genelinde yarışacaklar.

İMKANLARIMIZ OLDUĞU KADAR BİR ŞEYLER YAPTIK
Mevlana Ortaokulu'ndayız.
Furkan Bıçak'ın evinde bilgisayar yok ama şu sıralar en sevdiği şey akıllı sera için okullarına gönderilen bilgisayar ve kitle çalışmak. Yazılım uzmanı olma hayalleri kuruyor.
Muhammed Enis Şahin, Furkan'ın takım arkadaşı... Terminolojiye hakimiyetiyle şaşırtıyor beni. Scract, kodlama, tinker cat tasarımlarından söz ediyor. Evinde bilgisayar varmış ama bu zamana kadar sadece oyun oynuyormuş. Keremcan Arslan da bu takımın bir parçası, "Keşke evimde bilgisayar olsa" diye anlatıyor, "Hocam, ben en çok tasarım yapmayı sevdim" diyor. Beyin cerrahı olup, robotik cerrahiyle ilgileneceğini söylüyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bu çocuklar bir harika
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN