Lüks bir villanın bahçesinde yer alan bir sığınak hayal edin. Sığınağın kapısını açıp merdivenden aşağı iniyorsunuz. İlk olarak karşınıza dekontaminasyon bölümü çıkıyor. Steril sıvılarla duş aldığınız bölüm olarak düşünebilirsiniz. Bu bölüm isteğe bağlı olarak sığınağa yerleştiriliyor. Ardından beraber zaman geçirilen oturma odasına geçiliyor. Sığınaklarda genelde açık mutfak oluyor. Lavabosu, ısıtıcısıyla... Çoğunlukla konserve ve uzun ömürlü gıdalar tüketiliyor. Ton balığı çok tercih ediliyor çünkü ortalama beş yıl raf ömrü var. Ocak, biyoetanol yakıtla çalışıyor. Özelliği zehirli gaz çıkarmaması. Mutfağın yanında da mutlaka kiler yer alıyor. Sıra banyo ve tuvalete geliyor. Banyoda az enerji harcayan özel ısıtıcı var. Tuvaletler için de harici tanklar yerleştirilmiş. Kanalizasyona bağlanmıyorsunuz. Şehir şebekesinden tamamen bağımsızsınız...
EN KÜÇÜĞÜ 45 BİN DOLAR
Sığınakta dışarıdan gelen havayı temizleyen filtreler söz konusu. İçeride kullanılan enerji özel bir sistemle yönetiliyor. Dışarıdaki hareketi algılayan özel sensörler, kamera izleme sistemleri de sığınağa konabiliyor. Acil çıkış kapıları gerektiğinde sizi sınırlarınızın dışına kadar götürebiliyor.
Standart bir sığınakta yukarıdaki detayların büyük bir çoğunluğunu bulmak mümkün. Özellikle pandemi, dünyada siyasi çatışmalar ve deprem korkusuyla birlikte sığınaklara olan ilgi de arttı. Ülkemizde de sığınak yaptırma talebinde bulunanların oranı pandemi sonrası dört katına çıktı. Sığınakların büyüklükleri 10 metrekare ile 800 metrekare arasında değişiyor. En küçük sığınağın fiyatı 45 bin dolar. Kısa süreli korunmaya ihtiyaç duyanlar ise panik odalarına yöneliyor. Panik odalarının fiyatları da 10 bin dolardan başlıyor.
Evlerine sığınak yaptıranlar arasında iş insanları, politikacılar, avukatlar, futbolcular, sanatçılar var. Temel ihtiyaçların yanı sıra lüks ihtiyaçları da karşılayacak sığınaklar inşa edilmeye başlandı. Aylarca hatta yıllarca sığınakta kalabileceğini düşünen zenginler, sığınaklarına eğlence sistemleri hatta havuz konulmasını talep ediyor. Yurt dışında 8.35 milyon dolara inşa edilen ve 50 kişinin kalabileceği bir sığınakta oyun odaları, fitness bölümü, sauna, bovling köşesi ve havuz bulunuyor. Ülkemizde de lüks sığınaklar inşa ediliyor. İçlerinde oyun odası, playstation bölümü olanlar var.
DRONE UÇURMAK İSTEYEN OLDU
Uzmanlık alanı yaşam koruma sistemleri olan Metek'in genel müdürü Atakan Ahıskalıoğlu, panik odaları ve sığınaklarla ilgili sorularımızı yanıtladı. Metek, şu sıralar Ziraat Bankası için deprem koruma kabinleri inşa ediyor.
- Sığınakla panik odası arasındaki fark nedir?
- Panik odası yer üstü yapısıdır. Kurşun geçirmez olabilir. Enerji ihtiyacı ve kalma süresi daha azdır. Panik odasında dışarıdan yardım gelene kadar yani ortalama 96 saate kadar kalabilirsiniz. Hırsızlık, silahlı saldırı tehlikesinden insanları korur. Sığınak söz konusu olunca aylardan, yıllardan bahsedebiliriz. Sığınakların radyasyon, kimyasal ve biyolojik saldırılara karşı koruması daha yüksektir.
- Sığınaklara, panik odalarına kimler ilgi gösteriyor?
- Belli bir gelir seviyesinin üstündeki insanlar artık hem mallarını hem canlarını koruma amaçlı önlem almak istiyorlar. Bu kararı verdikten sonra da bizi buluyorlar.
- Hiç panik odası yaptınız mı?
