Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sanki bir tarafım hep anneliği beklemiş gibi

, yıllar geçse de ne güzelliğinden ne de zarifliğinden bir şey kaybetmiyor. Üstelik çiçeği burnunda bir anne olarak, hayata daha da gülümseyerek bakıyor. Azra Akın’la, gözlerden uzak evliliğini, anneliği ve güzellik konularını masaya yatırdık

Giriş Tarihi: 22.3.2020 ABONE OL
Sanki bir tarafım hep anneliği  beklemiş gibi

Azra Akın her daim gözlerinin içi gülen, etrafına pozitif enerji yayan kadınlardan. Dünya güzeli olarak ne kadar şaşalı bir imajı varsa, tarzı bir o kadar mütevazı. Üç yıl önce Atakan Koru ile Tekirdağ Keşan'da sade bir kır düğünüyle evlenen Akın, geçtiğimiz yıl bebeği Demir'i kucağına aldı. Biz de Azra Akın'la büyüyen ailesini, hayatını konuşmak için bir araya geldik. Bakın Akın yeni hayatını nasıl anlattı...
- Hayatınızın nasıl bir evresindesiniz?
- Çok verimli bir evrede olduğumu düşünüyorum. Hem anne hem de üreten bir kadın olmanın tadını çıkarıyorum. Anne olduktan sonra yeniden doğdum gibi hissediyorum. Eskisinden daha motiveyim.
- Hem annelik hem iş... Evde nasıl bir düzeniniz var, iş saatleri, yemek hazırlanması, arkadaşlar vs. her şeye nasıl yetişiyorsunuz?
- Biz eşimle ve ailemizin diğer fertleriyle bir ekibiz (gülüyor). Eşim en büyük desteğim. Birbirimizin hayallerini önemsiyoruz. Ben de iş ve özel hayatımda planlı ve programlıyım. Ailem ve arkadaşlarımla geçirdiğim zamanlar çok kıymetli ancak doğrusunu söylemek gerekirse bir an geliyor yorgunluktan koltuğa yapıştığım oluyor (gülüyor). Enerjimi toplamak için bana iyi gelen yöntemlerim var.
- Nasıl bir hamilelik süreci geçerdiniz?
- Hamilelik dönemim hayatımın en güzel dönemlerinden biriydi. Bu süreçte bedenimde yaşadığım mucizevi değişikler bedenime karşı saygımı ve sevgimi daha da artırdı. Bebeğimizin sorumluluğunu hamile olduğum andan itibaren eşimle birlikte paylaştık. Annelik kadar babalık da çok önemli, birlikte karar verip dünyaya yeni bir yaşamın gelmesine aracılık ediyorsunuz, dünyanın en güzel heyecanı bence.

