Sonda söyleyeceğimizi baştan ilan edelim: 11 yıldır şampiyonluğa hasret kalan Fenerbahçe'de takımı, Türk futbolunun fırtınalı ortamında yarışta tutan ve geliştiren teknik direktör Domenico Tedesco'ya hak ettiği değer verilmiyor! Sarı-lacivertli takımın, 2025- 2026 sezonuna Jose Mourinho ile başlaması birçok kişiyi tatmin etmemişti. Special One'ın ilk sezonki oyunu kendisinden beklenenden çok uzaktı. Tribünlere oynamayı seven eski başkan Ali Koç'un üslubunu benimseyip sürekli saha dışı etkenleri konuşmayı tercih etmesi, mücadeleci bir takım oluşturamaması sonunu getirdi. Kulüp çevrelerinden bir takım yapılar, belli yerli isimleri gündeme taşımaya çalışsa da Ali Koç kendinden beklenmeyen bir olgunlukta bir isimle anlaştı: Domenico Tedesco, 39 yaşında, İtalyan asıllı bir Alman... İki yıllık imzasının ardından, "Zamana ihtiyacımız yok! Hücum futbolu oynamamız gerekiyor" dedi. Halefi Jose'den beklenen ama karşılanmayan bir arzuydu bu. Çünkü Kadıköy tribünleri, 1-0'lık galibiyetlerin değil beraberlik bile olsa çılgınca mücadele verilen maçları özlemişti. Aslında Tedesco, Mourinho'ya bir yönüyle çok benziyordu. Saha dışında kendini yetiştirerek bu mesleğe girişmişti.

Endüstri mühendisliği okumuş, enerji sektöründe çalışmış, kariyerinin bir noktasında konfor alanını terk edip futbolun çalkantılı dünyasına adım atmıştı. Fenerbahçe'ye gelişi de, spekülasyonlarla karşılandı: "Türkiye'yi tanımıyor... Derbi baskısını kaldıramaz... Mourinho'nun yerini dolduramaz" gibi ezber eleştiriler aldı yürüdü. Ne yapmıştı ki? Bundesliga ekibi Schalke'yi çalıştırdı iki yıl! 2017-2018 sezonu ikinci oldu, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıktı takımıyla... Spartak Moskova'da çalıştı 2019-2021 arası, Rusya Ligi'nde ikinci oldu, Avrupa'da boy gösterdi. Beğenmediniz mi? Yine Bundesliga'ya döndü, 2021- 2022'de RB Leipzig'e tarihinde ilk kupasını (Almanya Kupası) kazandırdı. Fenerbahçe'ye gelişi sonrası kritik galibiyetlerle, sadece puan tablosunu değil, yönetim içindeki dengeleri de etkiledi. Kazanarak koltuğunu sağlamlaştırdı. Fenerbahçe'nin yarıştan kopmamasını sağlayan temel faktör, bu istikrardı.

OTORİTER AMA MESAFELİ DEĞİL
Tedesco'nun en dikkat çekici yönlerinden biri, futbolcularla kurduğu ilişkiydi. Bir röportajında, "İtalyan duygusallığı ve Alman disiplini arasında büyüdüm" derken yaşadığı kimlik çatışmasının kariyerine olumlu yansımasını anlatıyordu. Otoriter ama mesafeli değil; disiplinli ama iletişime açık bir profil çizdi. Oyuncular için de, 'yıldız bir teknik adam'dan sonra yeni bir dönem başladı. Türkiye'de birçok teknik direktör hakemlerle ilgili konuşmayı bir strateji olarak kullanırken, Tedesco bu alana mesafeli kaldı. Hakem hatalarını tamamen görmezden gelmedi ama gündeminin merkezine de koymadı. Onun odağı rakipten çok kendi takımıydı. Galatasaray'dan çok Fenerbahçe ile ilgilendi. Bu tavır, Türk futbol ikliminde alışılmadık ama dikkat çekici bir duruştu.

ÇATIŞMA ÜSLUBUNU TERCİH ETMİYOR
Tedesco'nun F.Bahçe'si derbilerde mutlak bir üstünlük kuramadı. Kazandığı maçlar kadar zorlandığı anlar da oldu. Bu durum, onun teknik kapasitesinden çok kadro gerçekliğiyle ilgili. Özellikle savunma-hücum geçişlerindeki sorunlar, Tedesco'nun sistemini sınırladı. Peki Tedesco mu yetersizdi, yoksa Ali Koç'un kurduğu, Jose'nin şekillendirdiği kadro mu F.Bahçe seviyesinde değildi? Başkanlık tarzını çatışma üzerine kuran Ali Koç'a kongre, saha sonuçları sonrası yol verdi. Göreve gelen yeni başkan Sadettin Saran kısa bir kararsızlıktan sonra takımı dinleyip "Tedesco ile yola devam" dedi. Bu durum, Fenerbahçe'de uzun zamandır görülmeyen bir istikrar ihtimalini doğurdu. Sezon başında birçok futbol yorumcusu Galatasaray'ı şampiyon ilan etmişti. Fenerbahçe'nin ise yarıştan erken kopacağı iddia ediliyordu. Tedesco'nun en büyük başarısı, belki de kupalardan önce Fenerbahçe'yi yarışta tutmak oldu. Bu da yetmez gibi 2026'ya da kupayla 'merhaba' dedi. Hem de ezeli rakibi Galatasaray'ı mağlup edip Süper Kupa'yı müzesine götürerek yaşadı. Bu başarı 21 Eylül'de başkanlığa seçilen başkan Sadettin Saran'ın da futbolda ilk kupası oldu. Bugün Fenerbahçe hâlâ şampiyonluk iddiası taşıyor, lider Galatasaray'ın ensesinde soğuk nefesini hissettiriyorsa, bu sadece kadronun değil, Tedesco'nun cool duruşu, kurduğu düzenin sonucudur