Sonbahardan beri bir Metaverse çılgınlığıdır gidiyor. İnsanlık için yepyeni bir evren vadiyle ortaya çıkan, her kafadan bir sesin çıktığı ama tam olarak ne olduğu anlaşılamayan, anlayanların da anlatmakta zorlandığı bir dünyanın adı Metaverse. İnsanlar, kurumlar, siyasi partiler, bankalar, şirketler sanki büyük bir fırsat kaçıyormuş refleksiyle burada yer almanın derdine düşmüş durumda. Kimi burada evleniyor, kimi partiler düzenliyor, kimi tatil yapıyor, kimi de toplantı... Ama
Türkiye'de Metaverse meselesi bir arazi satın alma olayına dönüşmüş durumda. Metaverse evreninde satılan arazilerin yüzde 95'ini Türklerin satın aldığı konuşuluyor.
Alışverişlerin kripto parayla yapıldığı bu dünyada insanlar hangi kurallar ve ilkeler sistemi içerisinde yer alacak, bu alışverişler neye göre yapılacak, yaşanacak anlaşmazlıklar hangi hukuki kurallarla çözülecek? Metaverse evreni tam olarak anlaşılmadığı için bu gibi soruların cevaplarını da anlamak zor. Öte yandan sanki burada sınırsız bir özgürlük alanı varmış gibi, bu evrenindeki her türlü eylemden sorumlu olmayacakmışız gibi bir hava da estiriliyor.
Geçen günlerde Metaverse evrenindeki yaşanan bir taciz şikayeti akıllara burada suç işlenince ne olacak sorusunu gündeme getirdi. Biz de el artırdık ve Metaverse evreninde hukuk nasıl işleyecek diye derin bir konunun kapısını araladık. Bilişim hukuku üzerine çalışan Avukat Murat Keçeciler "Metaverse ile ilgili insanların zihninde bir kavram kargaşası var. İnsanlar Metaverse dünyasını sanal bir dünya olarak görüyor ve burada avatarı üzerinden yapacağı her türlü eylemin sınırsız olduğunu düşünüyor. Bu yanlış bir düşünce. Siz avatarınız üzerinden orada yaptığınız her türlü fiil ve eylemlerinizden sorumlusunuz. Eğer bu eylemler fiziki dünyamızda suç teşkil ediyorsa, suç işlemiş olarak kabul edilirsiniz" diyerek suç işleme durumundaki genel yaklaşımı anlatıyor. Bunu da bir örnekle açıklıyor: "Sosyal medyanın ilk yıllarında insanlar birisine hakaret edince bunun mesuliyetini almayacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı, bu suç olarak görüldü. İçtihatlar oluştu. Ve artık insanlar sosyal medya üzerinden birine hakaret edince suç işlemiş kabul ediliyor. Bu genel prensip Metaverse için de geçerli."
Lakin Keçeciler Metaverse'ün, hukuk alanında yeni oluşumlara açık bir alan olduğunu da söylüyor. "Yasa koyucular, yeni düzenlemeler yapacaktır. Mahkemeler yeni içtihatlar geliştirecektir. Bilişim hukukunun bir alt dalı olarak Metaverse, hukukçuların da gündemine girecektir" diyor.
SİZİ DİNLEYECEK KİMSE YOK
Yani Metaverse dünyası bize dayatıldığı gibi isteyenin istediği gibi davrandığı bir evren olmayacak. Ama iş burada bitmiyor. Çünkü Metaverse denilen evren, yoğun bir şekilde büyük arazi satışlarının olduğu bir dünya. Ki bu arazi alma meselesi Türkiye'de popüler olmuş durumda. SABAH gazetesi teknoloji editörü Timur Sırt "Metaverse'ü bu kadar konuşmamızın sebebi, kavramın popüler olmasıyla ve insanların 'Bu dünya bize bir fırsat sunuyor acaba ben bir şey kaçırıyor muyum' refleksiyle meseleye yaklaşılması. Sanki kolay para kazanmanın, bir fırsat yakalamanın yolu olarak görülüyor. Ülkemizde kolay para kazanmanın en popüler yolu bir arazi kapatmadan geçiyor. Bunun için Metaverse deyince ülkemizde hemen bir arazi kapatma refleksiyle meseleye yaklaşılıyor" diyerek bu arazi kapatma psikolojimizi tane tane anlatıyor.
Peki bu arazi satışlarında yaşanacak bir anlaşmazlık karşısında ne olacak? Timur Sırt "Metaverse'te bir anlaşmazlık yaşarsanız, karşınızda sizi dinleyecek ne bir kimse ne de bir kurum var. Sahipsiz kalacaksınız" diyor.