- Yaptık. Bir avukata ait müstakil eve yaptık örneğin. Yaklaşık 6 metrekarelik, kurşun geçirmez, gizli geçidi olan. Çalışma odasındaki kütüphaneden direkt geçilebilen... Kendisinin bir silah koleksiyonu vardı. Bir kısmını oraya taşıdı.
- Sığınaklar daha çok nereye yapılıyor?
- İşimizde gizlilik çok önemli. Sığınak yaptıranlar bunun bilinmesini istemiyor. Zaten gizlilik sözleşmesi yapıyoruz. Köy evi ya da bağ evi gibi bir yerde, müstakil evinin bahçesinde sığınağın konulacağı yerde kazısını hazırlıyor, biz de akşam saatlerinde, konu komşu görmeyecek şekilde sığınağı yerleştiriyoruz. Üç-dört katlı aile apartmanlarının bahçesine yaptığımız da oldu. Daha büyükçe bir sığınaktı. Bodrum kata da yaptık. Üzerine villa inşa edildi sonra. Bir tane de ormanlık alana koyduk. Müşterimiz kendi arazisi olduğunu söyledi.
- Sığınaklar standart mı?
- Hayır, standardımız yok. 17-18 tane modelimiz var. Onlar da insanlara fikir versin diye. Biz kişiye özel sığınak tasarlıyoruz. Sığınak fabrikada tamamlanıyor. Büyüklüğüne göre bir ila üç gün içinde monte ediliyor.
- Sığınaklar bakım istiyor mu?
- Bizim tarafımızdan bir bakıma gerek olmuyor. İhtiyaç olursa elbette ilgileniyoruz. Sahiplerine de yılda iki kez sığınağın üzerini açıp havalandırmasını çalıştırmalarını öneriyoruz.
- Sığınaklarda en fazla ne kadar süre kalınabiliyor?
- 48 ayı geçmiyor. Zaten bu sürenin üzerinde sığınakta kalınıp çıkıldığında kişinin ruh hali de iyi durumda olmuyor. Tasarımda da bu bizim için kriter. 48 aylık olanlar için eğlence sistemleri gerekebiliyor.
- Eğlence sistemleri dediniz... İçinde lüks sayılabilecek detaylar olan sığınak yaptınız mı?
- Yaptık. Bir tanesinin spor salonu vardı. Büyük ekranların olduğu, sinema salonu gibi bir bölüm de yaptık. Bir müşterimiz akustik köşe istedi. Müzisyen değildi ama sanırım hobi olarak ilgileniyordu. Çocuklar için oyun köşeleri yaptık. Playstation bölümü talep eden oldu. Bir müşterimiz de dışarıyı kontrol etmek için drone kullanabilmek istedi. Havuz da yapılabiliyor ama biz henüz yapmadık. Sığınakta topraksız tarım da yapabilirsiniz. Domates, salatalık yetiştirebilirsiniz.
- Sığınakta ne olmaz?
- Sığınakta her şey olur. Bir evde bulabileceğiniz her şey yer altında da kurulabilir. İsviçre ve Finlandiya'da tüm nüfusu barındıracak sığınaklar mevcut. 5 bin-10 bin kişilik... Devasa filtre sistemlerine sahipler. İçinde yüzme havuzları, kafeler var.
- Sığınak yaptıranlar arasında ünlü isimler var mı?
- Var. Aralarında futbolcular, iş insanları, politikacılar, sanatçılar bulunuyor...
- Pandemide sığınak talebi arttı mı?
- Evet, arttı. 2019'un son çeyreği ile 2020'nin son altı ayını kıyasladığınızda talepler dört katına çıktı. İnsanlar böyle risklerin olabileceğinin farkına vardı. Sınır bölgelerinden de talep çok.
YANGINA KARŞI KABİN
Metek, yangına karşı da bir proje hazırladı. Emeklilerin yaptırdığı yüksek katlı bir konut için. Daireleri kurayla dağıtıyorlar ama hiç kimse yüksek katları istemiyor. Neden? Yangın korkusundan... "Yaşlıyız, inemeyiz" diyorlar. Metek'ten bir çözüm önerisi istiyorlar. Onlar da bir yangın kabini tasarlıyor. Kurtarma planı çerçevesinde insanların dört saat kalabilecekleri. Sıcaklığı içeri geçirmeyen, karbondioksiti seyrelten özel perdeler, oksijen tüpleri ve panik butonu içeren bir kabin...