İstanbul’un orta yerinde, Üsküdar’daki Vaniköy Parkı’nda üç aydır bir leylek ikamet ediyor. İnsanlarla arası iyi, hatta kendini sevdiriyor. Parktaki balıkçılar adını Osman koymuşlar...
Yabani hayatın en özel hayvanlarından leylek... Zarif görünüşü, incecik bacakları, uzun gagası, anlamlı bakışlarıyla öyle belgeseller dışında çok görebileceğimiz türden bir canlı değil... Ama gelin görün ki İstanbul'un orta yerinde, Üsküdar, Vaniköy Parkı'nı üç aydır mesken tutan Osman Leylek, semt sakinlerine bir ilki yaşatıyor. Göç zamanı yolu buralara düşmüş ve bir daha bu parktan uzaklaşmamış. Parktaki balıkçılar adını Osman koymuşlar. Yemeği parkta bol miktarda bulunan balıkçıların tuttuğu balıklar. Suyu da parkın güvenlik görevlisinden. Osman leylekle selfie çektiren çektirene... Parkın yıldızı. Kendini sadece çocuklara sevdiriyor. Yanlış duymadınız parktaki çocuklar kedi sever gibi seviyor Osman'ın tüylerini. Gıkı çıkmıyor onun da. Halinden hayli memnun... Tabiat dengesine isyanı var sanki Osman'ın... İnsanların arasında yaşamayı tercih etmiş türdeşleri yerine.
BELLİ Kİ SEVDİ BURAYI
Parkın güvenlik sorumlusu Alparslan Türmen "Dördüncü ayına girdi bu parkta Osman" diyor ve ekliyor: "Göç zamanı geldi ve buraya yerleşti. Bir daha gitmedi. Sağ olsunlar buranın balıkçıları da sahip çıktılar ona. Hepsi ne tuttuysa onunla paylaşıyor. Balık veriyorlar. Zaten Osman sahil boyunca bütün balıkçı kovalarını yokluyor. İzne gerek yok... Osman balık bulursa dalıyor kovaya, rızıksız kalmıyor burada. Biz de suyunu koyduk hemen şuracığa. Geçenlerde leyleklerin göçü vardı. Malum sonbahar... Osman'a gösterdik. O yöne doğru kovaladık belki oraya doğru uçar, göçe katılır, buralardan gider diye. Gitmedi... Belli ki sevdi burayı." Balıkçı Ayhan İyidoğan ise "O bizim uğurumuz" diyor. İyidoğan'a göre Osman parka yerleştiğinden beri balık daha çok vurur olmuş oltalarına: "Osman buraya geldiğinden beri balıkta bereket var. Biz balıklarımız onunla paylaştıkça işimiz açıldı. Daha çok balık tutar olduk. Osman'ın buraya yerleştiği kulaktan kulağa yayıldı. Onu görmeye başka semtten gelenler var. Buraya sık gelenler zaten ona alıştılar. Kedi, köpek gibi buranın hayvanlarından biri oldu. Bu arada kediyle, köpekle de iyi anlaşıyor... Aralarında hiçbir sorun yok." Şimdi park ahalisi kış geldiğinde Osman'a ne olacak diye düşünüyor. Belki bir hayvanat bahçesine gönderilir, belki başka bir şey... Ama onlar Osman'a, Osman onlara iyece alışmış görünüyor. Keşke dili olsa demeyeceğiz elbet bir dili var, keşke aynı dilden konuşsak da kendisi anlatsa bize, nerelerden geldiğini, neler yaşadığını, neden buralarda kalmaya karar verdiğini? Bizimkisi de hayal işte...