Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Babamdan ne öğrendim?

’nin önemli birçok şirketinin başında bugün ikinci kuşak yöneticiler var. Onlar bu kıymetli mirası babalarından devraldılar. Genç yöneticiler bugün oturdukları koltukların kıymetini biliyor. Hepsi en büyük şanslarının babaları olduğunu söylüyor ve babalarından öğrendikleri yöntemleri kullanıyorlar. Kılavuzları sağlam... Kimi adil olmayı babasından öğrenmiş, kimi pes etmemeyi...

Giriş Tarihi: 21.6.2020 ABONE OL
Babamdan ne öğrendim?

Türkiye'nin birçok önemli markası ve şirketi ikinci, hatta üçüncü kuşaklara emanet. Babalarından devraldıkları mirası sürdüren isimler, hayat yolculuklarında babalarını kılavuz almış. Kimi ekibine adil olmayı babasından öğrenmiş, kimi babasının gözlerindeki heyecanı miras almış. Sonuçta her biri babasının onlara öğrettiği yolda ilerliyor. Her insanın babası özeldir, yol gösterendir, hayatın zor anlarında sığınılacak limandır. Herkes babasından bir şeyler öğrenir. Hele iş dünyasında insanın babasından kendisine miras kalan tecrübe ve bilgilerin karşılığı yoktur. Biz de Babalar Günü'nde Türkiye'nin önde gelen, babadan çocuğa emanet, gözbebeği şirketlerin başındaki isimlere sorduk, "Babanızdan ne öğrendiniz?" diye...

Arayan herkese mutlaka geri döner

Türkiye'nin gurur duyduğu birçok projenin altında Limak Holding'in, bu denli büyük çapta işlerin altındaysa Nihat Özdemir'in imzası var. Özdemir, iş yükünü çocuklarıyla paylaşmayı seçmiş babalardan...

Ebru Özdemir/ Nihat Özdemir'in kızı Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı

Mühendis bir anne ve babanın kızıyım. Onların başarılarından aldığım ilham ve elbette bu ortamlara aşina olarak yetişmemin meslek tercihimdeki etkisi çok büyük. Babam zaten rastlaştığı tüm gençleri mühendis yapmaya çalışır. "Önce mühendislik oku, sonra istediğini olursun" der. Ben de inşaat mühendisliğine yöneldim. Babamın misyonunu da hedefi büyüterek devraldım. Kendisi her zaman benim için çok önemli bir rol model oldu ve olmaya da devam ediyor. Babamdan çok şey öğreniyorum. Öncelikle çalışkanlığı ve takipçi olmayı... Bir işe başladıysa mutlaka bitirilmesini ister. Tüm aşamalarını takip eder, kim ararsa arasın mutlaka geri döner. Babamdan aldığım bir diğer önemli değer de sahip olduklarımı ve imkanlarımı ihtiyaç sahibi insanlarla paylaşmak. Bugün kendisinden öğrendiklerim sayesinde bulunduğumuz coğrafyalarda mutlaka bir sosyal yatırımı da hayata geçiriyor ve toplumun gelişimi için çabalıyoruz.



Batuhan Özdemir/ Nihat Özdemir'in oğlu Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Babam elbette hayatta benim en büyük rol modelim. En başta tabii ki tüm çevremiz gibi benim de meslek seçimimde çok büyük etkisi oldu. Kendisinden hem mesleki hem de kişisel anlamda çok şey öğrendim. Çok iyi bir liderdir, yöneticidir. Aynı zamanda da insanlarla çok iyi iletişim kurabilen, herkesin de rahatlıkla iletişim kurabileceği ve çevresindeki insanlara değer veren bir insandır. Bu özelliklerini kendime örnek almaya özen gösteriyorum. Ayrıca sporu çok sever ve bu konuda hırslıdır. Bize de sporu sevdirdi. Sayabileceğim bir çok özelliğinin yanında dürüstlük, çalışkanlık ve tabii ki ne olursa olsun hep güçlü olmayı da babamdan öğrendim.