OPERASYONSUZ DOĞURUN
- Doğum nasıldı, o günü
biraz anlatır mısınız?
- Tarif etmek gerçekten zor çünkü müthiş bir heyecanın beraberinde çok çeşitli duygular yaşadık. Aslında bir anlamda bir bilinmeze teslim olduk, doğum hayat gibi, hem doğal bir süreç hem ne olacağını bilemiyorsunuz. Hastanede olmamıza rağmen anne, bebek ve baba dostu bir yaklaşımla bütün sağlık ekibiyle sıcacık ve aynı zamanda mahremiyete saygılı bir ortam yarattık. Bunu bilinçli kararlar vererek başardık. Eşimle birlikte katıldığımız eğitimlerde de bize böyle bir ortamın huzurlu ve sağlıklı olacağı anlatıldı. Ben doktoruma her zaman derdim ki; "Bir komplikasyon olmazsa ben doğuracağım", bu çok doğal deneyimi yaşamak her kadının hakkı olduğu gibi benim de hakkımdı. Hatta epidural anestezi istemedim. Sadece öğrendiğim nefes teknikleriyle gerçekleşti doğumum. Yanımda kendi isteğiyle eşim ve ebem vardı. Ve bebeğimi doğar doğmaz arzu ettiğim gibi ilk ben aldım, ten tene temas için. Babamız da yanımızdaydı. Yaşadığımız duygular inanılmaz güzeldi. Doğum sonrası ilk saatlerimizi hep arzu ettiğimiz gibi üçümüz bir arada geçirdik, çok özel bir zamandı. Tüm bebek bekleyen anne adaylarına bir mesaj iletmek isterim; doğum muhteşem bir deneyim ve komplikasyon yoksa operasyonsuz dünyaya getirin bebeklerinizi... İçimizde öyle bir güç var ki... Gerçekten farkında olmak yeter.
- Anne olacağınızı öğrendiğiniz an ve anne olduktan sonra neler yaşadınız, nasıl hissettiniz?
- İlk anda haberi aldığımızda içimde heyecan ve neşe hissettim, sonra bir şaşkınlık ve tarif edemeyeceğim saygı ve sorumluluk duygusu. Sanki bir tarafım hep bu anı beklemiş gibi. Doğuma kadar hep gelişiyor bu hisler, bebeğinizi hissetmeye başlıyorsunuz, iletişim kuruyorsunuz. Onun için güzel bir yolculuk olsun istedim, stresten uzak kalarak hep olumlu şeylere odaklandım. Doğum sırasında da öyle... Hep onunla konuştum içimden. Doğum sonrası da kollarıma geldiğinde yaşadığım hisler inanılmazdı. Koşulsuz sevgi ve saygının yanında müthiş bir koruma duygusu...
- Bebeğinizle nasıl bir iletişiminiz var, bakımıyla ilgili nasıl bir yol izliyorsunuz?
- Hamile kaldığım andan beri onun her şeyi hissettiğini ve anladığını biliyordum. Doğduktan sonra da ona karşı büyük bir sorumluluk duygusuyla bir birey olarak yaklaşmaya çalıştım. Çünkü bebeğimin dünyaya geldiği andan itibaren aldığı güven ve sevgi hissinin onu yaşamı boyunca etkileyeceğini biliyordum. Büyürken bir şeyler keşfediyor ve onu serbest bırakıyorum. Kişiliğini bulması, kendisini ifade etmesi, kendisine güvenmesi için. Bir yerde okumuştum; çocuğumuzun hayatındaki en önemli şey biziz. Biz en iyi ilk öğretmeniz. Sözlerimiz, sevgimiz, onlarla vakit geçirmemiz mesela oyun oynamamız.

HAYAT UZUN VADELİ NEŞE VERİCİ BİR YOLCULUK
- Geçtiğimiz haftalarda cezaevinde kalan kadınların çocuklarını gezdirdiniz. Neden böyle bir şey yaptınız? Belki buna benzer şeyler yapıyorsunuz ama haberimiz yok? - Keşke bütün çocuklar anne ve babalarıyla büyüseler. Sağlıklı ortamlarda olabilseler ve yaşıtlarıyla birlikte cezaevi kreşi değil de normal ortamdaki kreşlere gidebilseler. Çocuklar, gençler çok değerli benim için elimden geldiğince ve yararlı olacağımı düşündüğüm projelerin içinde yer almaya çalışıyorum. Türkiye'nin her yerindeki üniversiteli gençler etkinliklerine davet ediyorlar, aslında hepsine gitmek ve pırıl pırıl gençlerle sohbet etmek istiyorum. Gençlere kulak vermek çok önemli onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Buradan da beni davet eden bütün gençlere çok teşekkür etmek istiyorum. Keşke hepsine katılabilecek zamanım olsa.
- Dünya güzeli sıfatı, çok mutlu edici olmasının yanında insana ömür boyu bir yük de yüklüyor mu?
- Bu unvan hayatıma başka bir anlam daha kattı. Dünya güzeli olmak aynı zamanda ihtiyacı olanlara destek olmak, başkalarının hayatlarına dokunmak, sessizlerin sesi olmak demek. Kişiliğimle de örtüşen bir misyon bu. Bu misyonun sorumluluğunu tutkuyla ve kalbimle yerine getirmeye çalışıyorum. İnanıyorum ki sorumluluğunu her an taşıdığım bu misyon bana boşuna verilmedi, hayata karşı güçlü duruşum, kırılganlığım, empati duygularım bunda etken...
- Dünya güzeli olarak yaş alırken insan estetik kaygılar içinde oluyor mu?
- Her insan gibi yaş almanın endişelerini nadiren ve kısa süreli yaşadığım oluyor. Tabii dışardan gelen beklentilerle baş etmek kolay bir şey değil. Sanki hep aynı kalmam gerekiyormuş gibi... Oysa aynı kalmak yerine anlamlı işler yapmayı daha çok önemsiyorum. Yüzümüzdeki her çizginin her yaşın getirdiği bir güzellik olduğuna inanıyorum. Herkes gibi ben de yaşlanacağım, "Güzelliğinizi miras olarak bırakamıyorsunuz." Bu nedenle arkamda anlamlı işler bırakmak için çabalıyorum. Yıllar geçtikçe insanın kendine daha çok yaklaştığının ve yeni yeni hayallerin peşinden gidebileceğimizin en güzel örneği olmak, sadece dünya güzeli olarak anılmaktan çok daha kıymetli... Bence hayat uzun vadeli neşe verici bir yolculuk, bir yaşa takılı kalmak istemiyorum. Biz değişen varlıklarız, robot değiliz. Bu kadar çok dış görüntümle ilgilenmek demek enerjimi, zamanımı boşa harcamak demek. Güzellik bir insanın kendisiyle barışık olması ve iyi hissetmesi. Bunu yaptıklarıyla yansıtan herkes güzeldir...