Metaverse evreninde dünya haritasını modelleyip parsel parsel satan 20'den fazla şirket var. İsteyen, bu şirketlerin oluşturduğu evrende istediği yeri satın alabiliyor. Mesela bir Fenerbahçe taraftarı gidip Trabzonspor'un stadının yerini aldı. Üzerine FB bayrağı dikti. Bu tür vakalar karşısında neler olacak? Avukat Murat Keçeciler "Bu aslında şu demek x şirketinin dünya modellemesinde bir FB taraftarı Trabzonspor'un stadını satın almış demek. Bu taraftarların anlam dünyasında bir şey ifade eder. Ama fiziki dünyada o stat Trabzonspor'a ait. Bu gerçeklik değişmez. Ama mesela bir mabet, inanç merkezinin lokasyonunu satın alıp üzerine uygunsuz bir şey koyarsanız, günün sonunda fiziki dünyada sizin yasalarınıza göre bu durum suç teşkil ediyorsa cezalandırılırsınız. Ben bu eylemi sanal dünyada yaptım diyemezsiniz" diyor.
Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan da "Metaverse evreninde Türkiye Cumhuriyeti'nin haritasını modelleyip satıyorlar. Bunu yapamazsın, yasal olarak bu suç. İkincisi mesela biri gitti benim gerçek hayatta tapulu olan evimin yerini Metaverse evreninde satın aldı. Ben uluslararası hukuka göre bunu geri alabilirim. Çünkü orası bana ait, elimde tapusu var. Gerçek hayatta bana tescillenmiş" diyerek Metaverse evreninde alınan arazilerin, günün sonunda fiziki dünyadaki gerçek sahiplerine dönebileceği uyarısında bulunuyor.
Avukat Murat Keçeciler de "Metaverse'te satın alınan araziler taşınmaz varlıklar değil. Dijital varlıklar bunlar. Orada bir araziye, konuma, lokasyona sahip olmanız demek fiziki dünyadaki bir araziye sahip olmanız anlamına gelmiyor. Fiziki dünyada bir arazinin değerini belirleyen pek çok faktör var. Metaverse evreninde bu arazilerin nasıl değerleneceği ise belirsiz" diyor.
Öte yandan Said Ercan daha tehlikeli bir durumdan haberdar ediyor bizi: "Şimdi Metaverse evreninde bir şirketin modellediği dünyadan bir yer satın aldınız. Bir zaman sonra bu şirket birden ortadan kayboldu. Sizin muhatabınız kim olacak? Öylece sahipsiz kalacaksın. Yaptığınız yatırım boşa gidecek. Dolayısıyla inanılmaz bir kavram kargaşası ve kafa karışıklığı var. Bunun için herkesin çok dikkatli olması gerekiyor."

KERVAN YOLDA DÜZÜLECEK
Dünyada da Metaverse çok tartışılıyor. Metaverse'ün dünyayı değiştereceğini söyleyen de var, şişirilmiş bir balon olduğunu söyleyen de. Fakat işin uzmanları temkinli. Timur Sırt "Pandemi döneminde insanlar teknolojinin imkanlarından biraz da mecburiyetten çok fazla yararlandılar. Teknolojinin hayatı nasıl kolaylaştırdığını gördüler. Bu durum insanlara bir özgüven getirdi. Bu özgüvenle yeni olan her şeyi çok da sorgulamadan sahiplenme durumu var. Metaverse şimdilik bize verilerden kurulmuş bir evren hayali sunuyor. Henüz orada bir hayat başlamış değil. Her şey en ilkel haliyle. Doğal olarak orada bir hayat olmadığı için henüz kuralları da oluşmadı. Ki bu kurallar da hayatın başlamasıyla koyulacak. Ama kim koyacak, nasıl koyulacak orası da belli değil. Amiyane tabirle söylersek, kervan yolda düzülecek" diyor.
Said Ercan ise "Metaverse dünyası daha yolun başında. Şöyle düşünmek gerekiyor. Hatırlayın 10-15 yıl önce birçok sosyal ağ vardı. Bunlardan bazıları popüler oldu. İnsanlar da popüler olanları kullanmaya başladı, diğerleri yok oldu gitti. Metaverse'te de bir sürü şirketin oluşturduğu evren var. Onlar mesela Türkiye'nin navigasyon haritasından modelleme yapıp bu modellemelerden yer satıyor. Hangi şirketin oluşturduğu evren popüler olacak, belli değil. Bunu zaman gösterecek. Ama elimizde korkutucu bir istatistik var. Metaverse aleminde satılan arazilerin yüzde 95'ini Türkler satın almış. Metaverse dünyasında arazi satın almak, gerçek hayattaki gibi bir arazi satın almak gibi değil. Sizin aldığınız arazinin bulunduğu evren popüler olmazsa ne olacak, batacaksınız. Bu tam anlaşılamadı maalesef"diyor.
DEVLETLER KARAR VERECEK
Said Ercan, her teknolojik gelişmenin hayatımıza yeni kurallar getirdiğini söylese de günün sonunda insanlığın sosyal medya deneyiminden öğrendiği bir süreç olduğunu söylüyor: "Devletler, sosyal medya şirketlerine ülkerinde temsilcilikler açmasını istedi. Çünkü muhatap aradılar. Egemenlikleri altındaki insanlarının haklarını korumalarının yolu bu. Onun için ilerleyen zamanda aynı şeyi Metaverse şirketlerine de diyecekler. Dolayısıyla Metaverse evreninde şirketler ve devletler arasında yapılacak anlaşmayla buranın kuralları konulacak. Yani insanlığın fiziki dünyada oluşturduğu hukuk düzeni Metaverse evrenine sirayet edecektir."