En değerli varlığımın kişiliğim olduğunu öğrendim

Naif Güral işdünyasının saygın isimlerinden biri. İşdünyasına ve hayatına dair tecrübeyi de çocuklarına aktarmış bir isim.

Erkan Güral/ Naif Güral'ın oğlu NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Sevmeyi ve saymayı öğrendim. Değer vermeyi, takdir etmeyi, kıymet bilmeyi öğrendim. Atalarımızın yadigarı vatanımızın ilelebet yuvamız olduğunu öğrendim. Aile sevgisini öğrendim. Çalışmazsam, inanmazsam azmetmezsem başaramayacağımı öğrendim. Kısacası, yaşamı öğrendim babamdan.

Sema Güral Sürmeli/ Naif Güral'ın kızı/ Kütahya Porselen Yön. Kur. Bşk

Her şeyden önce kendimi sevmem gerektiğini, kendisi ile barışık olan insanların tüm insanları seven, mutlu topluluklar oluşturduğunu, sağlığın ve ailemin işten önce geldiğini, empati yapmayı, disiplinli, özverili, zamana karşı duyarlı, verdiği sözü tutan, işi yapan değil yöneten bir yönetici olmayı, hayatta sahip olduğum en değerli varlığın kişiliğim olduğunu, onu kaybetmemem gerektiğini ondan öğrendim. Başarabilirim kelimesinin sırrına inanan birisi olarak bana hep gerçekten başarmayı öğretti.

Gülden Güral/ Naif Güral'ın kızı/ NG Holding Yön. Kur. Bşk

Babam her zaman pozitif düşünen, çevresini ve bizleri de bu anlamda yetiştiren bir kişiliğe sahip .Gerek iş yaşamında, gerek özel hayatında babamdan negatif bir düşünce ya da şikâyet duymak söz konusu değildi.r Bu bir kültür ve bu kültür onunla beraber çevresine de yay-ıl mış durumda. Bir söz vardır, inanmak başarmanın yarısıdır diye. Babamın bana göre en büyük özelliklerinden bir i çevresine verdiği motivasyondur. Fabrikaların içerisinde de pek çok noktada motivasyon artırıcı sözler yer alıyor ve bu bakış açısı insanlara her anlamda katkı sağlıyor.

Hediye Güral Gür/ Naif Güral'ın kızı/ NG Hotels Yön.Kur.Bşk

Ondan öğrendim hayata karşı sağlam duruşu, sıkıntıları kafaya takmamayı, azimli olmayı, olmayana boyun eğmemeyi, çalışkanlığın önemini. Yine Ondan öğrendim ailenin kutsallığını, ata olmanın yüceliğini, büyüklüğün yaşta değil davranışta olduğunu, tevazunun değerini.

Bana her zaman güvendi
Niyazi Ören'in sıfırdan kurduğu bir şirket Dardanel. Mehmet Önen, çocukluğundan beri fabrikada büyümüş, şimdi babasıyla çalışıyor.

Mehmet Önen/ Niyazi Önen'in oğlu Dardanel İcra Kurulu Başkanı
Kendimi bildim bileli babam Niyazi Bey ile çok sayıda iş toplantısına katıldım. Çocukluğumda yaz tatillerimi, Çanakkale'deki fabrikamızda üretimde geçirdim. Bu süreçte, üretimdeki çalışanlarımızdan tutun, yabancı müşterilerimize kadar farklı niteliklerde insanlarla ilişki kurdum. Niyazi Bey, bana her zaman güvendi ve genç yaşıma rağmen sorumluluk almamı sağladı. Niyazi Bey'den yetenekli ve zeki bir ekip kurmanın, ekibinize sorumluluk vermenin, onlara güvenmenin ve adil olmanın, başarının olmazsa olmazı olduğunu öğrendim. Aynı zamanda kendine ve yaptığın işe güvenmenin, o işi en iyi şekilde yapmanın, dürüstlük ve doğruluktan hiçbir zaman ayrılmamanın kişiyi eninde sonunda başarıya taşıyacağına inanmamı sağladı.

Hem futbol hem de turizm adına üzerimdeki etkisi büyüktür
Jolly turizm sektörünün en önemli ve prestijli firmalarından biri. Kurucusu Sinan Vardar bir süre önce başrağı oğulları Mete ve Mert Vardar'a teslim etti

Mete Vardar/ Sinan Vardar'ın oğlu
Jolly Yönetim Kurulu Başkanı

Babam Sinan Vardar'ın ailemizdeki yeri çok özeldir. Kendisi her zaman bize büyük güç katıyor ve moral kaynağı oluyor. En karamsar olduğumuz zamanlarda sığınacağımız bir liman olarak tarif edebilirim kendisini. Kendisi 2003 yılında şirketimiz Jolly Tur'u abim ve bana emanet etti. Her babanın böyle kritik bir kararı kolay kolay verebileceğini düşünmüyorum. Bizler de onun izinden gidip emanet aldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Tabi başarıyla ilerlediğimiz bu yolda bizim en büyük şansımız temelleri sağlam atılmış ve sektörde özellikle dürüstlüğüyle ön planda olan bir şirket emanet almamız. Her zaman yanımızda olduğunu bilmek de bize büyük bir güven ve moral kaynağı oluyor. Bizi bu günlere getiren babamın ve tüm babaların Babalar Günü'nü kutluyorum.

Mert Vardar/ Sinan Vardar'ın oğlu Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Gerek sosyal yaşamda, gerek işhayatında her zaman bana yol göstermiş, yolda karşıma çıkanlara dair gerekli uyarı ve önerileri yapmış kişi babam. 12 yaşımdan itibaren iş hayatının içindeydim, hem futbol hem de turizm adına üzerimdeki etkisi büyüktür. İlkeli duruşu, cesaretiyle hep idolüm oldu. Bundan sonra da verdiği cesaretle çok daha büyük başarılara adım atacağız.

Çalışmak, çok çalışmak ve disiplin!
50 yıllık bir geçmişe sahip Tosyalı Holding'de baba oğul bir arada çalışıyor.
Şerif Tosyalı/ Fuat Tosyalı'nın oğlu Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi

Necip Fazıl Kısakürek'in dediği gibi... "Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım." Çalışmak, çok çalışmak ve disiplin... Bunlar babam Fuat Tosyalı için olmazsa olmazlar. Ancak ben babamdan üç önemli şey daha öğrendim. Bunlardan birincisi; sevdiğin işi yapmak ve ona odaklanmak; ikincisi krizlerde büyümek; üçüncüsü ise eğitimin yanına yaşam deneyimi ekleyebilmek. Sevdiğiniz işi yaparsanız ve sadece ona odaklanırsanız, bereketini ve hayrını da görürsünüz. Kriz dönemlerinde kafanızı iki elinizin arasına almak yerine, kimsenin göremediğini görmeye çalışmalısınız. Bunu yaptığınız taktirde krizi fırsata çevirir ve bir dünya markasına dönüşürsünüz. Dünya markası olmak ise farklı kültürlere, o coğrafyalarda yaşayan insanlara da dokunmak anlamına gelir. Bunun için eğitim asla tek başına yeterli olamaz; yanına mutlaka yaşamın kendisinden deneyim eklemeniz gerekli.



Yüzüne vuran heyecanı seviyorum
Eğitim alanında babadan oğula bir ekol de onlarınki. Baba Enver Yücel, iş dünyasında oğluyla omuz omuza babalardan biri
Hüseyin Yücel/ Enver Yücel'in oğlu Bahçeşehir Koleji& Uğur Okulları İcra Kurulu Başkanı

Sanırım yedi-sekiz yaşlarımdaydım. O zaman okullarımız değil, dershanelerimiz vardı. Babam evimize sık sık orada çalışan öğretmen arkadaşlarını davet ederdi. Uzun yemek sofralarında konuştukları tek şey eğitimdi. Babam öğretmenlere eğitimde yapmak istediklerini anlatır, ben de hayranlıkla kulak misafiri olurdum. Tabii ki anlattıklarını anlamazdım. Hayran olduğum da onlar değildi zaten. Hayran olduğum, konuşurken yüzüne vuran heyecanıydı... Aradan 30 yıl geçti... Babam halen aynı inanç ve heyecanla konuşur, ben de onu halen aynı hayranlıkla izlerim... Hiç bitmeyen çalışma azmi, heyecanı, fikirlere duyduğu saygı, verdiği destek, dostluklara duyduğu kıymet... Ben babamdan çok şey öğrendim... Ama en çok da insan olmaya dair şeyleri öğrendim. Babam, benim hem yolum hem de yolumdaki ışığım...