KÖŞEME ÇEKİLMEDİM ÇEKİLMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM
- Evliliğiniz iş hayatınızı etkiledi mi? Sanki biraz da köşenize çekildiniz gibi hissedildi... Bu bir tercih miydi?
- Hayatın doğal akışında insanlar zaman zaman birçok nedenle çalışmaya ara verebilir, mesela hasta olabilir, iş değişikliği yapmak için hazırlık yapıyor olabilir. Bütün bunlar kişisel tercihtir. 21. yüzyıldayız bu durum iş hayatındaki erkekler için de kadınlar içinde söz konusu. Evlilik, hamilelik, anne baba olmak çalışmaya engel değil. Ara vermiş olabilirim ancak kendi kararım dışında hiçbir nedenle köşeme çekilmedim ve çekilmeyi de düşünmüyorum. - Son yıllarda en çok konuştuğumuz konuların başında cinsiyet ayrımcılığı, kadına şiddet gibi durumlar ve buna önlem alınamaması var. Siz bu konuda ne söylemek istersiniz. - Her tür ayrımcılığa karşıyım. Hepimiz insanız cinsiyetimiz ve cinsel tercihimiz ne olursa olsun birbirimize saygılı olmak zorundayız. Sorumluluklarımızın bilincinde olmalı ve neden çözüm bulamadığımızı enine boyuna düşünmeliyiz. Her birimizin ne kadar güçlü olduğunu ve biz istersek dünyayı değiştirebileceğimizi unutmamalıyız. 2020 yılında hâlâ cinsiyet eşitliği konuşuyor olmak çok üzücü aşalım bunları artık.

DANS TÜM ENGELLERİ ORTADAN KALDIRAN BİR EYLEM
- Dans ne ifade ediyor sizin için? Çok güzel dans ettiğinizi ve dansın sizin için bir tutku olduğunu biliyoruz...
- Aslında bakarsanız insanlar yüzyıllardır dans ediyor, müzik ve dans insanın bir bakıma kendini ifade etme biçimi. Her coğrafyanın kendine özgü dans stilleri var, Anadolu kültürümüz dans konusunda çok zengin. Halk oyunu diye adlandırdığımız yöresel danslarımız var ve çok güzel... Bedenin müzikle buluşup ruhumuzu çiçeklendirdiğimiz anlar dans ettiğimiz anlar. Sadece ritmi düşünüyor ve arınıyorsunuz, evrensel bir dil aynı zamanda. Sözsüz bir iletişim biçimi, ayrıca her yaşta her insan dans edebilir, tüm engelleri ortadan kaldıran bir eylem.

TEKİRDAĞ NAMAZ VAKİTLERİ
ARKADAŞINA GÖNDER
Sanki bir tarafım hep anneliği beklemiş gibi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA