İlk olarak benim en çok ilgimi çeken kısmıyla başlayayım. O gerçek bir moda ikonu. Kate Moss'un da aralarında bulunduğu birçok stil ikonuna ilham olmuş bir kadın. A kesim etekleri, babetleri, fularları, fedora şapkaları, dar pantolonları, fırfırlı bluzları, deri takımları, diz üstü çizmeleri, dev gözlükleri, erkeksi takım elbiseleri, bu takımları tamamlamak için kullandığı kıravatları ile o, 60'lı yıllardan bugünün modasını etkilemeyi başarmış bir isim. 91 yıllık hayatı Fransa'nın başkenti Paris'te başladı. Gözlerini kendisinin de popüler olmasında çok rol oynadığı Saint Tropez'de yumdu. Dördüncü eşi iş insanı ve yapımcı Bernard d'Ormale yine 2025 yılında hayata gözlerini yumdu.

OĞLU MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇTI
Hayvan hakları konusunda çok tutkulu bir isimdi. Ama tüm bunların yanı sıra karşıtlıklar insanı olmayı da başarmıştı. Aşırı sağa yatkınlığı, ırkçı ve homofobik demeçleri nedeniyle sayısız kez para cezasına çarptırılmıştı. Gerçi hayvanseverlik konusunda da aşırıya yakın bir tavrı vardı. Oğlu yerine 'küçük bir köpek' doğurmayı tercih edeceğini söylemesinin ardından oğlu manevi tazminat davası açmıştı. Kariyerinin en parlak döneminde bikiniyi, kadın cinselliğini ve Fransız sinemasını uluslararası alana taşıyan bir ikon olan Brigitte Bardot gerçekten de insanı şaşırtan tezatlarla çevrelenmiş, tartışmalar yaratan ama yine de bir ikon olarak hafızalara kazınmış bir isimdi. O kadar fazla zıt öğeyi kendi bünyesinde birleştirmişti ki ülkede yas ilan edilip edilmemesi gerektiğine bile karar vermekte zorlanıldı. Sonuç olarak herkesin, hepimizin hafızalarına yerleştiği de bir gerçek.

BALE DERSLERİ ALDI
Brigitte Anne-Marie Bardot 28 Eylül 1934'te Paris'te doğdu. Şehrin en lüks semtindeki yedi yatak odalı lüks bir apartman dairesinde büyüdüler. Babası mühendis ve birçok fabrikanın sahibiydi. Annesi de bir sigorta şirketinin veliahtıydı. Bunun yanı sıra ailesi muhafazakar bir aileydi. Oturması, giyimi, konuşma stili, yedikleri, arkadaşlıkları, eğitimi her şeyi kontrol altında tutulan biriydi kısaca.

Evde cezalar sertti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman birlikleri Paris'i işgal ederken, Bardot zamanının çoğunu evde plaklarla dans ederek geçirdi. Annesi yedi yaşından itibaren onu bale derslerine yazdırdı. Paris Konservatuarı'ndaki öğretmeni onu olağanüstü bir öğrenci olarak tanımladı ve ödüller kazandı. Sahne sanatları konusunda çok yetenekliydi. Ancak bu muhafazakar ailenin kızının hayatı henüz 16 yaşında Elle dergisinin kapağında poz vermesiyle değişti. Henüz 16 yaşındayken kendini Paris'in en ünlü kapak kızı olarak buldu.

AŞIRI SAĞA GİTTİKÇE YAKINLAŞTI
Milyoner bir Alman playboyla yaptığı üçüncü evliliğini bir dizi sevgili takip etti. Yaklaşık 50 filmden sonra, 1973 yılında hayatını hayvanların refahına adamak için sinemaya veda ettiğini açıkladı. "Güzelliğimi ve gençliğimi erkeklere verdim. Bilgeliğimi ve tecrübemi hayvanlara vereceğim" diyerek kariyerini sonlandırdığını açıkladı. 1992 yılından 2025 yılına kadar da aşırı sağa olan yatkınlığıyla bilinen d'Ormale ile olan evliliği sürdü. Hayat ne değişik, tepkiyle karşıladığı ve uzaklaşmak için her yolu denediği ailesinin bir kopyası olarak hayatı sonlandı.

ÜNLÜ YÖNETMENLE EVLENDİ
Bardot için hayatı dergiyi gördükten sonra film yönetmeni Marc Allegret'in dikkatini çekmesiyle diğişti. Allegret asistanı Roger Vadim'e Bardot'yu bulması için talimat verdi. Bu görev ikisi arasında başlayacak büyük aşkın da başlangıcı oldu. Kendisinden altı yaş büyük olan Vadim onu önce koruması altına aldı sonra da nişanlısı oldu.
İlişkileri zamanla derinleşti. Ailesinin rızası yoktu.
Ancak kızlarının bu tutkulu sevgisine daha fazla tepki veremediler. Bardot kendisini öldürmekle tehdit edince aile iki gencin evliliğine rıza gösterdi.
Bardot 18 yaşında yeni yeni yıldızı parlayan genç yönetmen Vadim ile evlendi. Vadim, Bardot'yu bir yıldız haline getirmeye başladı. Eşinin filmlerde rol bulmasına yardım etti.

Sonuç olarak yönetmen Vadim'in ilk filmi Ve Tanrı Kadını Yarattı Brigitte Bardot'nun da şöhretler dünyasına adım atmasını sağladı. Filmin ardından Bardot rol arkadaşı Jean-Louis Trintignant ile kaçtı.
Ve Vadim'den boşandı.
Bardot 1959 yılında ikinci evliliğini Babette Goes To War filminde birlikte rol aldığı aktör Jacques Charrier ile evlendi. Çiftin Nicolas adında bir oğulları oldu. Ancak Bardot hamilelik kısmını benimseyemedi.
Anne ve ebeveyinleriyle de sorunlu bir ilişkisi olan Bardot çocuğunu düşürmek bile istedi. Sonuç olarak eşinden boşandı ve boşanmanın ardından oğlu Nicolas annesini on yıllar boyunca görmedi.
Bardot'nun "küçük bir köpek" doğurmayı tercih edeceğini söylediği bir otobiyografi yayımlaması üzerine Bardot'ya manevi tazminat davası açtı.