Okul tatil olunca, ertesi gün işe götürürdü beni
Yaz tatillerinde oğlunu her kademede çalıştıran bir baba Gökalp Çak. Şimdi yönetici koltuğunu ona devretmiş.
Gökalp Çak/ Şahap Çak'ın oğlu Netlog Başkan Yardımcısı

İyi bir baba olmak, aslında o an istemesen de bazen çocuğunun uzun vadedeki iyiliği için özveri göstermeyi gerektirir. Babam bana en büyük hediyeyi beni hayata doğru hazırlayarak verdi. Ben hayatım boyunca çalıştım. Çocukken neredeyse hiç tam bir yaz tatili yapmadım. Altıyedi yaşımdan itibaren, okul tatillerinde babam beni ertesi gün yanında işe götürürdü. O günlerde bunu yaptığı için çok kızardım, şimdi değerini anlıyorum. Beni bazen şirketteki çaycıya, kimi zaman araç bakımdaki tamir ustalarına, kimi zaman da benzin istasyonumuzdaki pompa görevlisi arkadaşlara teslim ederdi. O zamanki çocuk yetiştirme şekli bugünkünden çok daha farklıydı. Kendisinin birçok konuda gerçekten çok vizyoner, olaylara çok farklı bakan bir yapısı vardır. Ondan ne öğrendim diye tek kelimeyle cevap versem herhalde hayatı derim.



Asla hata yapmaktan korkma
Senur Akın Biçer, rahmetli babasının mirası, onun gözbebeği şirketi Arnica'yı başarıyla yöneten bir isim...
Senur Akın Biçer/ Hasan Akın'ın kızı Arnıca Yönetim Kurulu Başkanı

Babamdan ne öğrendim?" diye düşündüğümde aklıma ilk gelen "Ne yaparsan yap, yaptığının en iyisi yap. Tek rakibin sensin" sözü oluyor. Hep kendimle yarışmamı öğütlerdi. Kendi değerlerimi ortaya koymamı isterdi. Yaptığımın en iyisini yapma çabası içime öyle işledi ki hobi diye başladığım işte bile en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bitki dikerken bile bu söz kulağımda... Babam "Asla hata yapmaktan korkma. Ne olacak yanlış yaptıysan, adam mı öldürdün" derdi. Biz babamla birlikte büyüdük diyebilirim. Birlikte öğrendik birçok şeyi. "Ben senden öğreniyorum" derdi bana. Ben doğduğumda babam 25 yaşındaymış. Beni her zaman karşısına bir büyük gibi alır ve sohbet ederdi. Olaylara bir mühendis bakış açısı ile yaklaşmayı da ondan öğrendim. Şöyle bir anım var: İlkokul beşinci sınıfa gidiyordum. Bir kırtasiye dükkanı "Zararına satış" diye satış yapıyor, gidip silgi aldım birkaç tane. Babama gidip "Ne güzel ucuza satıyorlar" demiştim. O da "Sen olayı anlamamışsın galiba" dedi. Ama ben silgilerimle o kadar mutluyum ki! Babam "Zararına satış dediğin şey, adamın iflas ettiğini, borç içinde olduğunu, ailesine ekmek götürmeye çalıştığını gösteriyor" dedi. O silgiler kaldı benim önümde, kullanamadım bile. Babam, çevresine iyilik yapmayı, insanların hayatlarını güzelleştirmeyi, kolaylaştırmayı severdi. Bu da babamdan bana geçen bir özellik.

ARKADAŞINA GÖNDER
Babamdan ne öğrendim?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA